- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Ekmek ve barış...

Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar
Dünyadaki en yaman çelişki emek ve sermaye çelişkisidir.
Bir düşünün insanların hakça bölüştüğü ve insanca yaşadığı bir dünya oluşturulabilseydi savaşlar, çatışmalar olur muydu?
Yeryüzündeki savaşların tümü bir grubun bir başka grup üzerindeki ekonomik emelleri nedeniyle çıkmıştır. Halen dünyadaki savaşlar yine ekonomik gücü elinde bulundurmak isteyenler tarafından çıkarılmakta, körüklenmekte, daha çok zenginleşmek isteyenlerin kışkırtmalarıyla insanlar birbirini öldürmektedir.
Hangi inanca sahip olursanız olur, eğer inancınızın değerlerine yeterince hakimseniz emeğin ve alınterinin en kutsal değer olduğunu hemen anlarsınız.
Emek en yüce değerse ve “Emekçinin hakkı, alınteri kurumadan verilmeli” ya da “Komşusu açken tok yatan bizden değil” diyorsanız, emeği en üste koymanız gerekmez mi?
“Savaşta sadece yoksullar ölür” sözünü öylesine okuyup geçmemek gerek. Sınıf bilincinin olmadığı toplumlarda yoksullar birbirine kırdırılır.
“Din” denir kırdırılır, “Mezhep” denir kırdırılır, “Irk” denir kırdırılır...
Ya da insanları bölmek, birbirinden uzaklaştırmak için alt kimlikler kullanılır.
Yeryüzünde zenginler gün geçtikçe daha da zenginleşirken, yoksullar daha çok ölmektedir. Zenginler ve hakim sınıf lüks ve israfa dayalı yaşamlarını sürdürmek için yoksulların birbirini öldürmesini sağlamak zorundadır. Aksi halde sınıf bilinci yükselince hedefin kendileri olacağını bilmektedirler.
Bu dünya hepimizin ülkesidir; dünyadaki kaynaklar eşit bölüşüldüğünde tüm insanlığa yeter. Ne ekmek bulamayan çocuklar kalır ortada ne de savaşlarda ölen insanlar. Ama öyle bir dünyada kendini ayrıcalıklı olarak kabul edip, milyarlarca insanın tükettiğinden daha fazlarını tüketip yine de doymayan kapitalistler, emperyalistler ya da kan emiciler varlıklarını sürdüremez.
Sıradanlaşırlar. Sıradanlık ise onlara göre değildir.
Çünkü onlar dünya üzerindeki milyarlarca insanı sömürüp, onların ortaya çıkardığı ekonomik değerleri kendi küçük zümrelerinin üyeleri arasında pay etmekle meşguldürler.
Yokluğun da savaşların da ölümlerin de kaynağı kapitalizmdir.
Sömürü ortadan kalktığında kapitalizmin vahşeti de kendiliğinden ortadan kalkar.
İşte 1 Mayıs kapitalizme karşı başkaldırının önemli günlerinden biridir.
1 Mayıs; sömürüsüz bir dünya özlemidir...
1 Mayıs; barış içinde bir dünya özlemidir...
1 Mayıs; çocukların aç kalmadığı, babaların annelerin savaşlarda ölmediği bir dünya özlemidir.
Sınıf bilinci varsa ekmek de var, kardeşlik de...
Yoksa sizi sömürürler, öldürürler, birbirinize kırdırırlar...
Öldürmeye devam ederler...
Siz birbirinizi öldürürken onlar da elinizdeki ekmeği alırlar.
Öyleyse;
Yaşasın 1 Mayıs...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- FETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye karşı olmak yetmez28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:01
- At izi it izine karışmasın!25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Uğur Mumcu’dan korkan demokratlar!23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Yaverler cuntası!22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye işgal edilseydi21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye neden karşıyız?20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li üyelerin uyumu göz yaşartıyor!16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Suriye’de olup da bizde olmayan ne var?12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Demirspor’da yaprak kımıldamıyor09 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












