Ferat Yüksel’den acının tarifi

Adana Büyükşehir Belediyesi bürokratlarından Ferat Yüksel, bir süre önce hayata veda eden kuzeni Osman Kırçın’ın ardından, onun hastalığıyla başlayıp ebediyete uzanan yolda yaşadıklarını ve yaşattıklarını, duygusal bir metinle satırlara döktü. Genelde susmayı ve yutkunmayı beraberinde getiren ölüme karşı insanoğlunun yaşadığı çaresizliği ifade eden Yüksel, henüz 24 yaşındayken son yolculuğuna uğurladığı kuzeninin acısını paylaşanlara da teşekkür etmeyi ihmal etmedi. Yüksel, ‘Emir Allah’ın’ başlığıyla kaleme aldığı taziye yazısında şunlara yer verdi;
Osman, 5 yıl önce bel ağrısı şikayet ile hastaneye gittiğinde 22 yaşındaydı..
Lösemi olduğunu öğrendiğinde
İlk kemoterapi tedavisi çok ağır geçmişti ve gelişen akciğer enfeksiyonu hayatını tehdit ediyordu. Osmanımız, bu halde Feriştah Hanımın ismini sayıklıyordu. Her yeşi göze alıp Feriştah Hanım Osmanımızın elini tuttu sımsıkı… Ve o tutuş; Osmanımız’ın hayata tutunuşu oldu.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde aylar süren tedavinin ardından Feriştah ve Osman ellerini hiç ayırmamacasına evlendiler.
Tam bebekleri olacakken löseminin tekrar nüksettiğini öğrendik.
AYAZ’ımız doğduğunda Osman yanında olamadı….
Başkent Üniversitesi Adana Kemik İliği Nakil Merkezi’nde ilik nakline hazırlanıyordu. Kardeşin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladık; ama kardeşi yoktu ve uyumlu bir iliğe ihtiyacı vardı.
Maalesef ülkemizde yeterince ilik veri tabanı ve ilik donörü olmadığından büyük uğraşlarla Amerika’da tespit edilen yüzde 90 uyumlu bir ilik getirtilerek nakil gerçekleştirildi.
İlik yerleşti, kan üretmeye başladı. Osman kilo bile aldı derken olabilecek en büyük şanssızlık oldu.
GVHD sendromu gerçekleşti.
İshal ve kusma her gün Osman’ımızı eritirken modern tıbbın tüm imkanları seferber edildi.
Ama hiçbir tedaviye cevap vermedi…14.07.2014 Pazartesi günü, 22:36’da yenik düştü. Osman’ımız amansız lösemiye.
Daha 4 aylık AYAZ bebeğe babasının artık olmadığını…
Feriştah hanıma ellerinin boş kaldığını…
Canım halama ve enişteme bir daha biricik oğullarını koklayamayacaklarını…
Nasıl anlatabilirdik?
Bense; 4 ay boyunca her sabah AYAZ’ıma ‘Baban kurtulacak inşallah’ diye verdiğim sözü tutamadım. ‘Kötü hastalık ama Allah’tan sonra sana güveniyoruz. Kurtulursa senin sayende kurtulur Osmanımız’ diyen 82 yaşındaki dedem ve babaannemin güvenine layık olamadım.
Emir Allah’ın…Emir Allah’tandı evet…
Yörük obamda taziye mesajı olarak ‘Başınız sağolsun’ yerine söylenir Emir Allah’ın diye…Tam bir teslimiyetin ifadesi Emir Allah’ın…Allah’ın emrine ne diyebiliriz ki biz aciz kullar…
Mekanı cennet olsun. Acımızın tarifi yok…
Ancak mutlu bitmeyen sonlarda da teşekkürü hak edenler vardır diye düşünüyorum.
Yaklaşık 5 yıl süren tedavi süresinde, ilk aşama tedavisini yürüten Ege Üniversitesi Hematoloji Bölümü Hocası Prof. Dr. Murat TOMBULLUOĞLu ve ekibine,
Adana’mıza ve dünyanın en önemli kemik iliği nakil merkezlerinden birini kazandıran Prof. Dr. Mehmet HABERAL’a, Osmanımıza kemik iliği naklini yapan, tıbbın tüm imkanlarını seferber eden ve adeta ‘yaşatmak için yaşayan’ Prof. Dr. Hakan ÖZDOĞRU ve Prof Dr. Can BOĞA ve tüm ekibine.
Dünyada insanlık adına bir şeylerin de olduğunu bize gösteren adını dahi bilmediğimiz 21 yaşında iliğini Osmanımıza vererek yaşama ümidi veren Amerikalı kardeşimize,
Tedavi sürecinde verdikleri maddi-manevi destekle yanımızda olan, Osman’ımızın işvereni UNIFREE Dutyfree İşletmeciliği A.Ş. yetkililerine ve Bodrum çalışanlarına.
Adana’daki zorlu teravi sürecinde kan yetiştirmek için adeta çırpınan, her durumunu sorarak bize destek olan dostlarımıza şahsım ve ailem adına teşekkürü borç biliriz.
Acılar paylaştıkça azalırmış…
Osman’ımızın vefatını haber alıp hastaneye akın eden Adanalı dostlarıma,
Cenazemizi Adana’dan köyüme getirdiğim hayatımın en uzun ve acı yolculuğunda yanımda olan yol arkadaşlarıma,
Cenazemize katılan dostlarımıza,
Adana’dan epey ırak olan Muğla/Kuzkaya Köyü’mü yakın edip cenaze ve başsağlığı için gelen cefakar dostlarıma,
Gelemeyip telefonla, mesajla, sosyal medya ve yayın organları ile acımızı paylaşan tüm can dostlarıma teşekkür ederim.
Dr. Ferat YÜKSEL
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecekYüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, Atakent Mahallesi'nde inşaatı devam eden ve Yüreğir'in en büyüğü olacak parkın adının '15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Parkı' olacağını söyledi.
Şahin Alpay gözaltına alındıFETÖ/PDY soruşturması kapsamında gazeteci-yazar Şahin Alpay Beşiktaş'taki evinde gözaltına alındı.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












