- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Diyanet Daha Özenli Olmalıdır!

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar
İki günden beri bütün kitle iletişim araçlarında Diyanet’in Fetvası dolaşıyor. Hem de çarpıtılmış ve ters yüz edilmiş olarak. Peki gerçek nedir?
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Din İşleri Yüksek Kurulu var. Bu kurul Osmanlı Devleti’ndeki “Fetvahâne”nin Cumhuriyet dönemindeki devamı gibi.
Dinle ilgili bir konuda bir kişi bilgi almak istediğinde “mes’ele”yi Diyanet İşleri’ne bildiriyor ve Diyanet adına söz konusu kurul bu “mes’ele” ile ilgili görüşünü yazıyor.
“Organ Bağışı” konusunda “organ bağışının İslâm Dinine uygun” olduğunu savunarak organ bağışını teşvik etmesi gibi son derece olumlu, yararlı, atılımcı fetvaları da oldu. 2 gün önceki gibi saçma sapan fetvaları da oldu. Konumuza dönecek olursak:
Kim olduğunu, hangi amaçla böyle bir fetvaya ihtiyaç duyduğunu bilemediğimiz bir kişi Diyanet’ten görüş (fetva) istiyor. Verilen cevap gerçekten anlamsız ayrıntılarla, saçmalıklarla dolu. Ne olduğu mechul bir takım fıkıh kitaplarından alınmış. Bu fıkıh kitaplarının çoğunun Arap kaynaklı olduğunu söylememize bile gerek yok. Din alimi sıfatıyla bu saçma soruya cevap veren kişi metnin içerisinde yazmış: " Hanefilere göre ise, babanın kızını şehvetle öpmesi, kızına şehvetle sarılması durumunda kızın annesi bu babaya haram olur”. “Haram olur” demiş ama bu kişi diğer mezheplerdeki saçma sapan görüşleri de yazmakla ahmaklık, lüzümsuzluk etmiş.
İşte bu görüş bildirimi kötü niyetlilerin eline geçince sanki Diyanet İşleri Başkanı fetva vermiş, sanki bu görüşü bizzat o bildirmiş gibi Başkan hedef tahtası haline getirildi. Hem de acımasızca çarpıtılarak.
09 Ocak 2016 Cumartesi günü Diyanet işleri Başkanlığı bir açıklama yaptı: “Bu şekilde bir fetva verilmemiştir”, diyerek olayın tamamını yalanladı. Başkanlığa göre böyle bir olay hiç olmamıştı.
Olay bir grubun “kumpas”ı mı; yoksa Diyanet İşleri, bir mensubunun hatasını örtmeye mi çalışıyor? Bunu önümüzdeki günlerde anlayacağız. Ancak olayın her iki şekli de üzücü. Diyanet İşleri bu türlü saçma sapan sorulara cevap vermek zorunda değildi. Diyanet işleri bu tür gereksiz ayrıntılarla meşgul edilmek ve yıpratılmak oyununa/ saçmalığına düşmemeliydi. Tabii ki olay baştan sona bir “kumpas” değilse.
XVII. Yüzyılda yaşanan “Kadızâdeliler-Sivasîler” çekişmesinin ülkeyi nasıl gereksiz yere gerdiği ve anlamsız tartışmalarla insanları meşgul ettiğini hepimiz biliyoruz[1]: “Hızır peygamber sağ mı, değil mi?”; “Firavun imanla öldü mü?”; “Yezid’e lanet edilip edilmemesi”; “Sigara ve kahvenin haram olup olmadığı” v.s., v.s.
Ülkede bu şekildeki gereksiz tartışmalardan reyting umanlar, “cübbeli”, “cübbesiz” bir takım kişileri ekranlarına çıkarmakta yarışabilirler. Bazılarına yüklü ödemelerde bulunabilirler. Ancak Diyanet İşleri siyasi ve ideolojik tartışmaların içine sürüklenmekten özenle kaçınmalıdır. Yeniden “Kadızadeliler” tartışmaları ile kayıp edilecek zamanımız yoktur.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da polisimiz, askerimiz, insanlarımız ölürken.
Suriye’de soydaşlarımız ve günahsız insanlar, masum çocuklar “varil bombaları” ile, Rus bombaları ile can verirken.
Başika’da Mehmetçiklerimiz her an saldırı tehlikesi altındayken, Diyanet’in bu türden saçmalıklara ayıracak vakti olmamalıdır.
78 milyon insanın din ve inançlarını daha bilinçli yaşayabilmeleri için kurulmuş olan resmi bir kurumun yalan ve çarpıtma haberlerle yıpratılmaya çalışılması da medeni bir topluma yakışan bir davranış değildir.
[1] İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c. III/1, 3. Bs., Ankara 1983, s. 357.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- 15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz Demokrasi Saldırısı19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Bir Demokrasi Şehidi: Cavit Bey04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Sosyal Cinnet: Ankara Üniversitesi’nde 4 eczacı öldürüldü27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Bir Anı: Tatar Dostlarımla Bir Cuma Namazı20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Gabriel Noradunkyan Efendi13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- IV. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu'nun Ardında07 Haziran 2016 Salı 06:00
- “Amid” Adı Üzerine31 Mayıs 2016 Salı 06:00
- Babasına İhanet Edenden Kime Ne Fayda Gelir23 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Bağdat’ta Bir Zorba: Bekir Subaşı16 Mayıs 2016 Pazartesi 08:54
- Bozok sempozyumu'nun ardından12 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












