• BIST 77.779
  • Altın 128,105
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 25 °C

Er Musa'nın hikayesi

04.08.2015 06:05
Er Musa'nın hikayesi
Emin Elmacı yazdı

Siz ER MUSA’nın hikâyesini bilir misiniz? 

Bugün size İngilizlerle aramızda geçen küçük ve fakat ibret dolu bir olaydan söz edeceğim: Olay Kuşadası’nda geçer. Geçenlerde gittiğim Kuşadası’nda dost sohbetinde yeniden gündeme geldi. Sınırlarımız içine girilip binbaşımızı, astsubaylarımızı ve uzman çavuşlarımızın ŞEHİT edildiği şu günlerde ER MUSA’nın hikâyesi önem kazanmaktadır. 
1934 yılının Temmuz ayı... İngiltere’nin Akdeniz filosu, Ege’de dolaşırken dört İngiliz askeri tekneyle Kuşadası’nın Dipburun yöresindeki Kanapiçe Koyu’na yaklaşırlar.. Deniz sınırlarımızı artık askerlerimizden oluşan Gümrük Muhafaza Alayları korumaktadır. İngiliz Denizciler karaya çıkarken Dipburun Karakol eri Balıkesirli ER MUSA, “Dur! Teslim ol!” diye uyarır ama İngiliz askerleri bu uyarıyı dinlemeyip kaçarlarken Balıkesirli Er Musa tüfeğinin tetiğini arka arkaya çeker. İngiliz subaylarından birisi hayatını kaybeder. Diğeri de yaralanır.
Kuşadası Kaymakamı Dilaver Argun Ankara’yı bilgilendirir. Ankara’dan talimat gelmesi beklenirken, bir İngiliz savaş gemisi Kuşadası Limanı’na demirler. 2 İngiliz subayı karaya çıkıp, Kaymakamın makamına gider. Kaymakamdan askerlerin hesabını sormaya çalışır. Burnu büyük İngilizler öfkelidir. ESKİ Osmanlı Türkiyesinde daha evvel istedikleri gibi bu sularda gezen İngilizler, daha yeni kurulmuş bir devletin askerinin “asil ve güneşin batmadığı imparatorluğun askerini” nasıl öldürdüğünü anlamış değildir. Ve onlara göre bu olacak şey değildir. İstedikleri gibi bu topraklarda at koşturup istedikleri topraklara ayak basmaya alışmışlardır 1838’den beri… 
Donanmamız bu sulara gider taziyelerini bildirir Kaymakam da “Türk sularına izinsiz girilmesi nedeniyle görevin yapıldığını” bildirir. İngiliz asker için gerekli tören yapılır ama ESKİ Osmanlı Türkiyesinde konsolosluk bahçesine bir çocuğun erik düşürmek için attığı taşı bile sorun eden ve devletten tazminat ile çocuğun okulunda özrünü bile elde edebilen İNGİLİZLER kızgındır ve ısrarcıdır. 
“Er Musa kesinlikle cezalandırılmalıdır ve TAZMİNAT verilmelidir…”
Diplomatik baskı kurulur hatta daha büyük bir donanmayla Kuşadası kıyılarına gelmeye karar verirler.
Alışmışlardır ESKİ OSMANLI TÜRKİYESİNE
Ama artık YENİ TÜRKİYE vardır hem de sözde değil uygulamada…
Atatürk bu olayı öğrenir öğrenmez tam da İsveçlilerin dediği gibi “ Atatürk gibi düşünüp Atatürk gibi kararını hızla verir” Cevat Abbas’a Ankara’ya iletilmek üzere “Türk askeri, kendisine düşen vazifeyi yapmıştır” der ve Bolu’dan ayrılır. 
Verdiği emir şu dur: "Görevini yaptığı anlaşılan Türk eri Balıkesirli Musa, yerinden alınamaz ve cezalandırılamaz. Gerekirse Musa için İngiltere ile savaş göze alınır. Şimdi Ankara'ya hareket ediyorum. Ege’de kısmi seferberlik emri veriyorum."
Hükümet ise Kaymakam Dilaver Ergun’a bir takdirname ve para ödülü gönderir. Bu arada. Ege bölgesindeki birlikler kısmi seferberlik durumuna geçirilir. İzmir Müstahkem Mevki Komutanlığı birlikleri, Balıkesir’den 2. Kolordu ile Afyon’daki 1. Kolordu bölgeye doğru yola çıkar! 
Yani ER MUSASI için Yeni Türkiye Cumhuriyeti kararını vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yöneten iktidar, “Er Musa için” dünyanın ‘kabadayısı’ İngiltere ile gerekirse savaşacaktır! 
“YENİ” kavramı öyle “ben dedim oldu” diye olunmaz.
YENİ TÜRKİYE 1923 sonrasıdır ve HAKKINI da verir. 
Bu hak, bir tek ERİ için “güneşin batmadığı imparatorluk” ile savaşı göze almaktır.
Birkaç ay önce çarşıya çıkan astsubayını arkadan vurarak öldürenlere o an dersinin verilmediği ülke YENİ TÜRİYE değildir. Olsa olsa Osmanlı’daki ESKİ TÜRKİYE’nin GERİ GELİŞ çabalarıdır o kadar. 
1934 Kanapiçe koyundaki olay İngiliz elçisine anlatılırken; 
Türkiye Cumhuriyeti’nin TEMELİ 
“İngiliz askerlerinin bağımsız bir devletin topraklarında ne işi vardır” a dayanır... 
“Aman İngilizler bir şey der, barış bozulur, halkın bize vereceği OYLAR gider” DEĞİLDİR…
Bu olayda asker de görevini yapmıştır; hükümet de! 
Bu olay Atatürk Cumhuriyetinin gururudur!
Artık Türk kıyılarına öyle el kol sallanarak rahatça girilemeyeceği; 
Türk askerinin tekinin bile, hele de görevini yapıyorsa çok önemli olduğu; vurgulanmıştır.…
Ama bir de şu öğrenilmiştir.
Mustafa Kemal Türk milletinin ONURUDUR ve gerekirse ERİ için, Türk milletinin onuru için savaşı bile göze alabilmektedir..
DÜNYA LİDERİ işte böyle olunuyor….
Mustafa Kemal, boşuna DÜNYA LİDERİ ve “TEK ADAM” olmuyor. 
Anlaşılıyor değil mi? 

 

Yard.Doç.Dr Emin Elmacı

DEÜ.Atatürk İlkeleri İnkılap Tarihi Enstitüsü 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim