Düşünceye değil madenlere önleyici tedbir

Cumhuriyet'in 91. yılını kutlarken, Karaman'dan gelen maden faciası haberi yüreklerimizi dağladı, acılarımızı perçinledi. Henüz Soma'yı unutamamışken, dersini alamışken bir maden faciası daha bizi tekrar akılcı ve sorgulayıcı düşünmeye itti.
Cumhuriyeti kutlarken aslında yönetim şeklinin toplumu nasıl etkilediğini de bir kez anlatıyordu bu facia bize. Çünkü biliyoruz ki, düşünce özgürlüğüne, aykırılıklara ve kendisi gibi düşünmeyenlere karşı alınan önleyici tedbirler; ocaklarda, madenlerde ve riskli tüm iş kollarında alınsa belki de bu acıları yaşamayacağız.
Ancak kaderci mantığın dayatıldığı, akılcı ve sorgulayıcı zekanın devre dışı bırakıldığı toplum modelini dayatan otorite hala maden facialarını “fıtrat”, “kader” ve bunun gibi inanç değerleriyle açıklamaya çalışıyor.
Polise önleyici tedbirler vererek vali yardımcılarının kararıyla muhalifleri ve gazetecileri sabaha karşı gözaltına aldırmayı akıl edebilenler, mesele sermayeye, rezidanslara ve emekçilerin yaşamlarını hiçe sayan koşullarla gerçekleşen sömürülere gelince kafasını “önleyici” çalıştırmıyor, çalıştıramıyor.
Cumhuriyeti tarif ederken önemli olanın kutlamak değil, felsefesini anlamak ve anlatmak olduğunu çokça kullanırız. Bazen sözde kalsa da, özde anlayanlar akıla, öğrenmeye, sorgulamaya ve dolayısıyla bilimsel gerçeklere ulaşarak ilerlemeye dayanan bie felsefesiolduğunu bilirler.
Akıl ve bilimden yoksun ve yoksul kalınca meseleler sadece inanç ve mukaddesat ile açıklanabiliyor. Ve inançlı toplum da kaderci yaklaşımı benimseyerek her türlü can kaybı ve faciada sorgulamaktan kaçınıyor.
Çok ciddi bir toplumsal gerçekten bahsediyoruz. Evet, hepimiz inançlı insanlarız. Ancak inancımız madenlerde kaybettiğimiz yaşamların gerekçelerini sorgulamamıza engel değil. Çünkü akıl ve bilim bunun için var. Doğa olayları karşısında inanca sarılmak bilimi inkar eden toplumların fıtratında var. Ancak alınmayan önlemler sonucu göz göre göre işçileri ölüme göndermek bilimin fıtratında yok.
Pekiyi şimdi sormak istiyorum? İş kazalarında kaybettiğimiz canları mı fıtrat olarak açıklayacağız yoksa maliyetler nedeniyle riskli iş kollarında çalışan işçileri yaşamsal tedbirler almayarak ölüme göndermeyi mi fıtrata koyacağız?
Bu yazıyı yazarken Karaman'da madende mahsur kalan işçilerden kötü haber gelmemişti. Umarız hepsi sağ salim kurtulur ve ailelerine, eşlerine, çocuklarına tekrar sarıldıklarını görürüz.
Ama artık yeter demeli. İş kazası sonucunda ihmallerle gelen ölümleri kutsallaştırarak toplumu kaderci mantığa mahkum etmek isteyenlere karşı, nasıl ki fikirlerimize, özgürlüklerimize tedbir almayı biliyorlarsa, akıl ve bilimin ışığında işçilerin çalışma koşullarını geliştirmeyi ve iş güvenlikleri konusunda tedbir almayı öğretmeliyiz.
Unutmayalım. İnanç bilimi ve akılcı düşünmeyi reddetmiyor. Sadece birileri ihmalleri sonucunda kaybettiğimiz canların gerekçelerini ve sorumlulularını tartışmamamız için akılcı ve sorgulayıcı yaklaşımımızın önüne inancımızı koymaya çalışıyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












