- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Edebiyatta bakış açısı ve konum

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
Edebî metinlerde bakış açıları ve anlatanın konumu[1] önemli bir konudur. Yazının anlaşılır ve akıcı olmasını, ifade bütünlüğü sağlar.
Bu başlık altında, metnin yazım şekli ve anlatanın sunumu konu edilmektedir. Konunun çekici olması yanında anlatımda bir dil açıklığına ve bütünlüğüne gereksinim vardır. Yazar, beynindeki, gönlündeki görüntülerden çekim yapmakta ve bize sunmaktadır. Tıpkı bir fotoğrafçı gibi. Bir noktada durmakta ve bakış açısını ayarlamaktadır. Uzak-yakın ayarları, dar ve geniş-açı bakışı, üstten-yandan çekimler gibi. Demem o ki bakış açısına göre obje şekil ve anlam kazanmaktadır.
Yazar da anlatacağı olay ve şahıslara olan yakınlığını ve bakış açısını ayarlamak ve buna göre cümleleri kurmak durumundadır.
Metin bizimle konuşmaktadır. Kim konuşuyor? Konuşan, olaydaki adam, gözleyen veya aktaran birisi midir? Yazım teknikleri bakımından bunlar önemli. Bir metin kaleme alınınca buna dikkat etmeli.
a) Anlatan: Bunlar, her mecliste konuşabilen, toplumun ruhunu bilen, dinleyicisine göre konuşan hünerli insanlardır. Bunların bir kısmı aynı zamanda musiki de icra etmekte ve enstrüman da çalmaktadır. Aynı zamanda; hikâye, masal, destan, efsane, kasidenin gereğine göre hareket-eylem de yaparlar. Efekt yapar, taklit yapar ve doğaçlama konuşur veya oyun kurar.
Anlatan, sözü alınca, meydana çıkınca, cemaat ilgi gösterince veya öfkelenince doğaçlama oyun kurar, duruma uygun hikâye söyler, uydurur. Bu sanatkârın yaratıcılığına bağlıdır. Anlatan; masalı, efsaneyi, hikâyeyi, romanı dinleyicilere canlandırarak anlatır. İyi bir dinleyici, anlatanın ne diyeceğini veya yapacağını tahmin eder, yanıldığı noktada ilgisi artar. Hâsılı anlatanla birlikte konunun örgüsüne katılır.
Destan, masal, menkıbe, efsane, halk hikâyesi, mizahi fıkra gibi sözlü dönemin anlatma esasına bağlı edebi türlerinin anlatıcıları, özellikli insanlardır. Bunlar; Ustasından öğrendiği gibi ve geleneksel araçlarla, kısmen değiştirilmiş giysilerle, taklitle öğrenilmiş ve geliştirilmiş jest ve mimiklerle, tek veya gruplar halinde, solo deyişlerle, halk sözlü ürünlerini, halka sunarlardı. Bunlara; meddah, ortaoyuncu, âşık, hikyatçı, masalcı, gevende, mıtrıb, gurbet derlerdi.
b) Bakış Açısı: İnsanın olayları ve fikirleri kavrama derecesi birçok faktöre bağlıdır: Kişinin dünya görüşü, amacı, bilgisi, genel kültürü, meslek ve ruhi-sosyal durumu, yararları, korkuları, kabiliyet ve inancı gibi birçok faktöre bağlıdır.
Bu nedenle, yazarın bakış/duruş açısı önemlidir. Bir olay veya fikir üç noktadan birisiyle veya karışık olarak aktarılmaktadır:
1- Tepeden bakış /tanrı bakışı-O'nun anlatımı: Yazar, her olayın içinde ve şahsın yanındadır, fikrinde ve gönlündedir. Yaptığını ve yapacağını, umut ve korkularını, her şahsın tüm sırlarını bilir. O ve yazar aynileşmiştir.
2- Kahramanca bakış: Olayların yazarı, kahramanın diliyle (Ben olarak) konuşmaktadır. Daha çok otobiyografik eserlerde geçerlidir. Kişi kendisini anlatır.
3- Gözlemci/şahit bakışı (Ben veya O): Yazar bir seyircidir, gördüklerini anlatır ve üçüncü bir şahıs şahit olarak konuşmaktadır. Böylece Ben veya O anlatmaktadır.
4) Çok Gözlemcinin Bakış Açısı: Yazar bizim ve onların dilinden konuşmaktadır. Her biri gördükleri oranında dâhil olmaktadır.
*
Doğal Konuşmada Dilin Özellikleri: Amaç meramını rahat anlatmak ve anlaşılmaktır. Kişi kültürüne göre sözcük dağarcığına sahiptir. Meslek ve kabiliyetine göre bir konuşma üslubu edinir ve muhatabına göre bunları kullanır. Ama buna rağmen, bazı kişilerin konuşmaları sadedir, açık ve anlaşılır durumdadır. Kimisinin söz dizimi serttir ve emredicidir, buyurgan ve kovalayandır. Bazı şahıslar yumuşak, sevecen ve sıcak konuşur. Bu da konuşmanın üslubudur. Lehçe ve ağız farkları da konuşmanın unsurlarıdır.
Destan Dili Özelliklidir[2]: Mitolojik öğeler bulundurur. İyiyi yüceltir, kötüyü yerin dibine sokar. Zümreleşme göz önüne alınmadığında tarafsızdır.Kesin ve net bir dile ulaşılır.Coşkulu ve heyecanlıdır.Kahramanlık olayları ön plandadır.Mübalağa çok fazladır.Dil sanatlı ve sadedir.
Destan Dili-Doğal Dil Karşılaştırması
Destan dili şiirseldir, doğal dil değildir.
Destan dili ahenklidir(seci), doğal dil değildir.
Destan dilinde sanatsal işlev vardır, doğal dilde yoktur.
Destan dili mitolojik unsurları barındırır, doğal dil barındırmaz.
Destan dili coşkuludur, doğal dil normal ve sakindir.
Destan dili abartılıdır, doğal dil daha yalın ve sadedir.
*
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












