Engelliler saygı bekliyor

Adana Kardelen Engelliler Derneği Başkanı Halil Tongus, Engelliler Haftası’nda engellilerin yaşadıkları sorunları dile getirdi. Yazarımız Melahat Karataş’a açıklamalarda bulunan Tongus, “Yetkililerin sorunlarımıza kalıcı çözümler bulması lazım” dedi. Tongus, “Ben bir başkan olarak derneğimin giderlerini değil, kursiyerlerime vereceğim kaliteli eğitimi düşünmek istiyorum. Bana göre Türkiye’nin en büyük kanayan yarası, engelli camiasıdır. Biz bu toplumun acı gerçekleriyiz. El birliği ile aşılmayacak sorun yoktur. Yeter ki görmezden gelinmesin bizim sorunlarımız” şeklinde konuştu.
Engelsiz yaşam onların da hakkı
Engelli vatandaşların ortak sorunlarını dile getiren Kardelen Engelliler Derneği Başkanı Halil Tongus, toplumun giderek duyarsızlaştığını, insana verilen değerin eriyip yok olduğunu, asıl engeli engelsizlerin oluşturduğunu, büyük bir üzüntüyle Gazetemiz Yazarı Melahat Karataş’a anlatarak, soruları yanıtladı.
DERNEĞİNİZİN KURULUŞ AMACI NEYDİ? AMACINIZA ULAŞTIĞINIZA İNANIYORMUSUNUZ?
En başta amacımız, ortopedik ve tüm engellileri kapsayan bir çalışma yapmaktı. Engelli arkadaşlarımızı eğitip, sosyal yaşama kazandırıp, aktif ve üretken bireyler yetiştirmek ana hedefimiz. Fakat amacımıza ulaştık mı? Hayır. Çünkü, her şey beklentilerimiz doğrultusunda olmuyor. En büyük sıkıntımız ise, bize engel koyan engelsizler. Şayet engel olunmazsa, biz her türlü engeli aşarız.
KAÇ YILLIK DERNEKSİNİZ? ÜYE SAYINIZ NEDİR?
2009 yılından bu yana aktif bir derneğiz. Aynı zamanda Kardelen Engelliler Derneğinin, kurucu başkanıyım. Ortalama 370 ile 400 arası üyemiz var.
NE TÜR PROJELERİNİZ VAR?
İlk proje olarak, dernek bünyemizde Türk Halk Müziği Korosunu kurduk. Seyhan Halk Eğitim Merkeziyle ortak hareket ederek, 15 kursiyerimizi mezun ettik. Yine engelleri aşmak adına, bir Avrupa projemiz oldu. 15 arkadaşımızı Hollanda’ya götürdük. Oradaki engelli vatandaşların sorunlarını dinledik, kendi sorunlarımızı dile getirdik. Birbirimizin dertlerine ortak olduk. Oradaki yaşanan sıkıntı oranı çok düşük, fakat bizde aynı durum söz konusu değil. Sorunlarımızı onlarla kıyasladığımızda,100 yıl gerisindeyiz Hollanda’nın. Mükemmel bir yaşam kalitesine sahip Hollanda’da ki engelli vatandaşlar. Bizim ülkemizde ise, biz daha doğru dürüst bir araca dahi binemiyoruz. Bin bir türlü sıkıntılar karşımıza çıkıyor. Yolda yürüyemiyoruz. Kaldırım sorunlarımız var. Bir bankaya gidip, para çekemiyoruz. Örneğin, bir belediye otobüsünün engelli asansörü bozuk olabilir mi? Ancak bazı şoförler bu konuda üşengeç davranıp, asansörü bozuk diyerek açmıyor. Böyle bir saçmalık olamaz! İşte biz böyle engellerle karşılaşıyoruz. Yani yaşam alanlarımızı, bazı engelsizler engel koyarak daraltıyor. Büyük Şehir Belediye Başkanımız Sayın Hüseyin Sözlü’den, bu tür sorunlara çözüm ve kendisinin desteklerini bekliyoruz.
ŞU AN Kİ ÇALIŞMALARINIZDAN DA BAHSEDERMİSİNİZ?
SODES, (Sosyal Destek Kalkınma Projesini) kazandık. 45 engelli ve ailelerini, üç daldaki kurslarımızdan mezun ettik. Birinci dalı, bilgisayarlı destekleme muhasebe. İkinci dalı, yaşlı hasta ve engelli bakımı. Üçüncü dalı da, el sanatları ebru sanatı kursumuz oldu. Yaklaşık 5 buçuk ayda, bu kursiyerlerimizi sertifika vererek mezun ettik. Seyhan Kültür Merkezi ile 12 Ekim’de basın eşliğinde bir panelimiz oldu. Resmi kurum ve kuruluşlarla bu sevincimizi paylaştık. Şu an bir projemiz daha var.Yine üç dalda olacak. Bilgisayar destekli muhasebe.Tıp Sekreteryası kursu gibi hazırlıklarımız var. Onaylanırsa, hemen bu alanlarda kursiyerlerimize eğitim vereceğiz. İnşallah olumlu bir yanıt gelir ve bu sevincimizi kırmazlar diye ümit ediyoruz. Özellikle yaşlı hasta bakımı dalında yaşanan eleman sıkıntısını, biz engelli kursiyerlerimize istihdam oluşturarak tamamlamak istiyoruz.
DERNEK İHTİYAÇLARINIZI NASIL GİDERİYORSUNUZ? FİNANSAL DESTEĞİNİZ VAR MI?
En çok bu konuda sıkıntı yaşıyoruz, bu bizim çok ciddi sorunlarımızdan biri. Çünkü, yasal olarak bize söylenen şu, “bağış toplayın, üye aidatı alın” Fakat üye olan arkadaşlarımız zaten engelli. Üç ayda bir, engelli maaşı alıyorlar. Bu insanlar zaten asgari ücretin çok altında aldıkları maaşla, faturalarını mı yatırsın? Kirasını mı yatırsın? Bakkal borcunu mu versin? Çoğu zaman biz dernek ihtiyaçlarını kendi cebimizden karşılıyoruz. Çünkü bu dernek bizim için çok önemli. Aramızda genç arkadaşımız oldukça fazla. Bu tür dernekler olmazsa, bu arkadaşlarımız kötü insanların emelleri için birer kurban. Zorla dilendirilip, her türlü kötülükle karşı karşıya gelebilirler. Uyuşturucu mafyalarının maşası olabilirler. Şiddete maruz kalabilirler. Derneğimiz bizim ikinci evimiz, okulumuz, rehabilite merkezimiz. Biz burada kendimizi güvende ve huzurlu hissediyoruz. Ayakta kalmak için mücadelemize devam edeceğiz. Geçen yıl 3 buçuk milyar, kendi cebimden ödemek zorunda kaldım. Bazı iş adamları destek oluyor zaman zaman. Ancak gelen destek çok düşük, duyarlı vatandaşlarımızın derneğimize desteklerini bekliyoruz. Biz kapı kapı gezip, dilenci statüsünde yardım toplamayı kendimize yakıştıramıyoruz. Ancak, toplumumuzun da kendisine yakışanı yapması lazım, bu bir insanlık borcu. Yerel yönetimler ve duyarlı iş adamlarımız bizi unutmasınlar. Dernek binamız için çok yüksek kira ödüyoruz, çünkü yerimiz mecburen merkezi bir yerde olmak zorunda. Faturalar, diğer giderler, belimizi bükmüş durumda. Borçlu dernek olur mu? Biz borçlanıyoruz. Hiç birimiz engelli olmak istemeyiz. Ama unutmamak gerekir ki,” Her birey engelli adayı” Bizler sizlerin desteğiz ile güçlüyüz, bunu unutmayın.
ENGELLİLERİN EN BÜYÜK SORUNLARI NELER? NE TÜR ÇÖZÜMLER BEKLİYORSUNUZ?
En büyük sıkıntılarımızdan biri de, aldığımız maaş. Örneğin ben üç ayda, 850 TL maaş alıyorum. Bazı rapor derecesi yüksek olan arkadaşlarımız, 1200 -1300 civarı alıyor yine üç aydan, üç aya. Düşünün bir insan günümüz şartlarında bu rakamlarla nasıl geçimini idame ettirebilir? Bizim en büyük beklentimiz, maaşlarımızın aylık şeklinde ödenmesi ve iyileştirilmesi. Biz şu an asgari ücretin üçte birini alıyoruz. Bu konuda iyileşmeye gidilirse, kısmen de olsa biraz rahatlarız. Ayrıca kaldırımlar büyük sorun. Sürücüler kurallara uymuyor. Buna yetkililerin bir araya gelerek, çözüm getirmesi lazım. Örneğin, arkadaşlarımız bankadan maaşını almak için gittiğinde, kaldırım engeliyle karşılaşıyor ve yardım istediği kişi tarafından parası alınıyor. Biz bu sorunlarla da karşılaşmak istemiyoruz. Birde sosyal bir alan istiyoruz. Mesela Merkez Parka giden bir engelli, güneşimi seyretsin? camiyi izleyerek mi zaman geçirsin? Bize üretebileceğiz alan tahsis etsinler. Adana’da 4 binin üzerinde dernek var. Ancak bunların hepsi engelli değil. “Bizler toplumun kanayan yarasıyız” Özellikle engelli derneklerine küçük de olsa yer tahsis etseler, biz burada engelli arkadaşlarımıza istihdam alanı oluşturarak, toplumsal soruna katkı sunmuş oluruz. Düşününki bu yıl 7 milyar, kira ödeyeceğiz. Gelirimiz yok, günümüz geçti ödeyemedik, çözüm bulamıyoruz. Bize geçici çözümden ziyade, yetkililerin kalıcı çözüm bulması lazım. Bir dernek binasına sahip olmak, biz engellilerin önünü açacaktır. Ben bir başkan olarak gideri değil, vereceğim kaliteli eğitimi düşünmek istiyorum. Bana göre Türkiye’nin en büyük kanayan yarası, engelli camiasıdır. Biz bu toplumun acı gerçekleriyiz. El birliği ile aşılmayacak sorun yoktur. Yeter ki görmezden gelinmesin bizim sorunlarımız.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












