- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Dilimizi tutamıyoruz!

Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar
Dil bir milleti bir arada tutan en önemli unsurlardan biridir. Dilin gelişmesi o toplumun insanlığa yeni teknolojiler sunmasıyla ilintilidir. Teknolojik gelişimi başka milletler sağlıyor ve icat ettiklerine doğal olarak kendi dilinde isimler veriyorsa önünüzde iki seçenek vardır; ya onların verdiği ismi benimsersin (ki genelde böyle oluyor) ya da kendi dilinde isim verirsin. (İkinci seçenek toplum tarafından çok da kabul görmüyor).
Bir millet bir icat yapmış ve örneğin adına “televizyon” demişse hemen hemen tüm dünya o icadı o isimle kabul ediyor ve kullanıyor.
Bu Türkçe’nin yetersiz olduğu anlamına gelmiyor. İcadı sen yapamazsan ismi de sen veremezsin. Toplumun gelişmişlik düzeyiyle ilgili bir durumdur.
Nadiren tam tersi durumlar da söz konusu. Örneğin bilişim sektöründe belki yerlerde sürünüyoruz ama Türkçe isimler bu konuda toplumda kabul görmüş durumda; bilgisayar, veritabanı, bellek, yazıcı vb gibi...
“Türkçe ile felsefe yapılmaz” sözü “Türkçe ile icat yapılmaz” ile aynı anlayış...
Filozofunuz olmazsa felsefe yapamazsınız, bilim adamınız olmazsa da bilim ve teknoloji üretemezsiniz. Bunun dil ile tam bir ilişkisi yoktur. Bu tamamen felsefeye ve bilimsel gelişmeye bakış açınızla ilgilidir.
Türkçe’nin “aşağılanması” süreci Osmanlıca tartışmaları ile başladı. Harf Devrimi’ni eleştiriyorlar.
“Bir gece yattılar sabah kalktılar kimse okur yazar değil?”
Soruyorum;
Harf Devrimi’nin olduğu gece okur yazar oranımız kaçtı?
Sanki memleketin yüzde 100’ü okur yazardı da sabah kalkınca cahilleştiler! Harf Devrimi’nin amacı zaten milleti okur yazar yapmaktı. Harf Devrimi ile milletin dili değişmedi ki, sadece yönetici sınıfın dili halka yaklaştırıldı. Osmanlıca’yı Anadolu’da kim kullanıyordu. Saray ve çevresinin kullandığı bir dildi Osmanlıca...
Ama tabi ki Osmanlıca öğrenilmeli, öğretilmeli...
Osmanlı arşivleri ve benzeri bilimsel çalışmalar için mutlak zorunluluk. Ama popülist bir tavırla Osmanlıca’yı kutsayıp, Türkçe’yi küçümsemenin hiçbir faydası ve mantığı yoktur.
Türkçe önemli özellikleri olan bir dildir. Cümleler Batı dillerinin aksine sıralı kelimelerden oluşur ve her sesin karşılığı bir harftir. Yine Batı dillerinde olduğu gibi bir ses çıkarmak için 3-5 tane harfe ihtiyaç yoktur.
Türkçe’nin güzelliklerini dil bilimciler daha ayrıntılı anlatırlar.
Ama bizim halk olarak kendi dilimize sahip çıkmamız gerektiği günlerdeyiz.
Acı ama gerçek!
Sanki sömürge ülkesiyiz gibi kendi dilimize sahip çıkmak zorunda olduğumuz günler...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- FETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye karşı olmak yetmez28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:01
- At izi it izine karışmasın!25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Uğur Mumcu’dan korkan demokratlar!23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Yaverler cuntası!22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye işgal edilseydi21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye neden karşıyız?20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li üyelerin uyumu göz yaşartıyor!16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Suriye’de olup da bizde olmayan ne var?12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Demirspor’da yaprak kımıldamıyor09 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












