- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Emekliler üzerinde iktidar hesapları!

Mahmut KORKMAZ / Yazar
Seçim çalışmaları son hızıyla devam ediyor. Bütün partiler varlarını, yoklarını ortaya koyarak seçime asılıyor. Adayların sıralaması ile ilk aşamada oluşan sancılar yerini seçim kazanmaya bıraktı.
Bu seçimin ana konusu vaatler. Ekonomik konulara odaklanan muhalefet, vaatlerle cazibe merkezi oluşturmaya çalışıyor.
"Tek hayalim var, o da başbakan olmak" diyenler, bu işin yolunun emeklilerden geçtiğine inanmışlar. Emekli sayısının çokluğu ve bunların oylarının seçim sonuçlarının değiştirme gücü siyasilerinin akıllarını başlarından almaya yetmiş durumda.
On bir milyon civarında olan bir emekli mevcut. Buna dul ve yetime aylığı alanlarda dahil. Kaba bir hesaplama ile sokakta çocuklarda dahil her gördüğünüz yedi kişiden bir tanesi emeklilik sistemimden maaş alıyor. On bir milyon emekli her birisinin bir etki oyu olsa yirmi iki milyon yapar. Alsana iktidar.
Oh ne güzel dünya. Yok öyle üç köfte yirmi beş kuruşa.
Emeklilere ödenen yıllık para 125 milyar lira. Genel bütçe yuvarlamalı olarak 500 milyar lira gelire sahip. Gider kalemleri ise 520 milyar lira. Yani 20 milyar liralık bir açık söz konusu. Her şey yolunda gittiği zaman.
Hal ve vaziyet böyle iken emekliler üzerinden yapılan matematiksel özürlü seçim oyunlarına dikkatinizi çekmek istiyorum. Dört işlemi bilmekten aciz siyasi figürler, atarak oy avcılığı yapacaklarına müthiş inanmışlar. Ayakta ortada, ayakkabı da. Bütçenin gelir kalemi belli. Gider kelemi de belli. Somut rakamlar var. Emekliye yapılacak her popülist artışın karşılanması için merkez bankasının fazla mesai yapması lazım. Başka bir anlatımla eski Türkiye alışkanlığı olan karşılıksız para basması lazım. Karşılıksız para demek enflasyonun zıplaması demek. Buna bağlı olarak faizlerin aynı oranda yükselmesi demektir. Bu da paranın satın alma gücünün ters orantılı olarak azalması demektir. Örnek olarak şu an dokuz ay vade farksız olarak 1000 liraya alınan bir çamaşır makinesinin peşin 1.500 liraya, dokuz ay vadeli 2000 liraya alınması demektir. Bu örneklerin katlamalı hallerini onlarca sene yaşadık. Beyaz eşyada aylık yüzde onluk vade farklarını ödemek zorunda kaldık. Emeklilere verilecek paradaki bol sıfırlardan ziyade paranın satın alma gücünün önemli olduğunu milletimiz biliyor. Günlük hayatta en sıradan harcamaları milyonluk paralarla yaptığımızı hepimiz biliyoruz.
Eski Türkiye alışkanlıkları olan; düşün peşime, iki anahtar, beş fazlası, yüzde yüz gibi vaatlerin nasıl haneleri viran ettiğini gördük.
Devlet yönetmek ciddi bir iştir. Gelirin nereden ve nasıl geleceği, giderin nereye ve nasıl yapılacağının usul ve esasları bellidir. Bütçe balon değildir. Atma nefes gücüne göre genişlemesi mümkün değildir. Gider artışı yaptığınızda bunun karşılığında gelir artışı da yapmak zorundasınız. Bunu da vergileri veya gelir artırıcı zamları yaparak gerçekleştirmenizle mümkün kılabilirsiniz.
Ya da daha kolay bir yol ile İMF kapılarına yüz sürmekle yapabilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti devletini sıfır borçlu devlet olmaktan, borçlu devlet, dizlerinin üzerine çökmüş bir devlet haline getirebilirisiniz. IMF yaptığınız her işe karışır. Dula, yetime bağladığınız maaş engeller. Emekliye, memura artışa müsaade etmez. Dönersiniz gitsin de geri gelmesin 'eski Türkiye' manzaralarına.
Meydanlarda 'Kahrolsun İMF, defol İMF' diye solcu kardeşlerimiz nostaljik eylemlerine tekrar başlarlar.
Bu iş devlet yönetimi. "Mütevazi olmayacağım ben Türkiye'nin en iyi hesap uzmanıyım" diye böbürlenmekle bu işler olmuyor. Piyasa şartları öyle hesap uzmanı falan tanımaz. Kendi gerçekleri ile hareket eder. Senin hesap uzmanlığını SGK müdürü iken gördük. Karla aldığın SSK'yı batırarak teslim ettin. Bu işler kürksülerde ürkek güvecinin su içmesi modunda söylev yapmakla olmuyor.
Hatırlayalım solcu ortaklık döneminde Zekeriya Temizel maliye bakanı idi. 'nereden buldun' diye abuk, sabuk bir yasa çıkarttırmıştı. Piyasalar gümbür gümbür çökmüştü. Ve yasa yasa olmaktan çıkarılmıştı. Zekeriya beyde 'iyi hesap uzmanı' idi.
Emekliler üzerinden iktidar hesapları yapanlar beklediklerini bulamayacaklar. Memleket ahalisinin engin ferasetini bilmedikleri için kandıramayacaklar.
2002 yılında emekli ve memur maaşlarının ödenemez halde olduğunu kimse unutmadı.
İktidar hırsı ile kafası dönen, içmeden sarhoş olan zatı muhteremler bu milleti iyi tanısınlar. Bu millet artık eski Türkiye alışkanlıklarına kanmıyor.
Bu millet tercihlerini aklı, vicdanı ve engin feraseti ile yapıyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Millet korku duvarlarını yıktı21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Büyük laf konuşma12 Aralık 2015 Cumartesi 06:00
- İç restorasyon veya nefis muhasebesi!27 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Şimdi millete hizmet zamanı26 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Paris ve Ankara katliamlarının karşılaştırılması17 Kasım 2015 Salı 06:00
- Bir trajedi ve ihanetin adı cemaat!10 Kasım 2015 Salı 06:00
- Adana seçim analizi06 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Çelik irade, siyasi deha RTE05 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Seçim sonuçlarına bakış04 Kasım 2015 Çarşamba 06:00
- Bu yangın yağmurlarla bitecek!10 Ekim 2015 Cumartesi 07:25
- Geçmişi unutmadan yolda yürümek!29 Eylül 2015 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












