- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Göç olgusu

Orhan Göktaş / Yazar
İnsanların bir coğrafyadan başka bir coğrafyaya topluca göç etmeleri, insanlık tarihi kadar eskidir. Büyük ve gelişmiş medeniyetlerin birçoğu da bu göçler sonrası ortaya çıkmıştır.
Göç etme nedenlerinden biri de savaşlardır. Bu gün de gerek sınır komşularımızda gerekse bölge ülkelerindeki savaşlar nedeniyle ülkemize ve diğer ülkelere kitlesel göçlere şahit oluyoruz.
İnsanlık tarihinin belki de en yoğun ve en dramatik göçleriyle karşı karşıyayız.
Binlerce insan yollarda, çöllerde, dağ başlarında ve özellikle denizlerde bu göçler sırasında ölmekte. Binlercesi bir birini kaybetmekte, aileler dağılmakta, çocuklar art niyetli şebekelerin eline düşmekte, kadınlar ve kızlar cinsel istismara uğramakta, hatta alıp satılan bir meta haline getirilmekte.
Çaresizlik, sahipsizlik, yoksulluk, açlık bu insanları girdabına almış döndürdükçe döndürmekte.
Son yirmi yıldır, Afganistan’la başlayan, Irakla devam eden ve halen Suriye ile zirveye varmış bu göçlerin en yoğun yaşandığı ülkelerden biri de ülkemizdir. Afganistan’dan milyonların İran ve Pakistan’a göç ettiği zamanlarda Türkiye toplumu çok etkilenmedi, birçoğumuzun bu göçlerden haberi bile olmadı.
MAZLUMDER gibi STK yönetici, üye ve gönüllüleri olarak ülkemize gelen Afganistan ve İranlı mültecilerin sorunları ile ilgilendiğimiz için haberdardık bu durumdan.
Ancak Irak ve Suriye’deki iç savaştan sonra ülkemize yapılan yoğun göçlerle toplum gündemine girdi göçmenler.
MAZLUMDER Adana şubesi olarak, Suriyeli göçmenler Adana’ya yoğun olarak geldiklerinde, 2014 yılının başında “Adana’daki Suriyeliler” başlıklı bir rapor hazırlamış, başta Adana Valiliği olmak üzere, STK’lar, yardım kuruluşları, kamu kuruluşları, üniversiteler, basın ve kamuoyuna sunmuştuk.
O rapor Suriyeli misafirlerin durumunu ve ihtiyaçlarını ortaya koymak ve yapılması gerekenleri öneri olarak sunmak bakımından oldukça iş görmüştü. Oradaki tavsiyelerden sonra daha derli toplu çalışmalar yapılabilmişti.
Daha sonra Nisan 2014 tarihinde bir “Mülteci Panel” yapmış üniversite ve yardım kuruluşlarının meseleye yaklaşımını ortaya koymuş, neler yapılması gerektiği konusunda tespitler yapılmasını sağlamıştık.
Nisan 2015’te “Savaşın Beşinci Yılında Adana’daki Suriyeliler” raporumuzla da geçen zaman içinde neler yapıldı, şu andaki durum ve bundan sonra neler yapılması gerektiği konusunda durumu ortaya koymuştuk.
Şimdi de meselenin yerel, hukuki, ulusal ve uluslar arası ve İslami boyutunu ortaya koymak adına bir panel tertipliyoruz.
Panelimizi göçmenler ile ilgili pratiğin içinde olan MAZLUMDER eski başkanlarından Vedat Kahyalar yönetecek.
Katılımcılar:
Av. Halim Yılmaz; MAZLUMDER genel başkan yardımcısı, “MAZLUMDER Mülteci Hakları Merkezi” kurucusu ve mülteciler ile ilgili Türkiye’de çalışma yapan en yetkin kişilerden biridir.
İdris Polat: Adana müftülüğü vaizlerinden ve Anadolu Çınarı Derneği yöneticilerinden ve hocalarından, hem Suriyelilerle ilgili çalışmalarından hem de ilahiyatçı kimliğinden dolayı İslami boyutu ele alacaklar.
İlgi duyanların faydalanacağı bir panel olması dileğiyle.
Panel 16.04.2016 tarihinde ÜLFET Derneği salonunda saat 18.00 olacaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- PKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Ahlak ile edep arasındaki fark09 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Eğitimdeki yozlaşmaya karşı ahlak eğitimi25 Nisan 2016 Pazartesi 06:00
- Terörün kaynağı emperyalist devletlerdir28 Mart 2016 Pazartesi 09:59
- Çanakkale bir kurtuluş reçetesidir19 Mart 2016 Cumartesi 06:00
- Fikir beyan etmekten korkar olduk!14 Mart 2016 Pazartesi 06:00
- Kadın yerini bilecek!09 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Kürt sorunu mu, Kürtlere yapılan zulüm mü?29 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Suriye eski hal muhal; ya yeni hal ya izmihlal22 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Hayata bakış ya da yaşam felsefemiz15 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












