- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Fikir beyan etmekten korkar olduk!

Orhan Göktaş / Yazar
İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği düşünebilmesidir kuşkusuz.
İnsanın düşünme, fikir yürütme, sorma, sorgumla, itiraz etme, eleştirme gibi insani/düşünsel özelliklerini yok ederseniz insan olmaktan çıkar başka bir şey olur.
Tarihte bu hale getirilmiş “mankurt” lardan söz edilir mesela.
Tarihe yöne vermiş peygamberler ve fikir adamları her zaman kendi dönemlerinin hakim güçleri tarafından toplumlarına “istenmeyen adamlar” ve “zararlı fikir sahipleri” olarak tanıtılmışlardır.
Günümüzde de aynı durum devam etmektedir. Özgürlük ve demokrasi gibi soyut kavramları kullanarak dünyadaki enerji kaynaklarına el koyan zorba kapitalistler doğal kaynaklarına ve topraklarına sahip çıkan toplumları “terörist” olarak damgalayıp “kötü ve zararlı insanlar” ilan edip onlarla savaşmayı, hizaya getirip sömürmeyi hatta onları yok etmeyi meşru gösteriyorlar.
Ülkemizdeki durum dünyadan çokta farklı değil. Resmi ideoloji kendi dayattığı doğrulara itiraz edenleri, “vatan haini, rejim düşmanı” gibi ithamlarla damgalayıp onlara her türlü zulmü yapmayı hak olarak görmektedir. Tarihimiz idam edilen, yargısız infaz edilen, faili meçhul olarak kaybedilen fikir adamları ile doludur maalesef.
Yakın geçmişte bir üniversite öğrencisinin bir Tv programında “ben Atatürkü sevmiyorum” dediği için adeta linç edildiğine, kız öğrencilerin başlarını örttüğü için okuldan, bayan çalışanların aynı gerekçe ile işlerinden atıldığına, şiir okuduğu için ceza evine atılan siyasetçilere, namaz kıldığı için ordudan atılan subaylara, Çerkes veya Dersimli olduğu için orduda ayrımcılığa tabi tutulan askerlere şahitlik ettik.
Şimdi de bu ve benzeri durumlar farklı ton ve şekillerde artarak devam etmektedir. Adeta fikir beyan etmekten korkan bir topluma dönüştük.
Bu korkunun sebeplerinden biri de oluşturulan trol ve troliçe gruplarıdır. Bunlar her konuştuğunuzu adeta mercek altına alıp, kendi taraflarına yapıldığını düşündükleri her eleştiriyi hatta her sözü saldırı olarak algılayıp karşı saldırıya başlamaktadırlar.
Bunlarda genellikle ahlak, edep, ölçü, konuşulanı anlayacak bilgi ve birikim olmadığı için oldukça pervasız davranmaktadırlar.
Bunlar bağlı bulundukları düşünceye mensup kitleleri de özellikle sosyal medya üzerinden manipüle ederek yönlendirebilmektedirler.
İnsanlar istedikleri gibi düşünebilir. Düşüncelerini de hakaret ve saldırı olmadığı sürece beyan edebilir. Bu insanın olmazsa olmaz haklarındandır ve korunmalıdır.
Çünkü düşüncenin rahatça beyan edilemediği yerde doğru düşünceye ulaşılamaz. Düşüncenin açıklanamadığı yerde başta fikir üretimi olmak üzere hiçbir şey üretilemez. Düşüncenin engellendiği yerde insan haklarından söz edilemez.
Ben şahsen bu konudan muzdaripim ama konuşmaya, yazmaya, düşüncelerimi beyan etmeye devam edeceğim.
Çünkü insanlığımdan taviz vermeyi düşünmüyorum, bana bahş edilmiş düşünme yeteneğimi ve beyan etme özgürlüğümü kimseye bırakmayı düşünmüyorum.
Vesselam…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- PKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Ahlak ile edep arasındaki fark09 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Eğitimdeki yozlaşmaya karşı ahlak eğitimi25 Nisan 2016 Pazartesi 06:00
- Göç olgusu15 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Terörün kaynağı emperyalist devletlerdir28 Mart 2016 Pazartesi 09:59
- Çanakkale bir kurtuluş reçetesidir19 Mart 2016 Cumartesi 06:00
- Kadın yerini bilecek!09 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Kürt sorunu mu, Kürtlere yapılan zulüm mü?29 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Suriye eski hal muhal; ya yeni hal ya izmihlal22 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Hayata bakış ya da yaşam felsefemiz15 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












