• BIST 77.779
  • Altın 128,105
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 25 °C

En büyük bayram

29.10.2014 08:35
En büyük bayram
Armağan KABAKLI yazdı

 

 

Mustafa Kemal bağımsızlık zaferinin ardından Ankara'da Büyük Millet Meclisi'si topladığında, Lozan'da masaya oturulan işgal kuvvetleri de yönetim şeklini belirlemesi için diretiyordu.

 

Atatürk'ü askeri bir dehanın düşünsel ötesine taşıyan yönü atılacak bu adımdan sonra daha da belirginleşecekti. Osmanlı'yı çöküşe taşıyan karanlık dağıtılacak, kalan mirasla egemenlik millete/ulusa iade edilecekti.

 

Hanedan sahipleri emperyalist işbirlikçilerle masaya oturmaktan çekinmiyordu. Rahatsızlardı. Çünkü batı Türk ulusunun dinsel bir topluluk haline gelmesini şehvetle istiyordu. Yönetilmesi kolaylaşacak, bir hanedanın kontrolünde idare edilecekti.

 

Mustafa Kemal ise Ortaçağ karanlığından kurtulmayı kafasına koymuştu. Zamanın zorlu koşullarında verilen büyük uygarlık mücadelesinin siyasi adımları atılmak zorundaydı. Bugün 21. yüzyılda dahi aydınlığa meydan okuyan gerici akımlar, yönetim şeklini din üzerinden şekillendirip, gelişmeye meydan okuyordu.

 

Hanedan sahipleri halkı monarşinin sadık kulları olarak görüyordu. Erzurum'da, Sivas'ta hep aynı düşünce vardı Mustafa Kemal'in kafasında. Ülkenin yönü karanlık Ortaçağ'dan uygarlığa çevrilmeliydi. Savaşlar bitmeli, ekonomik refah elde edilmeli, onurlu, vicdanlı ve milli duyguları gelişmiş bağımsız bir model oluşturulmalıydı.

 

Fikir örgürlüğü, çağdaş yurttaşlık, eşit vatandaşlık, inanç özgürlüğü ve kardeşlik. Hepsini bir çatı altında toparlayacak bir rejim hayata geçirilmeliydi.

 

28 Ekim 1923 akşamı duyurduğu gibi ertesi gün millet meclisi çatısı altında dünya tarihinin en büyük devrimlerinden birisi gerçekleşecekti. Hanedanlık sevdalılarının hedefine oturttuğu büyük deha, egememliği millete iade edecek, hanedanın saltanatını ortadan kaldıracaktı.

 

İşgal kuvvetleri tarafından paylaşılan Osmanlı, Cumhuriyet ile çağdaş dünyada mazlum milletlerin başarı öyküsünün yazıldığı, kardeşçe yaşayan bir ulusun özgür ve bağımsız vatanı haline gelecekti

 

29 Ekim 1923... Mustafa Kemal Atatürk hazırladığı önergeyi meclise sundu. Meclis önergeyi kabul etti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir zümrenin, bir hanedanın isteği doğrultusunda değil, bağımsızlık destanı yazan bir ulusun çıkarları doğrultusunda yönetilecekti.

 

Mustafa Kemal Atatürk en büyük mirasını, gençlere armağan ederek, “Cumhuriyeti biz kurduk, sizlerin omuzlarında yükselecek” diyerek Cumhuriyet gençliğine emanet etti. Acıların, yoksulluğun, savaş ve kuşatmanın yanında gericilik tehditi altındaki bu toprakların en büyük bayramı artık Cumhuriyet oldu.

 

Bilim, sanat ve teknoloji bağnazlıkla reddedilmiyordu artık. Mutlak yönetime teşne olan meclis

Hikaye böyle bitmedi. Daha kat edecek çok yol vardı. Ekonomik adımlar atılacak, dün ve vicdan özgürlüğü sağlanacak, kadınlar yaşama katılacak, seçme ve seçilme hakkı verilecekti...

 

10.Yıl Nutku'nda bilime, sanata, kalkımaya kısacası uygarlığa yelken açan ulusuna seslenen Mustafa Kemal Atatürk, “Kısa zamanda çok işler yaptık” diyerek yüzyıllar boyu barış ve karşlik içerisinde uygarlığa giden yürüyüşü işaret ediyordu.

 

Ayağında çarıkla karanlığa karşı verdiği savaşı kazanarak bağımsızlığını ilan eden bu ulus, aradan geçen 91 yıl boyunca topsuz ve tüfeksiz savaşını sürdürdü. Cumhuriyet kazanımlarını ayakta tutarak bağımsızlığına, barış ve kardeşliğine yönelen tehditleri savurdu.

 

Mustafa Kemal işte bu yüzden bir dehaydı. Savaşarak kazananılan bağımsızlık bir ulusun karakterine dönüştü.

 

Ancak tehdit hiç bitmedi. Sivas, Maraş, Başağlar...

 

Yakılan, zindanlara atılan, hain ilan edilip sürgüne gönderilen aydınlar, kahpe suikastler ve nice tehdit...

 

Yaşanan her zulüm, gördüğümüz her zalim tam da 91. yılında Cumhuriyet devrimini anlamamız ve kavramamız için fırsat sunuyor.

 

Bugünün zalimleri karşısında yine en büyük bağımsızlık mücadelemiz Cumhuriyet kazanımlarını ayakta dutarak, sımsıkı sarılarak verilebilir.

 

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyor, Cumuriyet kazanımlarını savunurken şehit düşen aydınların anısı karşısında saygıyla eğiliyor ve en büyük bayramımızı kutluyorum.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim