Farklı bir açıdan, bir ayın düşündürdükleri..
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
fatih
01 Mart 2012 Perşembe 16:08
sabır güzeldir...
sabır güzeldir..beklemekte güzeldir..
senanur
28 Şubat 2012 Salı 23:20
hz.zeynebin sabri
Kerbela çölünde yaşanan olaylar Hz. Zeynep (ona selam olsun) için oldukça zor geçmişti:
1. Hz. Zeynep (ona selam olsun) için çok zor geçen olaylardan biri, Hz. Ali Ekberin (aleyhi selam) öldürülme
anıydı. Hz. Zeynep (ona selam olsun) bu esnada yüksek sesle bağırarak şöyle diyordu: Ya habiba vebne eha!
(Ey kardeşimin oğlu habibim!) ona doğru hızla koşarken yere düştü. İmam Hüseyin (aleyhi selam) onu tutarak
kaldırdıktan sonra çadırlara gönderdi ve şöyle buyurdu: Ey Haşim oğullarının gençleri! Kardeşiniz Ali Ekberin
naşını çadırlara götürün Hz. Zeynep (ona selam olsun) bu sırada çadırdan dışarı çıktı. Gözü Hz. Ali Ekbere
ilişince aşırı derecede ağlayarak perişan bir vaziyette şöyle feryat etmeye başladı: Kardeşimin nur görmüşü
Ali Ekberim keşke kör olsaydım da seni bu halde kanlara boyanmış olarak görmeseydim. Diyerek bayılarak
yere düştü [1]
2. Hz. Zeynebin (ona selam olsun) bitap olmasına sebep olan olaylardan bir tanesi de İmam Hüseyinin
(aleyhi selam) gençlerin katli kahına bakarak yardım isteme sesi duyulunca, harem kadınlarının ağlama sesleri
yükseldi. İmam Hüseyin (aleyhi selam) çadırların arkasına gelerek şöyle buyurdu: Bacım Zeynep! Süt emen
çocuğumu getir onunla vedalaşayım ve bildiğiniz olaylar yaşandı ve Harmele (lanetullah) üç köşeli okla onu
nişan alarak boğazını parçalama olayıdır.
3. Hz. Zeyneba (ona selam olsun) ağır gelen olaylardan bir tanesi de şu olaydır: imam Hüseyin (aleyhi selam)
haremlerin olduğu çadırlara bakarak o sırada şiddetli hasta olan Hz. Zeynel Abidin İmam Seccaddan (aleyhi
selam) başka bir erkeğin kalmadığını görünce şöyle yüksek sesle seslendi: Ey Zeynep, Ey Ümmi Gülsüm!...
Başka bir taraftan tekrar şöyle seslendi: aleykunne minni selam (benden size selam olsun) yani benim eş ve
çocuklarım Allah ısmarladık ben de gidiyorum bu esnada kadın ve çocukların ağlama sesleri yükseldi.
4. Hz. Zeynebe (ona selam olsun) en ağır gelen olay hiç şüphesiz, imam Hüseyinin (aleyhi selam) atından
düşerek mübarek yüzünü yere vurmasıdır. Hz. Zeynep (ona selam olsun) çadırların önünde durduğu sırada
bu yürekleri parçalayan olayı müşahede etmişti... O anda yüksek sesle şöyle buyurdu: Sizin içinizde bir tane
de mi Müslüman yok? Hiç kimse cevap vermedi. Hz. Zeynep (ona selam olsun) telli Zeynebiyeye çıkarak
imam Hüseyinin (aleyhi selam) tek başına, yar ve yardımcısız olarak yerde olduğunu ve lanetlilerin mızrak,
kılıç ve hançerlerle ona vurduklarını, bazılarının da Zehranın (ona selam olsun) ciğer paresi olan Hüseyine
(aleyhi selam) taşlarla vurduğunu ve aynı şekilde lanetli Şimrin imam Hüseyinin (aleyhi selam) sinesi üzerine
çıkıp başını bedeninden ayırdığını görünce Hiç kimsenin kaldıramayacağı bu sahneler
1. Hz. Zeynep (ona selam olsun) için çok zor geçen olaylardan biri, Hz. Ali Ekberin (aleyhi selam) öldürülme
anıydı. Hz. Zeynep (ona selam olsun) bu esnada yüksek sesle bağırarak şöyle diyordu: Ya habiba vebne eha!
(Ey kardeşimin oğlu habibim!) ona doğru hızla koşarken yere düştü. İmam Hüseyin (aleyhi selam) onu tutarak
kaldırdıktan sonra çadırlara gönderdi ve şöyle buyurdu: Ey Haşim oğullarının gençleri! Kardeşiniz Ali Ekberin
naşını çadırlara götürün Hz. Zeynep (ona selam olsun) bu sırada çadırdan dışarı çıktı. Gözü Hz. Ali Ekbere
ilişince aşırı derecede ağlayarak perişan bir vaziyette şöyle feryat etmeye başladı: Kardeşimin nur görmüşü
Ali Ekberim keşke kör olsaydım da seni bu halde kanlara boyanmış olarak görmeseydim. Diyerek bayılarak
yere düştü [1]
2. Hz. Zeynebin (ona selam olsun) bitap olmasına sebep olan olaylardan bir tanesi de İmam Hüseyinin
(aleyhi selam) gençlerin katli kahına bakarak yardım isteme sesi duyulunca, harem kadınlarının ağlama sesleri
yükseldi. İmam Hüseyin (aleyhi selam) çadırların arkasına gelerek şöyle buyurdu: Bacım Zeynep! Süt emen
çocuğumu getir onunla vedalaşayım ve bildiğiniz olaylar yaşandı ve Harmele (lanetullah) üç köşeli okla onu
nişan alarak boğazını parçalama olayıdır.
3. Hz. Zeyneba (ona selam olsun) ağır gelen olaylardan bir tanesi de şu olaydır: imam Hüseyin (aleyhi selam)
haremlerin olduğu çadırlara bakarak o sırada şiddetli hasta olan Hz. Zeynel Abidin İmam Seccaddan (aleyhi
selam) başka bir erkeğin kalmadığını görünce şöyle yüksek sesle seslendi: Ey Zeynep, Ey Ümmi Gülsüm!...
Başka bir taraftan tekrar şöyle seslendi: aleykunne minni selam (benden size selam olsun) yani benim eş ve
çocuklarım Allah ısmarladık ben de gidiyorum bu esnada kadın ve çocukların ağlama sesleri yükseldi.
4. Hz. Zeynebe (ona selam olsun) en ağır gelen olay hiç şüphesiz, imam Hüseyinin (aleyhi selam) atından
düşerek mübarek yüzünü yere vurmasıdır. Hz. Zeynep (ona selam olsun) çadırların önünde durduğu sırada
bu yürekleri parçalayan olayı müşahede etmişti... O anda yüksek sesle şöyle buyurdu: Sizin içinizde bir tane
de mi Müslüman yok? Hiç kimse cevap vermedi. Hz. Zeynep (ona selam olsun) telli Zeynebiyeye çıkarak
imam Hüseyinin (aleyhi selam) tek başına, yar ve yardımcısız olarak yerde olduğunu ve lanetlilerin mızrak,
kılıç ve hançerlerle ona vurduklarını, bazılarının da Zehranın (ona selam olsun) ciğer paresi olan Hüseyine
(aleyhi selam) taşlarla vurduğunu ve aynı şekilde lanetli Şimrin imam Hüseyinin (aleyhi selam) sinesi üzerine
çıkıp başını bedeninden ayırdığını görünce Hiç kimsenin kaldıramayacağı bu sahneler
alican
28 Şubat 2012 Salı 23:15
tevekkül
Kim benim belalarıma sabretmez, kazama razı olmazsa, o, benden başka bir rabb edinsin. Rızanın müstehab olduğunu söyleyenler, sabrın tersine ne Kuranda ve ne de sünnette rıza hakkında emir varid olmadığını söylerler. Allah sabrı Kuran-ı Kerimin bir çok yerinde emreder, tevekkül de böyledir. Allah Teala buyurur ki: Eğer Allaha iman ettiyseniz ve eğer müslümansanız sadece Allaha tevekkül ediniz. (Yunus, 84), Allah inabeti de (yönelme) emretmiş ve demiştir ki: Rabbinize ibadet ediniz. (Zümer, 54) Ancak dini Allaha halis kılarak ibadet etmekle emrolundunuz (Beyyine,5) buyurmuştur. Havf da böyledir: Eğer inanıyorsanız onlardan değil de benden korkunuz (Ali İmran, 175), Onlardan korkmayınız, benden korkunuz (haşyet) (Bakara, 15), Sadece benden korkunuz (Bakara 40) buyurulur. Doğruluk da böyledir: Ey iman edenler Allahdan sakınınız ve sadıklarla beraber olunuz (Tevbe, 119). Sevgi de böyledir. Sevgi görevlerin en farz olanıdır. Zira sevgi kalbin yapmakla emrolunduğu ibadet ve ibadetin özü ve ruhudur.
Yazarın Diğer Yazıları
SON EKLENEN GALERİLER
ÖNE ÇIKANLAR
1/5
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim
Haber Yazılımı: CM Bilişim


.20160727090929.jpg)












