• BIST 77.779
  • Altın 128,210
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 31 °C
  • İzmir : 34 °C
  • Ankara : 30 °C

Edebiyatta bakış açısı ve konum

05.05.2016 06:10
Edebiyatta bakış açısı ve konum
Dr.Ömer Uluçay yazdı

Edebî metinlerde bakış açıları ve anlatanın konumu[1] önemli bir konudur. Yazının anlaşılır ve akıcı olmasını, ifade bütünlüğü sağlar.

Bu başlık altında, metnin yazım şekli ve anlatanın sunumu konu edilmektedir. Konunun çekici olması yanında anlatımda bir dil açıklığına ve bütünlüğüne gereksinim vardır. Yazar, beynindeki, gönlündeki görüntülerden çekim yapmakta ve bize sunmaktadır. Tıpkı bir fotoğrafçı gibi. Bir noktada durmakta ve bakış açısını ayarlamaktadır. Uzak-yakın ayarları, dar ve geniş-açı bakışı, üstten-yandan çekimler gibi. Demem o ki bakış açısına göre obje şekil ve anlam kazanmaktadır.

Yazar da anlatacağı olay ve şahıslara olan yakınlığını ve bakış açısını ayarlamak ve buna göre cümleleri kurmak durumundadır.

Metin bizimle konuşmaktadır. Kim konuşuyor? Konuşan, olaydaki adam, gözleyen veya aktaran birisi midir? Yazım teknikleri bakımından bunlar önemli. Bir metin kaleme alınınca buna dikkat etmeli.

a) Anlatan: Bunlar, her mecliste konuşabilen, toplumun ruhunu bilen, dinleyicisine göre konuşan hünerli insanlardır. Bunların bir kısmı aynı zamanda musiki de icra etmekte ve enstrüman da çalmaktadır. Aynı zamanda; hikâye, masal, destan, efsane, kasidenin gereğine göre hareket-eylem de yaparlar. Efekt yapar, taklit yapar ve doğaçlama konuşur veya oyun kurar.

Anlatan, sözü alınca, meydana çıkınca, cemaat ilgi gösterince veya öfkelenince doğaçlama oyun kurar, duruma uygun hikâye söyler, uydurur. Bu sanatkârın yaratıcılığına bağlıdır. Anlatan; masalı, efsaneyi, hikâyeyi, romanı dinleyicilere canlandırarak anlatır. İyi bir dinleyici, anlatanın ne diyeceğini veya yapacağını tahmin eder, yanıldığı noktada ilgisi artar. Hâsılı anlatanla birlikte konunun örgüsüne katılır.

Destan, masal, menkıbe, efsane, halk hikâyesi, mizahi fıkra gibi sözlü dönemin anlatma esasına bağlı edebi türlerinin anlatıcıları, özellikli insanlardır. Bunlar;   Ustasından öğrendiği gibi ve geleneksel araçlarla, kısmen değiştirilmiş giysilerle, taklitle öğrenilmiş ve geliştirilmiş jest ve mimiklerle, tek veya gruplar halinde, solo deyişlerle, halk sözlü ürünlerini, halka sunarlardı. Bunlara; meddah, ortaoyuncu, âşık, hikyatçı, masalcı, gevende, mıtrıb, gurbet derlerdi.

b) Bakış Açısı: İnsanın olayları ve fikirleri kavrama derecesi birçok faktöre bağlıdır: Kişinin dünya görüşü, amacı, bilgisi, genel kültürü, meslek ve ruhi-sosyal durumu, yararları, korkuları, kabiliyet ve inancı gibi birçok faktöre bağlıdır.

Bu nedenle, yazarın bakış/duruş açısı önemlidir. Bir olay veya fikir üç noktadan birisiyle veya karışık olarak aktarılmaktadır:

1- Tepeden bakış /tanrı bakışı-O'nun anlatımı: Yazar, her olayın içinde ve şahsın yanındadır, fikrinde ve gönlündedir. Yaptığını ve yapacağını, umut ve korkularını, her şahsın tüm sırlarını bilir. O ve yazar aynileşmiştir.

2- Kahramanca bakış: Olayların yazarı, kahramanın diliyle (Ben olarak) konuşmaktadır. Daha çok otobiyografik eserlerde geçerlidir. Kişi kendisini anlatır.

3- Gözlemci/şahit bakışı (Ben veya O): Yazar bir seyircidir, gördüklerini anlatır ve üçüncü bir şahıs şahit olarak konuşmaktadır. Böylece Ben veya O anlatmaktadır.

4) Çok Gözlemcinin Bakış Açısı: Yazar bizim ve onların dilinden konuşmaktadır. Her biri gördükleri oranında dâhil olmaktadır.

*

Doğal Konuşmada Dilin Özellikleri: Amaç meramını rahat anlatmak ve anlaşılmaktır. Kişi kültürüne göre sözcük dağarcığına sahiptir. Meslek ve kabiliyetine göre bir konuşma üslubu edinir ve muhatabına göre bunları kullanır. Ama buna rağmen, bazı kişilerin konuşmaları sadedir, açık ve anlaşılır durumdadır. Kimisinin söz dizimi serttir ve emredicidir, buyurgan ve kovalayandır. Bazı şahıslar yumuşak, sevecen ve sıcak konuşur. Bu da konuşmanın üslubudur. Lehçe ve ağız farkları da konuşmanın unsurlarıdır.

Destan Dili Özelliklidir[2]: Mitolojik öğeler bulundurur. İyiyi yüceltir, kötüyü yerin dibine sokar. Zümreleşme göz önüne alınmadığında tarafsızdır.Kesin ve net bir dile ulaşılır.Coşkulu ve heyecanlıdır.Kahramanlık olayları ön plandadır.Mübalağa çok fazladır.Dil sanatlı ve sadedir.

 

Destan Dili-Doğal Dil Karşılaştırması

Destan dili şiirseldir, doğal dil değildir.

Destan dili ahenklidir(seci), doğal dil değildir.

Destan dilinde sanatsal işlev vardır, doğal dilde yoktur.

Destan dili mitolojik unsurları barındırır, doğal dil barındırmaz.

Destan dili coşkuludur, doğal dil normal ve sakindir.  

Destan dili abartılıdır, doğal dil daha yalın ve sadedir.

*

 

 

[1] http://www.turkedebiyati.org/anlatici-turleri-bakis-acilari.html

[2] Kaynak: http://www.edebiyatfatihi.net/2013/10/destan-diliyle-dogal-dilin.html

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim