• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Geçen haftaya damgasını vuran konuşma

23.02.2012 10:31
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Geçtiğimiz hafta sonu, Cuma Akşamı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik Adana’da haftaya damgasını vuran bir konuşma yaptı.

Konuşma adresi mi bulmadı?

Yoksa muhataplar,

“Adamın söylediği doğru ne diyelim”

Diyerek sessiz kalmayı mı tercih ettiler?

Doğrusu kamuoyunun merak konusu oldu o konuşma.

Ne demişti bir hatırlayalım Ömer Çelik.

Cumhuriyet Halk Partisi kurmaylarının;

“Cumhuriyet Halk Partisi ulu bir çınardır, AK Parti’nin 10 yıllık geçmişi vardır” sözlerine karşılık,

Adana Hiltonsa Otelindeki konuşmasında, Ömer Çelik bakın öyle bir laf etikti ki, altından kalkana aşk olsun.

“Seni millet dimdik ayakta tutamadı. Sarmaşıkları bir çubuğa sararlar ayakta dursun diye. Seni süngüye sararak ayakta tuttular. Üzerine postal geçirerek ayakta tuttular. Sen herhangi bir süngüye sarılmasaydın, 1960 ihtilalinde, daha sonra ki yargı darbelerine sarılmasaydın, bu gün ayakta değildin.”

Müthiş bir siyasi gönderme.

Bu benzetme için ne denir?

Diyecek bir şey yok.

Özellikle 1960 ihtilalinde oluşturulan gayri insani zalimlikler karşısında, demokrasi adına ne yazık ki CHP tek bir söz söyleyememiştir.

Dolayısıyla “süngüye sarılarak ayakta tuttular” sözü öylesine oturdu ki, deyim yerindeyse taş yerine oturdu.

Sayın Çelik konuşmasının devamında daha da vahim konuları gündeme getirerek, “1972’de İsmet İnönü genel başkanlıktan ve arkasından CHP’ üyeliğinden istifa etti. İsmet İnönü vefat ettiğinde, Cumhuriyet Halk Partisi üyesi değildi. İnönü istifa ederken, CHP ile ilgili bunlar o kadar tehlikeli işler yaparlar ki, Ankara’yı başken olmaktan bile çıkarabilirler” dedi

O günleri çok iyi hatırlayan biri olarak, bu sözleri de doğru Ömer Çelik’in.

Rahmetli İsmet İnönü’nün istifa ettiğinde ne denli çekişmelerin ve oyunların oynandığını o günün gazetelerine bakmak yeterli olacaktır.

Oysa İsmet İnönü, Atatürk’ün silah arkadaşı olarak kader birliği yapmış, partiyi kurmuşlar ve bu hareketin temelinde emeği vardı.

Ama ne o emeğe, ne de kuruluşundan beri yaptığı mücadeleye saygı gösterilmeyerek, üstüne üstlük kalbi kırılarak adeta partiden uzaklaştırıldı.

Haydi buyurun bu iki ciddi itham karşısında cevap verin verebilirseniz.

Önemli olan bir partinin ulu çınarlığı değil, ulu çınarlığına yakışır siyaset vizyonunu ortaya koymaktır.

Millete rağmen siyaset yapılır mı?

Yapılmaz.

Ama 1960 darbesi karşısında ve özellikle Rahmetli Menderes’e reva görülen eylemler karşısında, CHP’nin sessiz kalması, demokrasi anlayışındaki samimiyeti ortaya koymuyor mu?

Doğrusu bu iddialar karşısında nasıl bir cevap verileceğini merak ettik, ama bir açıklama yapılmadı.

Aslında yapılması da bir erdemlilik olsa gerek diyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim