Edebiyatta bakış açısı ve konum

Edebî metinlerde bakış açıları ve anlatanın konumu[1] önemli bir konudur. Yazının anlaşılır ve akıcı olmasını, ifade bütünlüğü sağlar.
Bu başlık altında, metnin yazım şekli ve anlatanın sunumu konu edilmektedir. Konunun çekici olması yanında anlatımda bir dil açıklığına ve bütünlüğüne gereksinim vardır. Yazar, beynindeki, gönlündeki görüntülerden çekim yapmakta ve bize sunmaktadır. Tıpkı bir fotoğrafçı gibi. Bir noktada durmakta ve bakış açısını ayarlamaktadır. Uzak-yakın ayarları, dar ve geniş-açı bakışı, üstten-yandan çekimler gibi. Demem o ki bakış açısına göre obje şekil ve anlam kazanmaktadır.
Yazar da anlatacağı olay ve şahıslara olan yakınlığını ve bakış açısını ayarlamak ve buna göre cümleleri kurmak durumundadır.
Metin bizimle konuşmaktadır. Kim konuşuyor? Konuşan, olaydaki adam, gözleyen veya aktaran birisi midir? Yazım teknikleri bakımından bunlar önemli. Bir metin kaleme alınınca buna dikkat etmeli.
a) Anlatan: Bunlar, her mecliste konuşabilen, toplumun ruhunu bilen, dinleyicisine göre konuşan hünerli insanlardır. Bunların bir kısmı aynı zamanda musiki de icra etmekte ve enstrüman da çalmaktadır. Aynı zamanda; hikâye, masal, destan, efsane, kasidenin gereğine göre hareket-eylem de yaparlar. Efekt yapar, taklit yapar ve doğaçlama konuşur veya oyun kurar.
Anlatan, sözü alınca, meydana çıkınca, cemaat ilgi gösterince veya öfkelenince doğaçlama oyun kurar, duruma uygun hikâye söyler, uydurur. Bu sanatkârın yaratıcılığına bağlıdır. Anlatan; masalı, efsaneyi, hikâyeyi, romanı dinleyicilere canlandırarak anlatır. İyi bir dinleyici, anlatanın ne diyeceğini veya yapacağını tahmin eder, yanıldığı noktada ilgisi artar. Hâsılı anlatanla birlikte konunun örgüsüne katılır.
Destan, masal, menkıbe, efsane, halk hikâyesi, mizahi fıkra gibi sözlü dönemin anlatma esasına bağlı edebi türlerinin anlatıcıları, özellikli insanlardır. Bunlar; Ustasından öğrendiği gibi ve geleneksel araçlarla, kısmen değiştirilmiş giysilerle, taklitle öğrenilmiş ve geliştirilmiş jest ve mimiklerle, tek veya gruplar halinde, solo deyişlerle, halk sözlü ürünlerini, halka sunarlardı. Bunlara; meddah, ortaoyuncu, âşık, hikyatçı, masalcı, gevende, mıtrıb, gurbet derlerdi.
b) Bakış Açısı: İnsanın olayları ve fikirleri kavrama derecesi birçok faktöre bağlıdır: Kişinin dünya görüşü, amacı, bilgisi, genel kültürü, meslek ve ruhi-sosyal durumu, yararları, korkuları, kabiliyet ve inancı gibi birçok faktöre bağlıdır.
Bu nedenle, yazarın bakış/duruş açısı önemlidir. Bir olay veya fikir üç noktadan birisiyle veya karışık olarak aktarılmaktadır:
1- Tepeden bakış /tanrı bakışı-O'nun anlatımı: Yazar, her olayın içinde ve şahsın yanındadır, fikrinde ve gönlündedir. Yaptığını ve yapacağını, umut ve korkularını, her şahsın tüm sırlarını bilir. O ve yazar aynileşmiştir.
2- Kahramanca bakış: Olayların yazarı, kahramanın diliyle (Ben olarak) konuşmaktadır. Daha çok otobiyografik eserlerde geçerlidir. Kişi kendisini anlatır.
3- Gözlemci/şahit bakışı (Ben veya O): Yazar bir seyircidir, gördüklerini anlatır ve üçüncü bir şahıs şahit olarak konuşmaktadır. Böylece Ben veya O anlatmaktadır.
4) Çok Gözlemcinin Bakış Açısı: Yazar bizim ve onların dilinden konuşmaktadır. Her biri gördükleri oranında dâhil olmaktadır.
*
Doğal Konuşmada Dilin Özellikleri: Amaç meramını rahat anlatmak ve anlaşılmaktır. Kişi kültürüne göre sözcük dağarcığına sahiptir. Meslek ve kabiliyetine göre bir konuşma üslubu edinir ve muhatabına göre bunları kullanır. Ama buna rağmen, bazı kişilerin konuşmaları sadedir, açık ve anlaşılır durumdadır. Kimisinin söz dizimi serttir ve emredicidir, buyurgan ve kovalayandır. Bazı şahıslar yumuşak, sevecen ve sıcak konuşur. Bu da konuşmanın üslubudur. Lehçe ve ağız farkları da konuşmanın unsurlarıdır.
Destan Dili Özelliklidir[2]: Mitolojik öğeler bulundurur. İyiyi yüceltir, kötüyü yerin dibine sokar. Zümreleşme göz önüne alınmadığında tarafsızdır.Kesin ve net bir dile ulaşılır.Coşkulu ve heyecanlıdır.Kahramanlık olayları ön plandadır.Mübalağa çok fazladır.Dil sanatlı ve sadedir.
Destan Dili-Doğal Dil Karşılaştırması
Destan dili şiirseldir, doğal dil değildir.
Destan dili ahenklidir(seci), doğal dil değildir.
Destan dilinde sanatsal işlev vardır, doğal dilde yoktur.
Destan dili mitolojik unsurları barındırır, doğal dil barındırmaz.
Destan dili coşkuludur, doğal dil normal ve sakindir.
Destan dili abartılıdır, doğal dil daha yalın ve sadedir.
*
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












