Eski Kalaycılar Bardak Oldu

Yıl 1997 benim Ankara Batıkent’e oturduğum zamana tekabül ederki, şu günlerde yaşadığımız,tencere-tabak korosu ol zaman yüksek bir tempo ile tencereleri tabakları döver ve yıpratırlar idi,sonradeforma olan bu çanak,çömlekler o zamanın çok gözde bir mesleği olan kalaycılar tarafından yüksek mertebe ve yoğunluktaki ateşlerde pişirilip deforma olan kap-kapacak,bir güzel yenilenir,pırılpırıl,ışıl ışıl bir alet edavata dönerdi.
Ol zaman ki bu kalaycılık itibarlı bir meslek olduğundan itikadınız olsun her köşebaşında bir kalaycı vardı.Hatta hiç ummadığınız ve meslekle ilgisi olmaz dediğiniz bir çok kişi kalaycılık işi yapardı…
Olayı abartıp tüm malını mülkünü ünvanını rütbesini kalaycılık işine yatıranlar vardı…
Bunların kimi profesördü,kimiYüce Devlet-i Alinin en yüksek mertebelibürokratıydı,kimi peygamber ocağının baş komutanı ,kimi mülkün temelini sağladığını söyleyen cübbelilerdi.Ortak özellikleri kalaycı olmalarıydı,ortalıkta ne kadar yıpranmış ve yamulmuş,kap varsa onları ışıl ışıl yaparlardı.
Diğer yandan bu kalaycılık mesleği esasen Gelir Vergisi Kanununda “Vergiden Muaf Esnaf” sayılmasına rağmen bu iş o denli yüksek montanlı yapılıyor idi ki yine aynı kanunda sayılan birinci sınıf ve ikinci sınıf tüccar tabirini bilem geride bırakıyordu.
Sanki duyuyor gibiyim,birader ne diyorsun açık konuş der gibisiniz,
Adana Erkek Lisesinde’ki Edebiyat hocamın hiç unutabadığım bir cümlesi vardı.
“Oğlum lafın açığı aptala söylenir.”
Demem o ki gereksiz yere mutfak demirbaşlarını yamultmayın,eskiden sizi duyup hemen bakım onarım işi yapan her köşebaşında bir kalaycı vardı.Mesleğin getirisinden mi yoksa Gelir Vergisini hakikaten bilen birinin kanunu bi hakkın uygulayıp,heyhay bre bu işler vergiden muaf değildir,yerine göre birinci sınıf veya ikinci sınıf tüccar olarak mükellefiyet tesis ettirmeniz gerekir dediğinden midir nedir bilinmez ama artıkın o kalaycılar yok ortalıkta yani herkes kayıtlı mükellef, kayıt dışı yok artık,
İki yanlış bir doğru etmez…
-Başbakanın fevri çıkışları yanlıştır,bir başbakan böyle dikta söylemlerden kaçınmalıdır,polis orantısız güç kullanmıştır,lakin bütün bunlar oldu diye neredeyse demokrasiyi askıya alacak kadar ileri gitmek helede bu memleketi bütün dünyaya 3.dünya ülkeleriyle aynı katagoriye alıp i “Türk Baharı” diye dünyaya lanse etmek bu işe katkı sağlayan her kesin boynunda kocaman bir vebal olarak asılı kalacaktır.Bi düşünün her seçim öncesi böyle bir nümayiş çıkıyor ve hakedilmeyen bir siyasi çıkıyor.Herkes saflarını sıklaştırma derdinde…
Ha birde % 20’nin peşine takılıp neden takıldığınızı bilmeme gafilliğinden de vazgeçin.
Demem o ki eski kalaycılar bardak oldu….yormayın kendinizi….
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecekYüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, Atakent Mahallesi'nde inşaatı devam eden ve Yüreğir'in en büyüğü olacak parkın adının '15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Parkı' olacağını söyledi.
Şahin Alpay gözaltına alındıFETÖ/PDY soruşturması kapsamında gazeteci-yazar Şahin Alpay Beşiktaş'taki evinde gözaltına alındı.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












