• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Geçmişi unutanlar, geleceği asla inşâ edemez!

12.09.2013 14:43
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Hayatın sonbaharına açılan kapısıdır Eylül!

Kimilerimizin ömrünün bitimine atılan imza…

Bazen hüzün mevsiminin kendini en iyi ifade ettiği zaman dilimi, bazen de mutlulukların tarihe kayıt düşen güncesi olur Eylül!

Bazılarımız için aşkın kuytularında saklı duygu sağanağının bereketli geçeceğine dair muştu yüklü bir habercisi, en zarifinden, en nezihinden!

Tarihin tanıklık ettiği kirli kumpas ve organizasyonların utanç atmosferine açılan kapısı olduğu halleri ile de meşhur bir ay!

11 Eylül, 12 Eylül vs.. tarihleri bunlardan sadece bir kaçı!

Sevinçlerinden çok; yaşanan utanç yüklü olayların ağır travmasının dayanılmaz sancıları ile kıvranan insanlığın önemli hayat dönemeçlerinden en önemlisi diyebileceğimiz bir zaman dilimi!

Suç elbette ki olayları sırtında taşımakla yükümlü olan zamanda değil, onun sırtına bu keder yüklü yükü yükleyenlerde! Kızgın kor ateşte ısıtılan senaryolarla, insanımızın yüreğinin zulüm ile dağlanması, vicdanlara atılan vicdansız imzalar, öyle kolay kolay unutulacak gibi değil. En azından “Hatırlatmakta fayda vardır!” düsturu gereği, gelecek nesillere bir daha yaşanmamak üzere hatırlarında tutmaları için hatırlatmanın, zulmü ve zalimleri lanetle anmanın, kötülüğün önüne set çekme adına bir tuğla ve/ya da bir çakıl taşı olmanın sorumluluğu içinde bu yazı kaleme alındı.

Geleceğimizden emin olmak istiyorsak; gelecek nesilleri doğru bilgi ve bilgilendirmelerle, sağlıklı bir metodoloji ile, asla pes etmeden mümkün olduğunca doğru bir şekilde bilgilendirmeliyiz. Çok çabuk unutan bir toplumuz! Bilhassa acı ve keder bizim eteğimize bulaşmamış diye düşünüp ilgisiz kalmayı çok iyi bilen birileri olarak bunu dikkate almak zorundayız. Çoğunlukla dillendirdiğim bir realite var:

Geçmişi unutanlar, geleceği asla inşâ edemez!

Her birey kendi çekirdek kadrosu olan aile dairesinden başlayarak, sokak, mahalle, semt, mezra, köy ve kentinde, bireyden topluma doğru, akl-ı selim bir esinti altında, zulümden artakalan bütün kalıntıları temizlemekle yükümlü olmalı. Eğer hâlâ kalıntıların varlığı bizleri rahatsız etmiyorsa; geleceğe ilişkin çok ciddi sorunlarımız var demektir!

Lütfen gelecek nesiller adına; zulme ve zalimlere karşı, kim olursa olsun ve nerede olursa olsun “olması gerektiği gibi” duyarlı olalım!

Kendimizi bulmamız ve kendimize gelmemiz için şart! Bizler kendimizi kaybedersek, gelecek nasıl inşa edilecek?

Sevgi ile kalın..

akt

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Fatih
15 Eylül 2013 Pazar 18:47
Eylul
En sevdiğim aylardan biridir..
Ölümü ve hayatı hatırlatıyor bana..
Kemal Demirci
14 Eylül 2013 Cumartesi 15:56
Unutulmadı!
Öncelikle kaleminize sağlık. Anlatımlarınız çok güzel fakat iyisiyle kötüsüyle kimsenin unuttuğunu zannetmiyorum. Sadece bazı kesimler bunu tekrar yaşamak ve yaşatmak istiyor. Toplumun ve özellikle gençliğin bu anlamda ciddi bir bilgilendirmeye ihtiyacı var. Ve muhalefetin mantığını değiştirmesi lazım. Yaptıkları tek şey; iyiye de muhalefet, kötüye de muhalefet...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim