- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Fatih Ve Ayasofya

Talat Özyürek / Yazar
İstanbul 29 Mayıs 1453 Salı günü Fatih ve onun şanlı ordusu tarafından fethedilmiş, bir çağ kapatılıp bir çağ açılmıştır…
‘ İstanbul mutlaka fethedilecektir, onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur.’
Fatih henüz 10 yaşlarında iken hocaların hocası Akşemseddin kulağına eğilip fısıldar:
’ Hedefini belirle!’
Hedef belirlenmiştir. Kostantiniye mutlak fethedilecektir! Çünkü bu Fahri Kâinat Efendimizin emriydi…
Hocası Şemseddinin, tüm feraset kokan, tespit ve telkinlerine rağmen Fatih ‘Hocam, ya şartlar elverişli olmazsa?’ Diye sorduğunda ise Ak Hoca hiç duraksamadan;
‘Şartlara teslim olmazsan şartlar değişir, sana teslim olur. Çok çalışır, dua eder ve çok istersen, Allah’ın rahmeti tecelli eder, rahmet tecelli ettiğinde ise nice olmazlar olur.’
Bu hiç tenakuzsuz sözler karşısında Sultan İkinci Mehmet, çocukluğuna bakmadan, Bizans’ın fethini tahayyül ve tefekkürlerle canlandırmaya, hazırlıklarını da ona göre yapmaya başlar.
‘Dersine al beni irşad eyle bir dem senin dersinde bulunma lezzeti cihan padişahlığından âlemdir.’ Diyerek öğrenciliğine mazhar olmak istediği hocası Akşemseddinin içtihatlarıyla morallenir ve dem bu demdir diyerek fethe iman eder ve Bir kula kul oldum ki şahı cihandır diye içselleşmiştir.
Lakin Çandarlı Halil Paşa’nın genç padişaha karşı yüklenmiş misyonu vardı, oda yol göstermekti. Ümmet-i Muhammed’i çocuğun hevesine kurban veremem diyerek. Huzura çıkar: Bizans’ı fethetmeye and içmişsin, ümmeti telef mi? Edeceksin? Der.
Fatih; Bir mahzuru mu var?
Elbette! Der Çandarlı. Olmayacak duadır ki, aklıselim olmayacak duaya hiçbir daim âmin denmez.
Sultan Mehmet gülümser ve o çocuk yaşıyla’ Hangi duayı kabul edip etmeyeceğini ancak ve ancak Hak Teâlâ bilir. Biz yalnızca arzımızı yapar, Allah’ın hükmüne boyun eğeriz.’ Diyerek Sadrazamın gözünün içine bakar ve ‘Her zaman Allah aşkına savaş etmek gerekir. Bizde bu yolda çaba sarf etmek isteriz. İnşallah-ü Teâlâ fetih mukarrerdir’ Deyince sadrazam nereden belli deyiverir sesi titreyerekten.
Fethe iman etmiş olan Fatih, doğru belli değil lakin teşebbüs olmadan tahakkuk olmaz. Biz dahi teşebbüs üzereyiz. Der.
Tüm bu mülahazalardan sonra fetih zaten zihinlerde müyesser olmuştur.
Fatih’in hediyesi bizlere emaneti yıllardır zindan.
‘Bayram, Ramazan, Cum’a ve gecelerde, avize değil, mum bile yanmaz mı içerde?
Onca yıldır mum dahi yanmadı Ayasofya’da adeta idam mahkûmlarının kaderini yaşadı, yaşıyor…
Ak Şemseddinin, Molla Gür ani’nin, Fatih’in ve fetih ordusunun secdeye vardığı yerlerde şimdi ümmet ayakkabılarla basıyor, hem de bilet alarak…
Tekrar Ayasofya’da secdeye kapanmak duasıyla…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Demokrasi nöbetinde düşündüklerim28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Türk Sosyoloji Devrimi ve Recep Tayyip Erdoğan25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz demokrasi bayramı18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- İnsanlığın felaketi: 'Emeklemeden yürümek'15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye liderliğinde barış rüzgarı12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ne mutlu Adanalıyım29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Kalp’te Allah’ın Hatırı Çoktur28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Eski ve samimiyet24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Efendimizin gözünde insan talebe idi20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Milli birlik ve tefrika14 Haziran 2016 Salı 06:00
- Milli birlik13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












