• BIST 77.779
  • Altın 128,210
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 31 °C
  • İzmir : 34 °C
  • Ankara : 30 °C

Flaş Flaş! Marko Paşa'dan önemli açıklamalar

17.02.2014 19:12
Flaş Flaş! Marko Paşa'dan önemli açıklamalar
Son Dakika

-CHP Türksat 4A uydusunun geri getirilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

-Son bölümde umduğunu bulamayan Şefkattepe’nin yönetmeni Hz. İsa’nın ruhunu çağırarak Hıristiyan dünyasının gözüne girmeyi hedefliyor.

-Mart ayı itibariyle akaryakıta %70 indirim geliyor(!)

-Kızıl kyamet meclis üye listesi partilerin gece savaşında şimdiye kadar epeyce telef olduğu söyleniyor.

-

MARKOŞA SİYASİ ASTROLOLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

İnternet yasası imdadına yetişecek sizin gibi siyasi büyüğümüzün metro rayına düşen cep telefonunuzu almaya çalışırken güvenlik kamerası tarafından çekilen görüntüleriniz, hafta sonuna doğru 1500'e yakın haber sitesinin ekmek kapısı olacak. Allah taksiratınızı affetsin...

BOĞA (21 Nisan - 21 Mayıs)

Duygularınızı rahatça sergileyemediğiniz, kendinizi sınırlanmış hissettiğiniz akçeli ilişkilerden kurtulamıyorsunuz. Bu durumda ya sabahları sizi o halde bulan temizlikçinize zam yapacaksınız ya da kelepçenin anahtarını erişebileceğiniz bir yere koyacaksınız...

İKİZLER (22 Mayıs - 21 Haziran)

Bu hafta sizin için Pazartesi günü başlayacak ve önümüzdeki Pazar'a kadar sürecek. Artık nasıl bir iş yaşıyorsanız, gezegen de tıkandı...

YENGEÇ (22 Haziran - 23 Temmuz)

Sizin için özel ve değerli olan bir takım şeyler başkalarının eline geçebilir ve bunları size karşı kullanmak isteyebilirler. Onu okeyi yere atarken düşünecektiniz...

ASLAN (24 Temmuz - 23 Ağustos)

Bu haftanız, "15 Şubatta Aslan burcunda gerçekleşecek Dolunay enerjisi ile özel yaşamınızda Seviyor ve seviliyorsanız öfkenin Aşk’ı sarsmasına izin vermemeli iletişime önem vererek karşılıklı olarak birbirinize anlayışlı davranmalı ilişkinizi daha heyecan verici keyifli hale getirmek için çabalamalısınız. " cümlesini anlamakla geçecek. Haftaya tekrar bi görüşelim...

BAŞAK (24 Ağustos - 23 Eylül)

Bu hafta yaşayacağınız  meclis üyeliğine bağlı nevrotik bazı duygusal travmalar sizi olduğunuzdan daha cool gösterecek. Sakın bu ruh halinize aldanıp kimseyle sevgili olmayın. Karşıdakine yazık...

 

 

TERAZİ (24 Eylül - 23 Ekim)

Duygularınızın mantığınızın önüne geçtiği fırtınalı bir dönemi geride bıraktınız. Önümüzdeki haftadan itibaren yapacağınız hatalar için "ben çok duygusal davranıyorum yaa" dışında bahaneler bulmanız gerekecek. Belediye başkanlığı zor makam bunu unutmuşa benziyorsunuz. Şimdiden kolay gelsin...

AKREP (24 Ekim - 22 Kasım)

15 Şubat'ta Aslan burcunda gerçekleşecek Dolunay enerjisi evli Akrepleri yeni arayışlara yöneltebilir. Bir anlık şehvet ve sonrasında yaşanacak ateşli bir meclis üyesi liste yapma gecesi, sevgi dolu bir beraberliğin sonunu getirebilir. Hadi gene iyisiniz lan Akrepler...

YAY (23 Kasım - 22 Aralık)

Bu hafta hiç ummadığınız birisi ile akşam yemeğine çıkacaksınız. Karşınızdaki de Yay burcu üstelik imar partisinden olduğu için o da bu yemeği hiç beklemiyor olacak. Enteresan işler hakkaten bunlar...

OĞLAK (23 Aralık - 20 Ocak)

Hakkınızda hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığından geri dönecek. Altı üstü hazır giyim sektöründe çalışan sıradan biri olarak bunu nasıl başardığınıza siz de inanamayacaksınız...

KOVA (21 Ocak - 19 Şubat)

Valla ne desek yalan... Dur bakalım gün doğmadan neler doğar, siz yine de günlük traş olun kıldan işlere bulaşmayın

BALIK (20 Şubat - 20 Mart)

İnternet'e düşen tape'lerde ne dediği anlaşılan ilk insan olarak siyaset camiasının gururu olacaksınız...

 

 

Mümkünse Emlakçı Katili Olmadan Kiralık Ev Arama Kılavuzu

Her ne kadar çoğunlukla insanı “lan sokakta yatsam daha iyiydi” noktasına getirse, içinizdeki seri emlakçı katilini keşfetmenize vesile olsa da her nefis en az bir kez kiralık ev arama eziyetini tadacaktır. Bundan kaçış yok. Eğer sizin için de hak vaki oldu ve emlak sitelerine girip eciş bücüş ev fotoğraflarına bakarken “Kombi nerede acaba ya?” diye düşünmek, her iş çıkışında, her haftasonunda emlakçılarla birlikte sokak sokak gezip “En azından bu daireye köpek bağlasan durur gibi...” tesellisiyle avunmak zamanı geldi ise iki dakka bize kulak verin. Yok hayır, zahmetsizce ev bulma kılavuzu gibi bi şey hazırlamadık (onu bilen varsa bize yazıversin). Sadece bu süreci minimum cinnetle tamamlamanız ve çektiğiniz onca eziyete değecek bir ev bulmanız için bi kaç ufak tüyomuz var. Şimdiden büyük geçmiş olsun...

1. Kiralık ev ararken öncelikle fiyat konusunda kararlı durmaya özen gösterin. "Ya 100 lira daha versek şurdan ev tutarız, 150 daha koysak üstüne böyle ev tutarız" tuzağına düşüp her aybaşı geldiğinde boş yere gerilim yaşamanıza gerek yok. Aradığınız fiyattaki bir ev, şehrin henüz resmi il sınırları içinde olmayan dağlık bir kesiminde dahi olsa elbet karşınıza çıkacaktır... Yani öyle umuyoruz biz de...

2. Ev sahibinin "Onu yaptırırız, dert etme" dediği bir takım aksaklıkları mutlaka göz önünde bulundurun. Şu an Karataş yolundan  boş bir arsada ev sahibinin "Ya ev yok henüz ama kiradan düşerek yaptırırız, hallolur o" sözlerine inanarak 3 aydır açık havada uyuyanlar var, unutmayın.

3. Emlakçıların zaman ve mekan algısı bizlerden farklıdır. Bildiğimiz matematik ve fizik kanunlarının işlemediği bir evrende yaşayan emlakçıya göre 100 km'lik yol da, 10 km’lik yol da yürüyerek 10 dakikadır. Bu sebepten tutmayı düşündüğünüz evin lokasyonunu iyi öğrenmeye çalışın. Sonra "Lan ben metroya, dolmuşa yürüyerek 10 dakika diye tuttuğum evden dolmuşa niye iki vesaitle ulaşıyorum?" diye dövünmeyin.

4. Evin ısınma sistemi bir kiracı için mutlaka göz önünde bulundurulması gereken hususların başında gelir. Doğal gaz gelmiş daireler nispeten daha pahalıyken, merkezi sistemde kira düşük, aidat fazladır. Siz hem ısınayım, hem de şehrin gürültüsünden nispeten uzaklaşayım diyenlerdenseniz, merkeze 90 km civarında çok uygun fiyatlı ahırlar mevcut. Hiçbir şey sizi yanı başınızda soluyan bir büyükbaşın yaydığı ısıdan daha fazla rahat ettiremez... Sabahları taze süt, ayrı bir keyif…

5. Evin size anlatılan tüm özelliklerini kontrat imzalamadan önce mutlaka kontrol edin. Taşınma telaşesi bittikten sonra "Abi ebeveyn banyosunda bildiğin 2 tane ebeveyn var yalnız, baya yaşlı yaşlı oturuyolar orda" biçimindeki itirazlarınızı ne emlakçıya ne de ev sahibine anlatabilirsiniz. Satır aralarını dikkatli okuyun.

6. Ev sahibi ile aynı apartmanda oturmak, başınıza gelebilecek en büyük felaketlerden biridir. Her gün kapınızın önündeki ayakkabı sayısından, eve giriş çıkış saatinize kadar geniş müdahale alanı bulabilen ev sahibinizin, ruh sağlığınız için size en uzak mesafede ikamet ediyor olması tercih nedenidir. Ülke sınırları dışında ikamet eden bir ev sahibi ise tadından yenmez...

7. Merkezi yerde ev aradığınızı söylerken tam olarak hangi merkezi kastettiğinizi mümkün olduğunca açık bir dille anlatın. Unutmayın ki girişin 9 kat altında yer alan bir daire her zaman için dünyanın merkezine en yakın konumdadır ve mağma bir noktadan sonra adamı basar...

8. Emlakçıya verilecek 2 kira bedeli tutarındaki komisyondan kurtulabilmek için öncelikli olarak ev sahipleriyle iletişime geçmeye çalışın. Onları bulun, sohbet edin, arkadaş olmaya gayret gösterin. Yeterince yaşlı ve alzheimer yolcusu bir ev sahibi bulabilrseniz 1-2 seneye kendinizi evlat edindirip bırakın kira ödemeyi evi üstünüze bile yaptırabilirsiniz.

9. "Bekara ev vermiyoruz" kalıbı artık çok yaygın olmasa da semtine göre geçerliliğini sürdürmektedir. Burada belirleyici özellik kira tutarıdır. Semte göre kira düştükçe bekara ev verme ihtimali de düşer. 1+0 stüdyo daireye 3000 TL kira verebilecek biriyseniz, o evde beyaz kadın ticareti yapsanız bile ev sahibiniz sizin gibi bir kerizi bir daha bulamayacağı endişesiyle faaliyetlerinize sesi çıkartmayacaktır.

 

10. Depozito dediğimiz şey, bir daha asla elinize geçmeyecek, tamamen ev sahibine hibe ettiğiniz bir miktar paradır. Ev sahipleri çıkan kiracısına depozitoyu geri vermekten pek hoşlanmadıkları gibi bunun lafını etmekten bile tiksinirler. Siz evi çiçek gibi bile bıraksanız, boyaydı badanaydı derken depozitoyu yiyecek bir bahane muhakkak bulurlar. O yüzden baştan unutun, kafanız rahat olsun...

11. Evin yasal bir sıkıntısı olup olmadığını belediyeye gidip bizzat kendiniz öğrenin. Taşındığınızın ilk akşamı salondan gelen takırtıları "Korkma bitanem, greyderdir...aa resmen greyder evet, bilmişim" sözleriyle karşılamanız, zor bulduğunuz evi tez yitirmeniz anlamına gelir.

12. Mobilyalı kiralık daire ilanları, bakması en zevkli ilanlardır. Bizler 2014 yılını yaşarken bazı evlerde kütüphaneli çekyatlarla halen 80'ler ruhunun yaşatıldığını görüp, şööööyle bir çocukluğunuza gidersiniz. Oymalı koltuklar, yerinden ancak vinçle kaldırılabilecek vitrinler, büfeler nasıl da 1950’den beri korunup günümüze kadar gelebilmişler hayret edersiniz. Bazılarının dökük mobilyaları, pireli çekyatları kira + 800 TL kadar kıymetli olabiliyor.

13. Özellikle öğrenciler için ev arama sürecinde, evin içinde kaç kişi yaşayacaklarını net rakamlarla ifade etmemeleri elzemdir. Siz dünyanın en efendi 4 adamı bile olsanız, sırf 4 tane adam olduğunuz için ev sahibi ürker, size de kuyruğunuzu bacaklarınıza sıkıştırıp başka ev bulmak düşer. En güzeli seçin şöyle aranızdan tipi diğerlerine göre hallice olan 2 tanesini, sonra nasıl olsa eve çaktırmadan doluşmak için çok vaktiniz olur.

MAVRA HABER ÖZEL DOSYA(Atinalı Reha bildiriyor)

Eğitim Ortalaması Orta-1 Seviyesinde Olan Türkiye, Başkanlık Sisteminin Kuvvetler Ayrılığı Açısından İyi mi Kötü mü Olacağına Karar Vermeye Çalışacak

Yavaş yavaş tekrar gündeme gelen başkanlık sistemi ve anayasa tartışmaları, faaliyetlerini Ankara'da sürdüren "Ortalamanın Sesi İnisiyatifi"ni bir kez daha harekete geçirdi. Yüksel Caddesi'nde bir araya gelen yaklaşık 200 kişilik grup, yaptıkları basın açıklamasında başkanlık sistemi, parlamenter demokrasi ve kuvvetler ayrılığı gibi konular hakkında herhangi bir fikirlerinin olmadığının altını çizerken, "Yarın bir gün referandum diye gelip bu konuda da bizim karar vermemizi isteyeceksiniz. Güveniniz için gerçekten çok teşekkür ederiz ama neticede eğitim ortalaması orta 1 seviyesinde olan, Akasya Durağı'nın tekrarlarına bile reyting rekorları kırdıran insanlarız biz. Beklentiyi ona göre fazla yüksek tutmayın..." sözleriyle meclise net mesajlar iletti.

Kısa bir süre önce İmralı görüşmeleriyle ilgili olarak Başbakanlık binasının önünde düzenlediği "Ne konuşuyorsanız konuşun, biz karışmıyoruz" eylemiyle kamuoyunun gündemine gelen "Ortalamanın Sesi İnisiyatifi", bu kez de başkanlık sistemi ve yeni anayasa tartışmalarıyla ilgili görüşlerini açıklamak üzere meydanlardaydı. Toplamda 150 bini aşkın kişi tarafından imzalanan yeni bir bildiriyle basın mensuplarının karşısına çıkan grubun en aktif isimlerinden Sami Dülgerli, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamalara göre ortalama eğitim seviyelerinin 6. sınıf düzeyinde olduğuna işaret ederken, bu şartlarda bu şartlarda 3-5-2 ve 4-4-2 dışında herhangi bir sistem tartışmasına girmelerinin mümkün olmadığının altını çizdi.

Sami Dülgerli'nin, "Bizden tam olarak ne bekleniyor, dışarıdan nasıl görünüyoruz bilmiyoruz ama içimizde anayasa hukuku bilenlerin sayısı sandığınızdan daha düşük olabilir. Hayır, neticede 6 sezondur Akasya Durağı'nın tekrarlarına bile reyting aldıran insanlarız biz. Oradan bir anlam çıkarın artık." diyerek kamuoyuyla paylaştığı bildiriden, öne çıkan bazı satır başları ise şu şekilde:

"İşin aslı, esas korkumuz bu konunun dönüp dolaşıp bir şekilde yine bizim önümüze gelmesi. Geçen referandumda da aynı şeyi yaptınız, hiç anlamadığımız anayasa, yargı reformu falan gibi mevzuları getirip önümüze dayadınız. Neticede televizyondaki tartışmaları izleyip kimin sesi gür çıkıyorsa ona hak vererek oyumuzu kullandık ama neyi seçtiğimiz hakkında en ufak bir fikrimiz o zaman da yoktu, bugün de maalesef yok. Yarın bir gün bu yüzden ülkenin başına bir iş gelse biz vebal altında kalacağız. Yazıktır, günahtır bu insanlara bu kadar yüklenmeyin..."

"Biz size niye yolladık oraya? Nispeten okumuş, cebi para görmüş adamlarsınız kendi aranızda halledin böyle işleri diye. Ha oraya yollarken de bu adam Ankara'da bir işimiz olsa ona koşar mı, yarın öbür gün oğlana iş bulmak için araya torpil koyabilr miyiz temel olarak ona bakıyoruz zaten. "

“Başbakan kulağa daha havalı geliyor ama bilemiyoruz..."

 

"Ya bizim halimizden haberiniz yok, ya da sırf nezaket olsun diye gelip böyle konuları bize soruyorsunuz. Bakın eğer gerçekten öyle ise, inanın bu kadarına lüzum yok. Biz ne bilelim başkanlık sistemine geçince ne oluyo, şimdiki sistemden farkı ne... Neticede baktığımızda başbakan sıfatı, başkan'dan daha havalı duruyo gibi geliyo bize. Yani biz Sayın Erdoğan'ın yerinde olsak, başbakanlıkta ısrar ederdik ancak yine kendisi bilir tabii..."

"Eğer sırf bu tartışma ortamından hoşlanıyorsanız, ona da varız. Kısıtlı imkanlarımızla, işte günde kullandığımız toplam 30 kelime ile dilimiz döndüğünce tartışırız yine başkanlık mevzusunu. Bir taraf 'E kötü olsa, Amerika niye bu sistemle yönetilsin' der, ötekimiz 'Tayyip de iyice padişah olacak ha' der... Yine iyi kötü kendi içimizde karışırız ancak tüm bunları şöyle hakkını vererek yorumlamak için en azından biraz hukuk yalayıp yutmuş olmak lazım. Ne yazık ki, biz henüz Posta Gazetesi bulmaca eki aşamasındayız, daha o konulara gelmedik..."

 

"Size karşı da mahçup olmayalım diye bütün o tartışma programlarını izleyip bir şeyler anlamaya gayret ediyoruz ama inanın bir noktadan sonra uykumuz geliyor, sadece ağızları oynayan adamlar görüyoruz. Bazısı diğerinden daha çok bağırıyor biz genelde onu seviyoruz, 'bu heralde haklı ki sesi yüksek çıkıyor diyoruz' ama o kadar yani... Başkanlık veya değil... Ne sistemiyse artık onu yapın işte, biz bakıcaz duruma göre. Eğer vatan bölünmemişse, bir de dükkanımız iyi kötü kendini çeviriyorsa mesele yok, devam edin..."

Konuşması sırasında sözleri sık sık kalabalığın alkış sesleri ve "Helal Sami Abi!" şeklindeki tezahüratlarıyla bölünen Sami Dülgerli, bildiriyi okumasının ardından bir süre daha basın mensuplarıyla başkanlık sistemi hakkında konuşmaya çalıştı. Çok sürmeden konunun futbol takımlarımızın Avrupa kupalarındaki eşleşmelerine geldiği konuşmada Dülgerli "Gördüğünüz gibi, biz iyi niyetle başkanlık sisteminden söz etmeye çalışsak bile ancak bu kadar elimizden gelmiyor. İlla bi sistem konuşacaksak 4-4-2 konuşalım, tandem konuşalım, onlara varız" derken, UEFA'da ve Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden ekiplerimize başarılar dilemeyi de ihmal etmedi.

DELİ KADİR DİYOR Kİ; Bir deli vardır asaleten birde sonradan delirenler var. Bak b en buradan diyom ey akıllılar bu sonradan görme delilere fazla yüz vermeyin verirseniz de sonra size ne yaptılar diye soracam ona göre ülen!

 

GÜNÜN TWEETİ;

İnsanlar, fal, burçlar, horoskop, astroloji vs. bir ton saçmalığa inanıyorlar; bu konularda kitaplar var, gazetelerin dergilerin köşeleri var, televizyonda programlar var. Bir gün konu açıldı, kuzenime "Niye inanıyorsunuz bu saçmalıklara?" diye sordum. "Öyle deme abi, burçlar Kuran'da geçer, hem peygamber efendimiz şöyle demiş..." diye başladı.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim