• BIST 77.779
  • Altın 128,105
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 25 °C

Divane ruhum

14.03.2016 08:59
Divane ruhum
Sedat Memili yazdı

Hayvan olmak bazen insandan daha değerli bir lütuftur…

Eğer ki reenkarnasyon ’un sırrı çözülmüş olsaydı ben herhalde bundan önceki yaşamımda bir “Leylek” veya “Somon Balığı” idim…

Daima hareket halinde olan, göç etmek için karşı konulmaz bir istekle dolu oluşumu başka izah edemiyorum.

Nazım Hikmet, cezaevindeki ruh haline neden olan koşulları şöyle tanımlamıştır;

“Belki bu hâlin

fizyolojik, psikolojik filân izahı vardır.

Belki de sebep buna

                     bana aylardır

                     kendi sesimden başka insan sesi duyurmayan

                                                                bu demirli pencere

                                                                     bu toprak testi

                                                                          bu dört duvardır...”

Nazım’ın çevresi fiziki olarak dört duvarla çevrilmişti.

Ama ruhu ve düşünceleri;

“Dörtnala gelip Uzak Asya'dan

Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan

                        bu memleket, bizim..” bizim diyecek kadar uzak ve bize yakın coğrafyalara davet ediyordu.

Bazen kendimi, dört duvar arasında hissediyorum. O an beynimdeki jandarmaya bir çatışmaya giriyorum.

Zihnimde, benim özgür dünyamı kısıtlayacak har türlü silahlı güce karşı koyuyorum…

Bana sürekli emir veren, yaşam koşulları, yaşlılık, geçen zaman, amaçlar ve umutlarla bir savaşa giriyorum.

İşte o zaman bütün gücümü memleketimi coğrafyasında gezinerek elde ediyorum.

Geride kalmış bir leylek ailesine el sakllıyorum, Fadıl yolunda…

Çiçekli Köyü girişinde göçerlerle ruhumu birleştiriyorum; ama nafile, onların yaşamı için bir şey yapamamanın çaresizliği içinde Tülü Köyü üzerinden kendimi Karayusuflu Köyü’nün huzur veren Seyhan Kıyılarına atıyorum…

Leylekler demiştim…

Leylekleri alabildiğine kıskanıyorum…

Hani insanlar hayvanlardan daha akıllı idi…

Ben bu güne kadar – kendim dahil – öyle bir insanla karşılaşmadım.

Hayatını, bir otomobil için feda eden bir kaplumbağa görmedim;

Üç kuruş alacağı için hem kendi hem de borçlunun şeref ve haysiyetini ayaklar altına alan bir kurt da tanımadım.

Eşini, öldüren bir it, çocuklarını terk eden bir zebra görmedim.

Hiçbir hayvan “Banka” kurup, katakulli yaparak hemcinslerini dolandırmamıştır.

Eğer bunlar akıllılık ise, “yaşasın delilik…”

Elbette bana bunları yazdıran da akıldır; iyilik yapan, düşmüşe yardım eden, adaleti sağlayan erdem, hakkı gözeten yönetim anlayışı da aklın eseridir.

O zaman benim “divane ruhum” şöyle diyebilir;

İnsan akıllı hayvandır ama bir koşulla…

Aklını insanlık için kullanan, insanlığın yaşamını kolaylaştırmak için kullananlar hayvanlardan ayrılır…

Gerisi,

Tabi ki anlayana sivrisinek…

Benim gezgin ruhum bu yazıyı yazdığında Anıt Kabir civarında dolanıyordu… 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim