- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
(D)uyuyor muyuz?

A.Kadir TUNÇER / Yazar
Paylaşmak istediğim duygularımı yazının sonunda usulen söylemektense; daha içten bulduğum bir yöntemle, en başında ifade etmek istiyorum. Adana Medya’nın yazılı basın dünyasına olan pozitif katkısından dolayı emek verenleri içtenlikle tebrik ediyorum. Bundan sonraki çalışmaların hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan temenni ediyorum.
***
Sağın sol, solun sağ söylemler kullandığı, konjonktüre göre tavrın değişken şekillere bürünüverdiği bir zaman diliminde yaşıyoruz.
Kentimizde yaşamakta olduğumuz onca garabetler yetmiyormuş gibi, seçim atmosferinin muktezasından sayabileceğimiz bazen güldüren, ara sıra düşündüren, kimi zamanlar da tiksindiren manzaralar ile karşılaşıyoruz.
Özellikle seçim iklimine girdiğimiz bu günlerde ve ilerleyen zaman aralığında, son derece çelişki dolu, tavır, söylem ve eylemlerle karşı karşıya gelebiliriz.
Çelişkilerin her türlüsünü özümsemeyi marifet saymanın hafifliği, gelecek nesillerimiz açısından bizlere ve hatta onlara pahalıya mal olabilecek tehlikeli sonuçlar doğuracağının farkında olmama hali hepimizi fazlasıyla düşündürmelidir.
Genel olarak; umursuzluğun amansız girdabında boğuşmayı oldukça benimseyen, seçkin bir yaşam biçimi olarak bunu içine sindiren ve iliklerine kadar özümseyen bir toplum oluverdik!
Eleştirel mantık kullanmayı seven bireyler olarak eksik bıraktığımız en önemli unsurlar; “farkında olmak” ve “metodoloji” sorunlarımızdır!
Sorun saymakta ve kusur bulmakta üzerimize kimseyi kabul etmiyoruz. Ne hikmetse; herkes ama herkes haklı! Herkes de herkese göre haksız! Ya da taraflar arası tarafsız olmayı taraf saymayanların aslında taraf olduklarının farkında olmama halleri!
Üzerimize oynan oyunların değişkenlik hali; ne bu devrin ne de oynanan/oynatılan oyunun son perdesidir. Değişmeyen en önemli faktörler, senarist ve oyunculardır.
İçinde bulunduğumuz kesif iklimin bize düşen payına verebileceğimiz en net tanımlama; taşıdığımız inanç kimliğimiz açısından bizi kılcal damarlarımıza kadar ilgilendiren boyut olan, “imtihan gerçeği” dir!
Son nefesimize kadar sürecek olan bir realitemiz! Kabul etsek de etmesek de, ihmal etsek de etmesek de var olan gerçeğimiz!
Meseleye bu perspektiften baktığımızda; hadiselerin gerek analiz, gerekse problem çözme noktasındaki samimi yaklaşımımız, çözüme gidilen yolda işimizi oldukça kolaylaştırır!
Bu gerçeği benimseyip benimsememe gibi bir algı problemi ile karşı karşıyayız!
Algımıza bir çekidüzen vermediğimiz sürece, içinde boğuştuğumuz “imtihanımız”dan çok rahat çıkabileceğimiz düşünülmemeli! Zira daha “Kardeşlik” kavramının ne demek olduğunu bildiğimizi sanmıyorum!
İçi boşaltılmış bir kardeşlik mefhumu ile ayakta durma hali, içi boş bir tenekeden farksız bir durumdur! Kardeşsizlikten içi boşalmış kapların çıkardığı sesten duyduğumuz rahatsızlık; hepimizin toplu eseridir! Hiç kimse; kendini kenara çekme ve masum gösterme edebiyatına kaçmasın!
En çok muhtaç olduğumuz şeyden her geçen gün mahrum kalma halini normal görmek, bizleri rahatsız etmiyorsa, çok ciddi bir gelecek sorunu ile karşı karşıyayız demektir!
Olayların kendisine bakarken; müsebbib-ül esbabına bakmayı unutmamak lazım!
Şu nefis hatırlatma çok şey anlatıyor:
“Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik.
Ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk.
Kardeşçe yaşamayı..”
M.Luther King
Sevgi ile Kalın…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Tarihe düşen cemre!21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Acziyetimizin resmi!04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Dispepsi!22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Halk artık “göbeğini kaşımıyor!”09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Sorular ve Cevaplar!19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- İronilerimiz!02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Sayın Vali, Sosyal Hizmetler Vakfına neşter atmalı!13 Nisan 2016 Çarşamba 06:00
- Endişeliyim!01 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Türkiye çok olmaya başladı!17 Mart 2016 Perşembe 06:00
- Hâl-i pürmelâl!02 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Yazık değil mi?09 Şubat 2016 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












