• BIST 77.952
  • Altın 128,689
  • Dolar 2,9502
  • Euro 3,3009
  • Adana : 34 °C
  • İzmir : 34 °C
  • Ankara : 33 °C

Eski ve samimiyet

24.06.2016 06:00
Eski ve samimiyet
Talat Özyürek yazdı

“Nerede o eski günler?”

Konuya böyle başlayıp da hayıflanmayan az insan gördüm. Oysa bunu konuşanlarla aynı safhayı yaşadım. Eski deyince neyi kastettikleri iyi kötü anladığımı sanıyorum...

 

Eski, köylerin çoğunda elektriklerin olmadığı zamandı…

Eski, gideceğiniz köye bir araç kalkardı ve siz bir günün bütün programlarını aracın kalkış saatine göre yapıldığı dönemdi…

Evet, dimağıma çok sık takılır… Biz eskinin neyini özlüyoruz…

Fakirliğini mi? Yokluğunu mu? Yoksulluğunu mu?

Eskiyi özleyenlere bakıyorum, yaşamları zorluklar ve yokluklar içinde geçen insanlardır…

 

Bu insanlar, şimdi lambaları ışıl ışıl yanan evlerinde oturuyor ama gaz lambasının bile lüks sayıldığı eskiyi özlüyor.

Ben kendi hayatımdan da biliyorum…

Annem, bütün anneler gibi, radyonun üzerini işlemeli bir tülbent ile örterdi. (Ama o tülbent çoğunlukla kendi işlediği olurdu. Belki de bu yüzden çok değerliydi.) Radyo belirli saatte açılır, Zeki Müren’i Safiye Ayla veya Müzeyyen Senar’ı dinlerdik. En fazla Özay Gönlüm’ü severdim. Bu insanların yüzlerini çok merak ederdim. Zaman zaman birkaç gün sonra elimize geçen gazetelerden hatırladığımız kadarı ile yüzleri hakkında fikir sahibi olurduk.

O yılların nadir eğlencelerinden biri radyoda “arkası yarın” programlarını dinlemekti. Türkiye’ye ve dünyaya mal olmuş birçok eserin radyo tiyatrosunu dinlerdik…

 

İnce Memet’leri, Don Kişot’ları, Kodin’i, Yaprak Dökümü’nü, Çalıkuşu’nu… Cibali Karakolu’nu…

Radyonun başında hıçkırıkla ağlayan veya içten kahkaha atanlar hala hayalimdedir.

Hatırlayın, kullanmadığımız eşyalarımız olurdu. Evin, misafirleri ağırladığımız annelerimizin neredeyse kutsiyet atfettiği salonu olurdu… Salondaki büfeye dokunmak, açmak, içindeki eşyaları kullanmak neredeyse günahtı? O kullanmadığımız cıncık, boncuk her gün silinir, temizlenirdi. Bu büfeler bir anlamda evlerin özeliydi.

 

O dönem fakirlik mi kıtlık mı?

Yokluk mu? Yoksulluk mu?

Zorlu yıllardı… Ama yine de hepimiz o yılları özlüyoruz…

Şimdi evimizde son teknoloji buzdolabımız var ama tel kafesi ağaca astığımız günleri özlüyoruz.

Hakikaten bir neyi özlüyoruz?

Yokluk, fakirlik özlenir mi?

İnsan sıkıntıya, zorluğa hasret duyabilir mi?

Esasında insanlık, sıkıntıya, zorluğa, fakirliğe hasret duymaz. Duymuyor…

Özlediğimiz bunlar değil:

İnsanlar, ekonomik şartların verdiği imkânlarla bir takım şeylere kolaylıkla sahip olurken, samimiyeti kaybetti.

Ve zannediyorum ki biz eski’yi değil o samimiyeti şiddetle özlemekteyiz.

Teknoloji ve “modern” diye tarif ettiğimiz yaşam, bizlere birçok şey sundu. Sunmaya da devam ediyor.

Yaşam bize bir takım kolaylıkları ile gelirken, bizden telafisi güç özelliklerimizi de alıyor.

Sanki bu kolay yaşam karşılığında “samimiyetimizi” vermek zorundaymışız gibi…

 

Oysa ekonomik şartların getirdiği kolaylıkları paylaşırken, karşılığında bedel olarak samimiyetimizi kurban etmek zorunda değiliz.

Her şeyden önce biz insanız ve toplumda birlikte, bir arada yaşamak zorundayız.

Bir insanın sahip olabileceği en büyük ve en önemli servetlerden biridir samimiyet.

Onu vererek elde ettiğimiz her türlü imkân bize pahalıya mal olacaktır.

Belki şuur altımızda bu tehlikeyi sezdiğimiz için, eskiyi yani samimi olduğumuz dönemleri özlüyoruz.

Bence esas özlediğimiz, o samimiyettir.

 

Ve bu duygularla maalesef ben de hayıflanarak “Nerede o eski günler?” demekten kendimi alamıyorum.

 

                                                                                     Sevgi Saygı Dua İle…

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
adana
25 Haziran 2016 Cumartesi 14:44
14:44
neoldu yorumlarımızı bugünde yayınlamamışsınız. adana medya dogruları yayınlayın
adana
24 Haziran 2016 Cuma 18:13
18:13
yorumumuzu paylaşmamışsınız
adanalı
24 Haziran 2016 Cuma 12:24
12:24
eski dostlarını, parayı bulunca unutan birimi söylüyor bunları.tek dogru lafın.evet samimiyet bitmiş. seninde
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim