• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

"Etnik Çatışmaları Özerklik Modeliyle Çözmek" -2

21.10.2015 07:10
Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

DEMOS: Provakatif olacak ama ulus devletlerin azınlıkların temsiliyetine yönelik bir takım düzenlemeler yaptıklarını söyleyebiliriz. Kültürel ‎özerklik modellerinin liberal temsiliyetten farklı olarak başardığı ne var?

Dr. Ephraim Nimni: Bireylerin bağımsız olmasını sağlayan ve fakat bireyler arasındaki farklılıkları görmeyen bir insan, bir oy prensibi temel sorundur. Bu ‎prensip, bireyler arasındaki farklılıkları tanımaz, çünkü bireyler arasında ve birey ile devlet arasında ara bağlantıları yoktur. Sistem çok oy ‎alanın kazanması ve yönetmesi temelinde geliştiği için, bir azınlık topluluğa üye insanlar, az olduklarını hissettikleri için kendi seslerinin ‎duyulmadığını düşünürler.

O halde burada kaçınılmaz bir sorun var, mevcut temsiliyet sistemi azınlıkların kendilerini temsil hakkını garanti ‎etmiyor. Az önce bahsettiğimiz gibi bireysel temsiliyet üzerine kurulu olduğu için diyebiliriz ki, liberal demokratik sistemlerdeki demokrasi ‎eksikliği, ulusal azınlıkların temsiliyet meselesini halledemiyor.

Bu sorun tüm memnuniyetsizliklerin, aynı zamanda ayrılma ve kendi ‎kaderini tayin hakkı talebinin kalbinde duruyor. Bu sorun çözülmedikçe, mesele daha da genişleyecek ve yönetilemez hale gelerek ‎düşmanlıkları büyütecektir.

Bu başka bir soruyu beraberinde getiriyor. Birçok azınlık kendi haklarının korunmasının; ayrılma ve gerçek anlamda kendi ‎kaderini tayin hakkının yolunun sadece ayrı bir devlet kurmak ya da en azından bölgesel özerklik elde etmekten geçtiğini düşünüyor. ‎Kültürel özerkliğin vaat edip de bağımsız devletin vaat edemediği şey nedir?‎

Genellikle azınlıklar karışık bölgelerde yaşıyorlar. Bir bölge ayrıldığı zaman – ve aslında dünyanın bu tarafında bu tarz deneyimler ‎oldukça fazla – ayrılan bölgeden kitlesel göçlere sebebiyet verirsiniz. Liberal demokrasilerde bile ulus devletin etnik kimlik yapısına ‎uymayan azınlık gruplarını her zaman etnik temizliğe uğratma gibi bir eğilim var. Bir başka deyişle, düşündüğümüz şey daha fazla temsiliyet ve katılıma izin veren demokrasi ‎düşüncesini genişletmek.

DEMOS: O halde dediğiniz şey, kültürel özerkliğin temel olarak demokrasinin genişletilmesiyle bağlantılı olduğu.‎

Dr. Ephraim Nimni: Evet, kesinlikle. Bu olmadan çalışmaz. Görüyorsunuz, liberal devletlerin organize edilmesi, liberal temsiliyet düşüncesi üzerine kurulu olduğu ‎için bireysel hakların ihlali yaşanmadan ancak azınlıkların ayrımcılığa uğradığı bir durum ortaya çıkıyor. Örneğin, devlet tek taraflı olarak ‎azınlıkları gözden düşürerek seçim bölgelerinin nasıl şekilleneceğine karar verebilir, ancak azınlıklar hala kendilerini ifade etme hakkına ‎sahiptirler.

Talep edip tartışabilirler ancak niceliksel yapılarından dolayı- çünkü azınlıktırlar, onları sayabilirsiniz- her zaman ‎kaybedeceklerdir bu durumda. Liberal demokrasilerin temsiliyet eksikliği yaşadığı nokta burasıdır. Bizim üzerinde çalışıyor olduğumuz şey, ‎bireylerin ve toplulukların temsiliyetine izin vererek demokrasiyi genişletmektir, azaltmak değil.‎

Burada önemli olan temsiliyettir. Dolayısıyla onlar devletin nasıl organize edileceği konusundaki merkezi tartışmalara katılabilirler. En ‎başarılı örnek Kuzey İrlanda’dır. Kuzey İrlanda parlamentosunda bireylerin çoğunluğu prensibi yoktur, bilakis iki topluluğun çoğunluğu ‎olmak zorundadır. Bu temelde, her iki topluluk söyleyecek sözleri olduğunu hissediyor. Bu sayısal bir mesele değil. Çünkü eğer bu bir sayısal ‎sorun olsa, geniş olan etnik topluluktakiler her zaman kazanacak ve küçük olan kendisini sürekli olarak ayrımcılığa uğramış hissedecek. O ‎halde bu sürekli değişen temsiliyet yöntemiyle ilgili bir şey. Demokrasiyi sadece bireysel temsiliyete izin veren değil, topluluk temsiliyeti ‎bağlamında genişletiyoruz.

Evet, bu devam eden bir süreç. Azınlık grupları doğası gereği devamlı olarak değişir ve yön değiştirirler.

DEMOS: Bölgesel siyasal özerklik ile kültürel özerklik arasında tam anlamıyla nasıl bir fark var, özellikle Kürtleri düşündüğümüzde?

Dr. Ephraim Nimni: Türkiye’deki Kürtler örneğin, nüfusun çoğunluğunu oluşturdukları belirli bölgelerde yoğunlaşmış durumdalar. O halde eğer bölgesel özerklik ‎olursa, nüfusun çoğunluğunu oluşturdukları için problem yok. Ancak diğer yerlerde nüfusun azınlığını oluşturuyorlar. Eğer doğru ‎anladıydsam, İstanbul’da iki milyon Kürt var. Şimdi, siz İstanbul’daki Kürtler için bölgesel özerklik öneremezsiniz, çünkü orası bir şehir. ‎Bunu yapamazsınız. Kenti bölerek burası Kürt bölgesi, şurası Türk bölgesi diyemezsiniz. O halde tek yol temsiliyet biçimini değiştirmektir. ‎Temsiliyeti bölgelere ayırarak sağlamaktansa, temsiliyeti topluluklar üzerinden sağlayabilirsiniz. Topluluklar seçim yoluyla kendi ‎temsilcilerini seçerler ve seçilen kişiler topluluğu yönetir.‎

Bu eski bir model. Bu model, yüzyılın başlarında, Avusturya İmparatorluğuna bunu uygulamak isteyen Avusturya sosyalistlerinin ‎döneminden geliyor. Onlar oldukça kapsamlı bir model geliştirdiler. Bu modeli, genişletilmiş ve geliştirilmiş olarak çağdaş Kürt yazarların ‎düşüncelerinde görmek beni şaşırttı. Bu ilginç bir durum çünkü bu modelin daha önce ortaya çıktığına dair çok az bir bilgi var.‎

DEMOS: Kürt Hareketi’nin önerdiği Demokratik Özerklik modelinin umut vaat eden bir model olduğunu düşünüyor musunuz?

Dr. Ephraim Nimni: Çok umut vaad ediyor, sadece Türkiye için değil, dünyanın diğer bölgeleri için de. Eğer bu model Türkiye’de işlerse dünyanın farklı ‎bölgelerinde yaşayan başka topluluklar için de örnek olabilir, birçok çatışmayı dindiren bir rol oynayabilir. Eğer dünyadaki örneklere ‎bakarsak, en uzun süreli ve şiddetli çatışmalar tek bir bölgede yerleşik topluluklar arasında oluyor. Karşıtlıklar üzerinden yürütülen savaşlar ‎olduğunda çok düşük bir uzlaşma zemini sağlanıyor, çünkü birinin başarısı diğerinin kaybı olarak görülüyor.‎

DEMOS: Demokratik özerklik modelinin sadece Kürtler için değil, ülkede yaşayan diğer azınlıklar için de çözüm olabileceğini düşünüyor ‎musunuz?

Dr. Ephraim Nimni: Bu model, liberal ulus-devletin yaratmış olduğu demokratik eksiklikleri gidermek için bir çözümdür. Demokratik temeller genişletilmeli, ‎sadece bireylerin temsiliyeti değil, toplulukların da temsiliyeti sağlanmalı.‎

DEMOS: Çalıştaya geri dönecek olursak, sözünü ettiğiniz farklı tipte modeler burada tartışıldı mı?

Dr. Ephraim Nimni: Evet, bu modeller başarılı bir şekilde tartışıldı ve çok sayıda insanın, aynı zamanda Kürt bölgesinde çalışanlar kendi deneyimlerini paylaştılar. Dünyanın farklı bölgelerinden insanlar geldi. İspanya’dan, Kuzey İrlanda’dan aynı şekilde insanlar ‎deneyimlerini ifade ettiler. Ve burada dünyanın birçok bölgesinde benzer sorunların yaşandığı hissiyatıyla ortak deneyimler yaratıldı. Bir ‎bölgenin kontrolünü ele geçirmek için karşılıklı savaşan insanları bir araya getirebilecek ihtimalleri sağlayacak modelleri nasıl bulacağımız ‎üzerinde çalıştık.‎

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim