• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 27 °C
  • Ankara : 24 °C

Dilimizi tutamıyoruz!

27.12.2014 12:00
Dilimizi tutamıyoruz!
Doğan GÜLBASAR yazdı

 

Dil bir milleti bir arada tutan en önemli unsurlardan biridir. Dilin gelişmesi o toplumun insanlığa yeni teknolojiler sunmasıyla ilintilidir. Teknolojik gelişimi başka milletler sağlıyor ve icat ettiklerine doğal olarak kendi dilinde isimler veriyorsa önünüzde iki seçenek vardır; ya onların verdiği ismi benimsersin (ki genelde böyle oluyor) ya da kendi dilinde isim verirsin. (İkinci seçenek toplum tarafından çok da kabul görmüyor).

Bir millet bir icat yapmış ve örneğin adına “televizyon” demişse hemen hemen tüm dünya o icadı o isimle kabul ediyor ve kullanıyor.

Bu Türkçe’nin yetersiz olduğu anlamına gelmiyor. İcadı sen yapamazsan ismi de sen veremezsin. Toplumun gelişmişlik düzeyiyle ilgili bir durumdur.

Nadiren tam tersi durumlar da söz konusu. Örneğin bilişim sektöründe belki yerlerde sürünüyoruz ama Türkçe isimler bu konuda toplumda kabul görmüş durumda; bilgisayar, veritabanı, bellek, yazıcı vb gibi...

“Türkçe ile felsefe yapılmaz” sözü “Türkçe ile icat yapılmaz” ile aynı anlayış...

Filozofunuz olmazsa felsefe yapamazsınız, bilim adamınız olmazsa da bilim ve teknoloji üretemezsiniz. Bunun dil ile tam bir ilişkisi yoktur. Bu tamamen felsefeye ve bilimsel gelişmeye bakış açınızla ilgilidir.

Türkçe’nin “aşağılanması” süreci Osmanlıca tartışmaları ile başladı. Harf Devrimi’ni eleştiriyorlar.

“Bir gece yattılar sabah kalktılar kimse okur yazar değil?”

Soruyorum;

Harf Devrimi’nin olduğu gece okur yazar oranımız kaçtı?

Sanki memleketin yüzde 100’ü okur yazardı da sabah kalkınca cahilleştiler! Harf Devrimi’nin amacı zaten milleti okur yazar yapmaktı. Harf Devrimi ile milletin dili değişmedi ki, sadece yönetici sınıfın dili halka yaklaştırıldı. Osmanlıca’yı Anadolu’da kim kullanıyordu. Saray ve çevresinin kullandığı bir dildi Osmanlıca...

Ama tabi ki Osmanlıca öğrenilmeli, öğretilmeli...

Osmanlı arşivleri ve benzeri bilimsel çalışmalar için mutlak zorunluluk. Ama popülist bir tavırla Osmanlıca’yı kutsayıp, Türkçe’yi küçümsemenin hiçbir faydası ve mantığı yoktur.

Türkçe önemli özellikleri olan bir dildir. Cümleler Batı dillerinin aksine sıralı kelimelerden oluşur ve her sesin karşılığı bir harftir. Yine Batı dillerinde olduğu gibi bir ses çıkarmak için 3-5 tane harfe ihtiyaç yoktur.

Türkçe’nin güzelliklerini dil bilimciler daha ayrıntılı anlatırlar.

Ama bizim halk olarak kendi dilimize sahip çıkmamız gerektiği günlerdeyiz.

Acı ama gerçek!

Sanki sömürge ülkesiyiz gibi kendi dilimize sahip çıkmak zorunda olduğumuz günler...

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim