• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Fevzi Acevit ve Sunnetullah

24.04.2013 09:19
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Sunnetullah kısaca;
Allah'ın koyduğu yasalardır.

Sunnettullah der ki: (Deprem, tsunami, mevsimlerin oluşumu, çalışanın kazanması, ilim tahsil edenin etmeyene üstün oluşu, aklı ön planda tutanın üzerine güzellikler-dürtülerini ön planda tutanın veya aklını başkalarına ipotek bırakanların ya da atalarının izinden gidenlerin üzerine PİSLİĞİN yağması, yer çekimi, azalan verim kanunu, suyun kaldırma kuvveti ve sıfer dercede donması ve de hacminin genleşmesi....vs) Allah'ın SUNNETINE karşı davranışlarda bulananı bu yasalar inanan-inanmayan ayrımı yapmaksızın aynı tepkiyi verir. İşte bu kısım biz İslam ferdi olanların en anlayamadığı veya anlamak istemediği kısımdır.

Örnek verecek olursak,

İki kişi düşünün,

Biri Müslüman, diğeri değil.

Müslüman olan yaptırdığı evi mühendisliğin gereği gibi değil, Müslüman olmayan ise mühendisliğin gereği gibi yapıyor.

Ama olası bir depremde Müslüman olmayanın değil, Müslüman olanın evi yıkılıyor.

Neden?

Çünkü Allah’ın insanlara verdiği en önemli unsur olan Aklı kullanmıştır.

Dolayısıyla Sunnetullah ilkeleri dünyalık işlerde inanan-inanmayan ayrımı yapmaz.

Bu kısa izahatın özünde insana düşen ise, Allah'a olan kayıtsız ve şartsız teslimiyet olup aklı en iyi şekilde kullanmaktır

Öyle bir öz ki, vefasızlığı, iftirayı, yalanı, dolanı, arsızlığı, hırsızlığı ve zalimliği ayaklar altına alır, Hak adına haklının ve mazlumun yanında yer almayı olmazsa olmaz kabul eder.

Bilgi ve birikimine her zaman değer verdiğim Sayın Fevzi Acevit beyin geçtiğimiz Cuma günü kaleme aldığı Aytaç Durak'la ilgili görüşlerini okuyunca, daha önceki Sunnetullah yazısıyla bağdaşmadığını gördüğümü ifade etmek istiyorum.

Fevzi bey Koza AŞ'nin başında en uzun kalan bir arkadaşımızdır.

Ancak Aytaç beyin görevden alınmasından üç ay önce yapılan değişiklikle başlayan kendine göre olumsuzlukları Aytaç beye fatura etmesi doğru bir yaklaşım olmazsa gerek.

Kaldı ki bu kurum ilk defa Fevzi bey zamanında kar eden bir kuruluşta değildi.

Altın Koza 98-99 döneminde başarılı bir festivalin ardından 125 milyar kar ederek ilk defa en fazla kurumlar vergisini veren bir kuruluş olarak isminden haklı olarak bahsettirmiştir.

Peki o dönem Kozanın başında kimler vardı?

Yönetim kurulu başkanı Mehmet Ali Dağtaş,

Genel Müdür Muhsin Yılmazgil,

Yönetim Kurulu Üyeleri;

Kaşif Barut, Muzaffer Durmuş, Kenan Gündoğdu, Fikri Kavlak ve Güres Vargül.

Bu yönetim zamanında Altın Koza zarar değil, kar etmiş bir kuruluş olarak daha sonra Sayın Acevit sürecinde de kar etmeye devam etmiş bir kuruluş olmuştur.

Sayın Acevit, Ferhat Yüksel, Durdu Çiftçi ve Ozan Aksu'nun görev aldığı üç aylık dönemi yerden yere vuruyor

Peki neden?

Bu dönemle Kozanın Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde ki yaptığı etkinlikler nedeniyle mi, yoksa bildiği başka bir şey mi var?

Şimdi sıkıntı şurada,

Madem ki ortada yapılan bir yanlış vardı, o zaman neden zamanında Sunnetullah ilkeleri doğrultusunda gereği yapılmadı?

Ortada böylesine ciddi bir yanlış var ise, o zaman zamanında ortaya çıkıp zamanında yanlışları söylemeniz gerekmez miydi?

İşte Adana'nın talihsizliği burada.

Hiç kimse zamanında olayları irdeleme ihtiyacı hissetmiyor.

Taaaki.... iş işten geçtikten sonra, eski defterleri karıştırma gereği duyuyor.

Durakla ilgili ithamlar karşısında aklıma Sezar’ın o meşhur sözü geldi.

Sezar’ı öldürmek için yapılan saldırılarda aralarında

Muhalifleri Sezar’ı tahttan indirmek için Sezar’ın manevi oğlu Brütüs’ü de kendi safına çekerler. Bir gün bu kişiler Sezar’a senato girişinde saldırırlar. Saldırılara karşı koyan İmparator Sezar saldıranlar arasında manevi oğlu Brütüs’ü de görünce ihanete haykırırcasına “Sende mi Brütüs?” der ve ölümü kabullenerek karşı koymaz

Sonuç olarak;

Bu gün Türkiye tarihinde bir ilk yaşanarak, siyaseten Adalet ve Hak ölçüsü görmezlikten gelinerek yaşanan zalimlik karşısında, Sayın Durak’ın dün çevresinden ayrılmayan gazeteciler, siyasiler ve bürokratlar ne yazık ki, Hak’tan yana değil güçten yana tavır alarak Sezar olayında ki gibi tam bir vefasızlık örneğini sergilemektedirler.

Bu tablo karşısında elbette söyleyecek bir söz yok, çünkü hem siyasi iradenin tutumu ve hem de Brütüsler’in tavırları ortada

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim