- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Eğitimin sorunları

Orhan Göktaş / Yazar
Eğitim sisteminin sorunları yıllardır tartışıla gelmektedir. Fakat bu tartışmalar “sistemin ürettiği sorunlara” odaklanmaktadır.
Eğitim sisteminin bizatihi kendisinin “yapısı ve resmi ideolojisiyle” sorun olduğu gerçeği ise genellikle göz ardı edilmektedir.
Malumunuzdur sorunları çözmenin yolu onları anlamakla doğru orantılıdır. Sorunlar doğru anlaşılmaz ise, çözüm için ortaya konulan bütün çabalar çözümsüzlüğe dönüşür.
Teşhisi yanlış konulan bir hastalık için geliştirilen tedavi yöntemi o hastalığı tedavi etmekten çok, tedavisini geciktirip belki de hastalığı kronikleştirecektir.
Eğitim sorunlarını mevcut “eğitim sistemi içindeki sorunlardan” söz ederek tartışmak, çözüm değil çözümsüzlük getirecektir. Çünkü asıl “sorunları üreten sistemi tartışmak gerekiyor.”
Ben mevcut eğitim sisteminin “temelden yanlış” olduğunu düşünmekteyim.
Bu sistem eğitimin “amaç ve hedeflerini” yanlış üzerine bina etmiştir.
Sistemi değiştirmediğimiz sürece sorunlar devam edecektir, çözüm için harcanan zaman ve enerji de kaybolacaktır.
Eğitim sisteminin dayandığı düşünce;
Milli eğitimin temel kanunun da,
Madde 2 – Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini,
“(Değişik: 16/6/1983 - 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;” Şeklinde tanımlanmaktadır.
Eğitim sistemimize “milli eğitim” denilmesi ve mili kelimesinin “Atatürk milliyetçiliği” ile tanımlanması bize eğitim sistemimizin dayandığı düşünce hakkında yeterli ipuçlarını vermektedir aslında.
Atatürk milliyetçiliği ulus milliyetçiliğidir, yani ulusçudur.
Eğitim sistemimiz “akılcı, ahlaki, insani, bilimsel, evrensel” değerlere değil, “Atatürk milliyetçiliğine” bağlı olmak şartıyla bu değerlere bağlı bir sistem olarak planlanmıştır.
Eğitimin sonunda oluşacak davranış değişikliği ise; “Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek” cümlesiyle ifade edilmektedir.
Bu eğitim sisteminin yetiştirmek istediği insan “hakka, adalete, doğruya, ahlaki değerlere, hukuka yani insani değerlere” karşı sorumluluğunu bilen değil, “devletine karşı” sorumluluğunu bilen ve bunları davranış haline getiren bir insandır.
Devlete itaati merkeze alarak, “devleti kutsal sayan” bir eğitim sisteminde “özgür ve üretken” bir insan yetişmez. Olsa olsa “İtaatkar, söz dinleyen, güdülenmeyi bekleyen emir kulları” yetişir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- PKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Ahlak ile edep arasındaki fark09 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Eğitimdeki yozlaşmaya karşı ahlak eğitimi25 Nisan 2016 Pazartesi 06:00
- Göç olgusu15 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Terörün kaynağı emperyalist devletlerdir28 Mart 2016 Pazartesi 09:59
- Çanakkale bir kurtuluş reçetesidir19 Mart 2016 Cumartesi 06:00
- Fikir beyan etmekten korkar olduk!14 Mart 2016 Pazartesi 06:00
- Kadın yerini bilecek!09 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Kürt sorunu mu, Kürtlere yapılan zulüm mü?29 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Suriye eski hal muhal; ya yeni hal ya izmihlal22 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Hayata bakış ya da yaşam felsefemiz15 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












