• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Ankara : 24 °C

Ezik domateslerin onurlu kadınları

03.08.2014 11:00
Ezik domateslerin onurlu kadınları
Yener Ekinci yazdı

 

Bir hayalet gibi kapıdadır yalnızlık denilen şey. Çilingir marifetiyle kapımı zorla açtığı, mesken masuniyetimi  ihlal ettiği günden beri, tuz ruhunun yemeklere tat veren aromalı bir sodyum klorür çeşidi olduğunu sanan ben, asıl marifetini banyonun temizlik vakti geldiğinde, bakkal amcanın uzattığı emniyet kapaklı, plastik şişe ile öğrenmiştim. İnsan yalnız olunca, rutin ev işleriyle nikah kıyıyor aslında. Alışveriş yapanın olmayınca da çarşı-pazar dolaşarak ‘Her şey ateş pahası olmuş’ demek de sana düşüyor. İşte yine pazardayım.  -Dağılmaya yakın fiyatlar yüzde 25 daha ucuz oluyor- 

Kadının biri semt pazarının sonundaydı. Zaman akşama yaklaşmıştı, ben kadına yaklaştım. Ezik domatesleri yokluyordu kadın, iri camlı gözlüğüne değil, yumuşak ellerine güveniyordu besbelli. Pazarcı genç oralı olmadı, özgür bıraktı tezgahın üzerindeki salça olmaya meyilli domateslerin üzerinde gezinen elleri. Kadın beni gördü, ben ökselere takılmış bir kuşu gördüm. "Nasılsınız öğretmenim?" dedim, şaşırdı. Suçüstü yakalanmış bir mahcubiyetin içinde, ellerini domateslerin üzerinden çekti, yüzüme baktı.

Acımasız gerçeklerin hayata kurban ettiği nice kadından biri duruyordu karşımda, üstelik öğretmenimdi. Sahipsizliğin fiil çekimindeydi kadın. "Tanıyamadım" dedi. "Ben sizin ortaokuldan öğrencinizim" dedim, gülü solmuş bir zamanın gerisine taşıdım onu. Yüzümdeki sakala rötuş yapan gözlerinde, acılı bir gülümseme belirdi. "Tanıdım, o sensin" dedi. Pazarcı genç, rastlantı konulu bir filmi izliyordu sanki. Su gibi akan bir zamanın içinde, akıntıya kapılmıştı öğretmenim. Emekli olmuştu da, çaresiz bir zamanın koynunda bir başına yaşıyordu. Ayaküstü bir sohbetin duvarına yaslandım. Öğretmenime insan gibi bir yaşamı çok gören düzende, haksızlığın karekökünü kim hesaplardı? Öğretmenim sıfırı tüketmişti hayatın hesap defterinde. Ama politikacılar bol sıfırlı vaatlerin orta yerinde hayatın sefasını sürüyordu. Birilerine ballı börekli bir yaşam sunanlar, öğretmenlere ezik domatesleri layık görüyordu. İçi yanıyordu öğretmenimin. "İyi akşamlar evladım" dedi, sohbeti kesti. Bir mum kendini üfledi sanki. Uzattığı elini aldım, öpüp başıma koydum. Sessiz bir titreyişle elini çekti ve arkasını dönüp küçük adımlarla pazarın sonundan karanlığa karıştı. Sol yanıma bir bıçak saplandı. Bizim masallarımızda giden geri dönmezdi. Politikanın zalimlerince her gün dövülen, hırpalanan öğretmenim, dönüşü olmayan bir yolun yolcusuydu artık. Onlar ezik domateslerin onurlu kadınları olarak masallarda yaşıyor. Büyüyen Türkiye'de.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim