• BIST 77.779
  • Altın 128,216
  • Dolar 2,9858
  • Euro 3,3067
  • Adana : 33 °C
  • İzmir : 36 °C
  • Ankara : 31 °C

Ergün Babahan'dan Şok Yazı!

09.11.2013 14:14
Ergün Babahan'dan Şok Yazı!
Arınç da darbeci ilan edilir şimdi!

Bülent Arınç’ı ta İzmir’den, Yeni Asır’daki muhabirlik günlerimden tanırım. Hukukçu kimliğine, vicdan sahibi kişiğine saygı gösteririm. Arınç, namuslu, beyefendi bir adamdır, onun için doğru bilmediğine, inanmadığına ‘‘Hayır’’ der.

Bülent Bey, Başbakan Erdoğan’ın Kızılcahamam toplantısında kız ve erkek öğrencilerin birlikte oturduğu evlere düzenleme yapılacağını söylediğine ilişkin haberleri Hükümet Sözcüsü olarak yalanladı. Yani, açıklamayı herhangi bir bakan veya hukukçu olarak değil, Hükümet Sözcüsü olarak yaptı.

Ancak Başbakan Erdoğan, ertesi gün kameralar önüne çıkarak ‘‘Ben sözümün eriyim’’ diyerek sadece Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç’ı yalanlamakla kalmadı, bir bakıma aşağıladı. Mesaj, Başbakan Erdoğan’ın ‘‘Sözünün eri olmayanlar’’ olarak değerlendirdiği partilileri hedef alıyordu belli ki.

Bülent Arınç’ın bu hamleyi sindirmesi kolay değildi. Vicdan muhasebesini yaptıktan sonra TRT’ye çıkıp şunları söyledi:

‘‘Ben sadece bir bakan değilim, benim özgül bir ağırlığım var. Benim yıpranmamam lazım. Hiçe sayılmamam lazım. Birilerinin kum torbası haline getirilmemem lazım.’’

Başbakan Erdoğan’a da seslenen Arınç, "Başbakan ile hükümet sözcüsü arasındaki çelişkinin sorumlusu ben değilim. Bu çelişkinin izah edilmesi  dün, bugün, yarın kendisinden beklenir. Bence de çok doğru olan düşüncelerini Başbakan bugün, yarın açıklamalı" dedi.

Başbakan Erdoğan’ın tavrı ilk günkü gibi kaba ve sert oldu. Arınç’ın sözlerini AK Parti’nin resmi sitesinde sansürlü yayınlattı, kendisine yönelik eleştiri ve resti siteye koydurmadı.

Erdoğan’ın son dönem tavrının AK Parti’nin gerçek muhafazakar-demokrat kesimini rahatsız ettiği ortada. Giderek tek adamlığa dönüşen, yalakaları ön plana çıkaran sistem öfke yaratıyor. Sadece Başbakan Erdoğan’ın doğru-yanlış her dediğine alkış tutarak koltuk kapanlar, yıllardır bu mücadelenin içinde olan demokrat kanalda infiale yol açıyor.

Arınç, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, yıllar önce merhum Necmettin Erbakan’a, yerine Recep Tayyip Erdoğan gelsin diye bayrak açmamıştı.

Onlar, sadece daha demokratik bir Türkiye peşinde değildi, daha demokratik bir parti işleyişi arzu ediyorlardı. AK Parti’nin kuruluş aşamasında bunu başardılar da. AK Parti’de Erdoğan liderdi ama Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener gibi isimler özgül ağırlıklarıyla siyaseti belirleme gücüne sahipti.

Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesi, Şener’in tasfiyesi dengeleri değiştirdi. Üst üste gelen 3’üncü seçim zaferi, güç sarhoşluğu yarattı, parti ve hükümet tek kişinin kaprislerine göre yönetilir oldu.

Arınç, öğrenci evlerine müdahaleye karşı çıktı çünkü bir hukukçu olarak bunun anayasa ve hukukun temel ilkelerine ters düştüğünü biliyordu, bir siyasetçi olarak ise bu uygulamanın 28 Şubat’ın baskıcı düzenlemelerinden farkı olmadığını görüyordu.

Bülent Arınç bir Bekir Bozdağ değildi…

Sonunda tavrını ortaya koydu.

Gazetecilere yerli-yabancı demeden, olur olmaz her ortamda fırça atan, bakan tokatlama, fırçalama hikayeleri ayukka çıkıp yalanlanmayan, grubunu el indirip-kaldırma makinesi olarak gören ve partisi içinde eleştirel hiçbir çıkışa katlanamayan Erdoğan’ın bu resti sindirmesi kolay değil.

Sindirmesinin tek yolu, yerel seçimlerde bir çatlak görüntüsü çıkmamak olabilir.

Ama, bir kırılma noktasına gelindiği kesin.

Arınç’ın hükümetten ayrılması AK Parti’de bir çöküş süreci başlatır diye sevinenler yanılır. Erdoğan, hem teşkilatta, hem seçmen nezdinde tek adam. Şu anda Erdoğan’dan başka kimsenin ayrılması AK Parti’yi zayıflatmaz.

Ama herşey böyle başlar.

Erdoğan’a doğruları söyleyecek kimse kalmaz, parti giderek gerçeklerden kopar.

Medyadaki kalemşörler şimdi Bülent Bey’i yaylım ateşine tutar herhalde. Yakında iktidara yakın kalemlerden Bülent Arınç’ın da darbecilerle temas ettiğine ilişkin yorumlar okursanız şaşırmayın.

Tek adamlığın sonu, etrafın herşeye evet diyen dalkavuklarla dolu olmasıdır. Dalkavuklar bazen rakı masasında olur, bazen de cami avlusunda.

Tek çare, eksiksiz ve tam demokrasidir. Muhafazakar kesimdeki kavga 2’nci demokrasi hamlesi için kavgadır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Tutuklanan savcının ev ve ofisinden 22 tabanca çıktı21 Temmuz 2016 Perşembe 16:26
  • Fidan Erdoğan'a neden bilgi vermedi21 Temmuz 2016 Perşembe 12:52
  • Bayrak satışı patladı21 Temmuz 2016 Perşembe 09:56
  • Bu vatan Astsubay Ömer Halisdemir'e minnettar20 Temmuz 2016 Çarşamba 12:05
  • İlk tutuklama Şırnak'ta16 Temmuz 2016 Cumartesi 17:10
  • Uludere'de sokağa çıkma yasağı13 Temmuz 2016 Çarşamba 11:06
  • Şemdinli’de hain tuzak: 4 şehit10 Temmuz 2016 Pazar 14:26
  • Giresun'da helikopter düştü!05 Temmuz 2016 Salı 18:54
  • Zehra Çilingiroğlu tatile çıktı05 Temmuz 2016 Salı 15:14
  • Tunceli- Elazığ karayolunda askerlere bombalı saldırı04 Temmuz 2016 Pazartesi 12:26
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim