• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Adana : 17 °C
  • İzmir : 12 °C
  • Ankara : 10 °C

Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi

28.07.2016 06:00
Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
Sedat Memili (özel)

DİNSEL İHANETİN BELGESİ

Bu yazı, yıllardır Fethullah Gülen’in Türkiye’nin geleceğini karartan faaliyetler içinde bulunduğunu anlatırken, Ondan “Muhterem Hocaefendi” diye söz edenlere ithaf olunur.

 

Dünyada Türklük ve İslamlığa karşı faaliyetleri ve özellikle Katolik Hıristiyanlığın yaşadığımız coğrafyalardaki entrikalarını araştırdım. Çalışmaların 2006 yılında “Vatikan, Para ve Kan İmparatorluğu” adıyla yayınlandı. Kitap 30 Kasım 2016 tarihinde Papa 16. Benedict’in İstanbul’a ayak bastığı gün okuyucusu ile buluştu.

Papa İstanbul’da devlet başkanı gibi karşılanırken ben çalışmalarımdan dolayı şahsıma layık görülen ödül törenindeydim.

MEKTUBUN TAM METNİ

O çalışmamda Fetullah Gülen’in 1998 yılında dönemin Papa’sı II. Jean Paul’a yazdığı mektuptan söz etmekteydim. Zaman Gazetesi’nde yayınlanan mektubun tam metni şöyleydi:

“Pek muhterem Papa cenapları,

Üç büyük dinin doğum yeri olarak bilinen toprakların dünyayı daha iyi yaşanabilir bir mekân kılma yolundaki kutsal misyonumuzu tam manasıyla bilen halkından size en içten selamları getirdik. Yoğun gündeminizde bize zaman ayırarak sizinle müşerref olmayı bahsettiğiniz için zatıalilerinize en derin kalbi teşekkürlerimizi sunarız.

Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik.

İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur ve bunda en çok suçlanacak olan Müslümanlardır. Uygun bir yerdeki vakitli bir gayret bu yanlış anlamanın büyük oranda azalmasına katkı sağlayabilir. Müslüman dünyası, İslam’ın asırlarla ölçülen yanlış algılanmasını silip atacak bir diyalog imkânını bağrına basacaktır.

Beşeriyet, çelişen görüşler ortaya koydukları gerekçesiyle, zaman zaman bilim adına dini, din adına da bilimi inkar etmiştir. Bilginin tamamı Allah'a aittir ve din Allah’tandır. O halde bu ikisi nasıl çelişebilir? İnsanlar arasında anlayışı ve hoşgörüyü artırmaya yönelik Dinlerarası diyaloga yönelik ortak gayretlerimiz çok iş görebilir.

Kendi memleketimizde şimdiye kadar çeşitli Hıristiyan mezheplerinin liderleriyle diyalog içinde olduk. Bu naçiz gayretlerin boşa çıkmadığını acizane ifade etmek isteriz. Amacımız bu üç büyük dinin inananları arasında hoşgörü ve anlayış yoluyla bir kardeşlik tesis etmektir. Bizler bir araya gelmek suretiyle sözde medeniyetler çatışmasının gerçekleşmesini görmek isteyen yolunu şaşırmış ve şüpheci kimselere karşı dalgakıranlar gibi, isterseniz bariyerler gibi deyin, karşı durabiliriz.

Gecen yıl bazı ünlü uluslararası bilim adamlarının katıldığı medeniyetler arası barış ve diyalog konulu bir sempozyum düzenledik. Bu gayretin başarısından aldığımız teşvikle bu tür etkinlikleri tekrarlamak istiyoruz. Hâlihazırda üç büyük dinin bağlıları arasındaki bağları güçlendirmeye yönelik olarak Dinlerarası diyalog konusunda Vatikan’ın da temsil edileceğini ümit ettiğimiz bir konferans düzenleme sürecinde bulunuyoruz.

Yeni fikirlerimiz varmış iddiasında bulunmuyoruz. Yine müsamahanıza sığınarak, bu misyonun hedeflerine yakından hizmet etmek için üstlenmek istediğimiz birkaç teklifte bulunmayı arzu ediyoruz. Hıristiyanlığın üçüncü bin yılına girişi münasebetiyle yapılacak kutlamalar vesilesiyle Ortadoğu’daki Antakya, Tarsus, Efes ve Kudüs gibi bazı kutsal yerlere müşterek ziyaretleri içeren birçok etkinlik önermek istiyoruz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız Demirel'in, cenaplarının ülkemizi ziyaretine ve mezkur kutsal mekanları göstermeye davetini tekrarlamak için bir fırsat addediyoruz. Anadolu halkı size misafirperverliğini göstermeyi ve sevkle selamlamayı hararetle beklemektedir. Filistinli liderlerle diyalog kurmak suretiyle Kudüs’ü birlikte ziyaret etmemize davetiye çıkarabiliriz. Bu ziyaret bu mübarek şehri Hıristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanların, hiçbir kısıtlama, hatta vize dahi olmaksızın serbestçe ziyaret edebileceği uluslararası bir bölge olarak ilan etme gayretlerine yönelik dev bir adim teşkil edebilir.

Üç büyük dinden liderlerin işbirliği ile ilki Washington DC'de olmak üzere muhtelif dünya başkentlerinde bir konferanslar serisinin gerçekleştirilmesini teklif ediyoruz. İkinci serinin zamanı için Hz. İsa’nın doğumunun 2000. yıldönümü ideal olabilir.

Bir öğrenci değişim programı da çok faydalı olacaktır. İnançlı genç insanların birlikte eğitim görmesi birbirlerine yakınlıklarını artıracaktır. Öğrenci değişim programı çerçevesinde üç büyük dinin babası olduğu ikrar edilen Hazreti İbrahim’in doğum yeri olarak bilinen Urfa şehrindeki Harran'da bir ilahiyat okulu kurulabilir. Bu, ya Harran Üniversitesi’ndeki programların genişletilmesi suretiyle ya da üç dinin ihtiyaçlarını da temin edecek şümullü bir müfredata sahip bağımsız bir üniversite şeklinde gerçekleştirilebilir.

Önerilen programlar aşırı büyük isler gibi algılanabilir; ama bunlar erişilmez değildir. Dünyada iki tip insan vardır. Bazıları kendilerini topluma adapte etmeye çalışır. Diğer bazıları ise topluma uymaktansa toplumu kendi değerlerine adapte etmek ister. Toplum bütün ilerlemeleri bu ikinci tip insanlara borçludur. Onları yarattığı için Rabb’e şükürler olsun.

M. Fethullah Gülen / Rabb'in aciz kulu / 9 Şubat 1998 “

Rab’bin bu yolunu şaşırmış aciz kulu, hiç bilmiyor mu ki; Anadolu’nun istilası Avrupa adına Papaların rüyasıdır?

Be hey Rabb’in aciz kulu; Papalar güttüğü Avrupa bu rüyasına Sevr anlaşması ile kavuşmuştur. Anadolu’nun istila rüyası Eski Ahit’ten miras kalmıştır. Yahova’nın vaat ettiği “süt ve bal akan” diyarlar neresi? Bilmiyor musun? Eski Ahit’in tanrısını inkâr edip, mirasına sahiplenen Hıristiyanlık Anadolu’nun istilasını birinci hedef olarak göstermiştir.

Avrupa, Sevr ile bu rüyayı mutlu son ile bitirmiş; Lozan ise Avrupa’nın bu mutluluğuna son vermiştir. Senin Anadolu’ya davet ettiğin insanları bu ülkeden kovmak için sayısız can bu topraklar altında “şehit” olarak yatmaktadır.

TÜRKİYE’YE DEĞİL EVİNE DAVET ET!

İlle Papa’yı davet etmek istiyorsan, ABD’de, fakir fukaradan toplayarak yaptırdığı küçük sarayına davet et!

Ben yukarıdaki satırları 2006 yılında yazmış ve yayınlamıştım. O günler neler yazdığıma özetler halinde devam edeyim. Öncelikle şunu bilelim: Bir devlet başkanı gibi karşılanan Papa, siyasi anlamda bir devlet başkanı değildir. Hatta Hıristiyanlığın temsilcisi değildir. Sadece Hıristiyanlığın bir mezhebi olan Katolikliğin ruhani temsilcisidir.

Papa, Hıristiyanlığın, Ortodoks, Protestan, Anglikan gibi mezheplerinin temsilcisi değildir.

Mektupla ilgili olarak sorıu şu: Fetullah Gülen hangi sıfatla ve kimler adına bu mektubu Papa’ya yazmıştır.

Her şekilde Müslümanlığı küçümseyen ve Katolikliği yücelten bu mektubun satır aralarındaki hakaretleri bir kenara bırakarak şunu gündeme getirmek istiyorum. Mektupta bir paragraf dikkat çekicidir: “Hıristiyanlığın üçüncü bin yılına girişi münasebetiyle yapılacak kutlamalar vesilesiyle Ortadoğu’daki Antakya, Tarsus, Efes ve Kudüs gibi bazı kutsal yerlere müşterek ziyaretleri içeren birçok etkinlik önermek istiyoruz…”

Şimdi ayrıntıya geçelim: Hıristiyanlık inancında (Müslümanlarda muadili olmayan) Konsil Kurumu vardır. Konsil, dünyadaki bütün Katolik inancının yetkilileri toplanır durum değerlendirmesi yapar ve gelecek hakkında hedef ve politikalar belirler. Konsillerde alınan kararlar, (sıkı durun) “Tanrısal Vahiy” niteliğindedir. Ha İncil’de yazmış ha Konsil karar vermiş aynı şey.

TANRISAL VAHİY: ASYA’NIN HIRİSTİYANLAŞTIRILMASI

En son Konsil 1962 yılında başlayıp, 1963 yılında sona eren Vatikan Konsili’dir. Bu konsilde alınan kararlar ve sonıçları başlı başına bir kitabın çalışma konusudur. Ancak öztle şunu söyleyeyim.

İlk bin yıl Hıristiyanlığın Kuruluş yılı, İkinci Bin Yıl Avrupa’nın Hıristiyanlaştırmak suretiyle ele geçirilişi olmuştur. Üçüncü bin yılda ise hedef Asya’nın Hıristiyanlaşmasıdır.

Dinlerarası Diyalog, Asya’yı Hıristiyanlaştırma yöntemlerinden biridir.

Fetullah Gülen’in – iyilik, erdem, hoşgörü- çağrıştıran kelimelerle yüklü mektubunun gerçekte İslam’a karşı Hıristiyanlığa hizmet eden bir adım olduğunu anlatmaktaydım.

Papa, bir yeri ruhani lisder olarak ziyaret etmişse o yer Katolikler için kutsal sayılır ve “Doğrucu Habil’den son seçilmişe kadar” Kilise gölgesine gireceği zamana kadar o toprak ele geçirilir.

Bu mektubun daha çok farklı analizleri var, onları da sizlerle paylaşacağım…

Kötü olan şuydu, İslam’a yönelmiş bu tehdidi kamuoyuna sürekli anlattığım için ben Sedat Memili olarak “Dinsiz, Ateist, inançsız” olarak nitelendirdim. Başkaları “Müslüman ve Dini Bütün” oldu.

İyi olan da şuydu: Bunlardan hiç rahatsız olmadım.  Allah’tan başka kimse, kimsenin inancını sorgulamaya yetkili değildir. Sadece kendilerine üzüldüm ve onlar için Allah’tan af diledim.

Yarın: II. Vatikan Konsili ve Dünyanın Kana bulanması arasındaki ilişki.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim