Fotoğraf sanatına estetik bir neşter…

Sadece kendisi değil babası ve oğlu da birer doktor. Ancak Sefa Ulukan’ın 15 yaşından beri tutkusu hep fotoğraf oldu. Dünyayı fotoğraf kareleriyle çerçevelemekten büyük keyif aldı. AFAD’ın ve Fotoğrafya’nın kurucularından. Gözlemci kişiliğini fotoğraflarla destekleyen Ulukan, “Yaratıcı bir yapım var, her şeyden bir şeyler yapabiliyorum bu nedenle fotoğraf bana çok yoldaş” diyor.
Siz de Adana camiasının aslında yakından tanıdığı bir isimsiniz. Ama yine de tanımayanlar için biraz kendinizden bahseder misiniz?
Yok o kadar da tanındığımı zannetmiyorum, ama iltifat gibi geldi, umarım öyledir. Nasıl anlatayım kendimi ;elli yılı aşkın Adana'yım. Burada büyüdüm, 15 yaşlarında fotoğrafa a ilgi duydum 18 yaşımda AFAD'ın kurucuları arasındaydım. Çukurova Tıp fakültesini bitirdim, hala doktorluk yapıyorum ama muayenehane filan açmadım. Hastadan para alamıyorum ben. Babam da doktordu, Adana'nın eski genel cerrahlarından Ali KuddusiUlukan, şimdi steteskopu ben oğlum Çağrı Ulukan'a devrettim. Kendisi Ankara Tıp Fakültesinde Nöroloji ihtisası yapıyor. Arkadaşlara dediğim gibi ben boş vakitlerimde doktorluk yaptım hep. Diğer zamanlarda fotoğraf vardı ağırlıklı, sonra ticaret hayatı. Kare Pizza'yı kurdum, Fotografya'yı kurdum. Dernekçilik, federasyon, sergiler, geziler derken kırk yıl olmuş fotoğrafta.
Birçok işle aynı anda uğraşıyorsunuz. Doktorsunuz, fotoğraf çekiyorsunuz, güçlü bir kaleminiz var yazıyorsunuz. Gerçek aşkınız hangisi diye sorsam?
Aşk dersen; karar verdim ben o konuda "özürlüyüm", ama en çok keyif aldığımı sorarsan tabii ki Fotoğraf. Mesleğimi çok seviyorum, çok ulvi ve önemli bir meslek. İnsanın acısının dindirmek, sorunlarına çözüm bulabilmek gibisi yok ama hep "doğru" meslek, "yanlış" ülke diye düşündüğüm oldu. Fotoğraf ise, bilemiyorum beni mutlu ediyor. Yaratıcı bir yapım var, her şeyden bir şeyler yapabiliyorum bu nedenle fotoğraf bana çok yoldaş. Gözlemci bir yapım var hayata ve insanlara karşı, bunu da destekliyor fotoğraf. Eskiden ara ara yazardım, orada burada yayınlanmıştı. Bir gün arkadaşlar neden yayınlamıyorsun dediler. Ben de "ısrarlara" dayanamadım teknoloji uydum www.sefaulukan.blogspot.com adı altında bir blog açtım. Valla beklemiyordum ama günde binlerce tıklanma alıyor. Demek ki beğeniliyor dedim şimdi yazıları, fotoğrafları filan hepsini bir arada burada topladım. Bu arada bir foto-biyografik bir kitap çalışmam var, onun üzerinde uğraşıyorum.
Şu an olmak istediğiniz noktada mısınız?
Asla. Benim hep bir ileriye bakan yapım var. Tökezleyip düşsem de bir şekilde kalkıp bu hayat maçına devam ediyorum. Valla hakem bir gün son düdüğü çalacak, bende mümkün olduğunca çok gol atmaya çalışıyorum bu sürede.
Bildiğimiz kadarıyla babanızda doktordu. Şimdi oğlunuz da tıp eğitimi alıyor. Yani üç kuşak doktor. Bu meslek babadan oğula mı geçiyor yoksa?
Yok ya, ben babamın yaşadığı yoğunluğu gördüğüm için doktor olmak bile istememiştim ama sınav sonuçları öyle geldi, ÖSYM öyle uygun gördü . Oğluma da Türkiye gerçeklerini anlattım ama kararlıydı, kendi istedi ve devam etti. Tanıdığım en iyi doktorlardan biri olacak.
Siyasete atılmayı düşündünüz mü hiç?
Yok hiç düşünmedim, yapamam da. Ben ülkemizdeki siyaset anlayışına biraz ters bir yapıdayım, hem tansiyonum var sağlımı bozar gibi geliyor. İzlerken bile ilaç alıyorum, içinde olsam kesin ömrüm kısalır.
Sizi hayatta en çok kızdıran şey nedir diye sorsak cevabınız ne olurdu?
Ya ben zor kızarım ama tanıdıklarımın söylediği bir söz var "sessiz atın çiftesi sert olur "diye, kızınca benden uzak duruyorlar. Haksızlığa dayanamıyorum, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup ahkam kesenlere kızıyorum. Türkiye'de yaşıyoruz o nedenle bu soruya her gün farklı bir cevap verebilirim . Aslında ama bu saatten sonra ben hayattan keyif almak istiyorum o nedenle gergin ortamlardan ve negatif insanlardan uzak duruyorum.
Bu arada hayvanlarla da sıkı bir dostluğunuz var. Zor olmuyor mu?
Bana göre hayvanı sevmeyen, insanı sevemez. Hep bir dost olarak köpeğim olsun diye istedim ama yaşadığım apartman koşullarını bu canlılar için uygun olmadığını düşündüğümden edinemedim. Ama bahçeli ev hayalimi gerçekleştirirsem mutlaka olacak. Kedi hadisesine gelince, onları seviyorum. Öyle söyledikleri gibi bencil filan değiller. Ben merkezci bir yapıları var ama kesinlikle kişilikli olduklarından. Özgür ve özgünler ve buda bana uyuyor. Şu an da iki yavru tekirim var, barınaktan evlat edindiğim bir çift kardeş. Resmen başımın üstünde yerleri var, evi "yuva" yapıyorlar.
Elinizde bir sihirli değnek olsa neyi değiştirmek isterdiniz?
Valla bu imkanı olan her kimse kesin beni biliyordur ve o nedenle bana böyle bir yetki vermezler. Piyango bile çıkmadı bugüne kadar.
En sevdiğiniz renk:ben her rengi seviyorum, hiç ayırt etmeden hepsinden ayrı bir zevk alıyorum
En son okuduğunuz kitap:Evimde üç farklı yerde üç kitap var hepsini birden okuyorum. Biri Deray Yurdakul'un D'licümleler..ki kendisini ve yazım dilini çok severim, kapak fotoğrafını da ben çektim zaten. Böyle olunca okumak ayrı bir keyif. Diğeri GarySmall'ın "Bir Psikiyatristin Gizli Defteri" ve birde Server Tanilli ustanın " Uygarlık Tarihi" ni yeniden başladım.
En sevdiğiniz yemek:Zor bir karar, ama iyi yapılmış bir etli yaprak sarmasını üstüne yoğurt koyarak bir tencere bitirdiğimi bilirim
RÖPORTAJ: GÜLAY BİBER ÇAKMAK
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












