Göçebe bir toplumuz

Çukurova Bölgesi'ndeki göç olgusu, sebep, sonuç ve çözümleriyle beraber mercek altına alındı. Araştırma sonucu hazırlanan raporda, Türk toplumunun 'göç' olgusuna alıştığına dikkat çekildi. Göçün, Türkiye'de yaşanan hızlı değişim sürecinin en temel öğelerinden biri olduğu ifade edildi. Kırdan kente, doğudan batıya, yurt içine ve yurt dışına yapılan göçü hem göçe hedef olan bölgelerin yaşamını, hem de toplum yapısını yakından etkilediği belirtildi.
Göçün nedenleri üzerinde yapılacak isabetli değerlendirmelerin, uygulanacak doğru politikalar ve uygun yatırımlarla sebeplerini ortadan kaldıracağı vurgulanırken, böylelikle sorunların da önüne geçilebileceği ifade edildi. Adana ve Mersin'e yapılan göçlerin sadece terörden kaynaklanmadığı, aynı zamanda da verimli topraklarının işlenmesi ve sanayi tesislerinin çevre illerden birçok mevsimlik işçinin bölgeye gelmesine yol açtığı işaret edildi.
******************************************
Göçün her tarafı zarar veriyor
ADANA MEDYA – Adana’da, Çukurova Bölgesi’nin göç analizi çıkarıldı. Özel bir sanayi tesisi tarafından yetkili makamlara sunulmak üzere hazırlatılan raporda, göçün psikolojik, ekonomik ve sosyolojik sorunları beraberinde getirdiğine dikkat çekilirken, göçülen kentlerde sosyal ve asayiş problemleri arttığı ve daha sonra ekonomik ve kültürel çatışmaların yaşandığı tespiti yapıldı. Bu sorunların kronikleşmesi oluşması gereken toplumsal mutabakatı engellediği, kentin kendisine özgü yaşam standartlarını ve tarzını yok ettiği vurgulanırken, düzensiz ve plansız yerleşimin doğal bir sonucu olarak da çevre ve kültürel dokunun tahrip olduğunun altı çizildi. Artan nüfus karşısında asayiş hizmetlerinin yetersiz kalmasının, insanların kendi güvenliklerini yine kendilerinin sağlaması sonucunu doğuracağını, bunun da bir hukuk devletinde asla kabul edilemeyeceği ifade edildi. Kırsal kesimden şehir merkezlerine yapılan göçlerde kültürel farklılıklar ve yaşam şekilleri bariz bir şekilde farklılık gösterdiği ve kültür çatışmalarının ortaya çıktığı belirtildi.
TÜRK TOPLUMU 'GÖÇ' OLGUSUNA ALIŞTI
Raporda Türk toplumu için 'göç' olgusunun alışılmış bir durum olduğu ifade edilerek, şu görüşlere yer veriliyor; "Göç, adeta bir yaşam biçimi konumunda. Tarihsel süreç de bunu gösteriyor. Orta Asya'dan başlayan göç Anadolu'dan balkanlara kadar yayılmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıyla birlikte yurtdışından Türk soylu insanların Anadolu'ya göçü devam etmiş, nüfus mübadeleleri ile birçok insan Yunanistan, Bulgaristan gibi ülkelerden Türkiye topraklarına göç etti. 1960'lı yıllarda başlayan yeni
süreçle göç yurt dışına işçi göçü olarak kendini gösterdi. O yıllardaki göçün nedeni; Türkiye'deki ekonomik sıkıntılar yanında Batı Avrupa ülkelerinin imar ve sanayi sürecindeki işçi ihtiyacıydı. 1980'lerin ortalarından itibaren ülkemizde yaşanan terör olaylarına bağlı olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden batıya doğru bir iç göç hareketi başladı. Çukurova Bölgesi, bu göçten en çok etkilenen bölge olurken, yoğun bir göçe maruz kaldı."
'GÖÇ VE SOSYAL UYUM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ' KURULMALI
Adana ve Mersin'e yapılan göçlerin sadece terörden kaynaklanmadığı, aynı zamanda da verimli topraklarının işlenmesi ve hasadıyla sanayi tesisleri çevre illerden birçok mevsimlik işçinin bölgeye gelmesine yol açtığına işaret edilen raporda; Çukurova Bölgesi'nde göçle birlikte yaşanan sorunlara da hassasiyetle çözüm üretilmesinin bir zorunluluk olarak öne çıktığı vurgulandı. Bazı çözüm uygulamalarının merkezi, kimi uygulamaların da yerel düzeyde yapılması gerektiğinin altı çizilirken, ulusal düzeyde hem
dışarıdan gelen göçün düzenlenmesi, hem de içeride gerçekleşen göçle ilgili çalışmalar yapılmak üzere 'Göç ve Sosyal Uyum Bakanlığı' ya da 'Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı' bünyesinde: 'Göç ve Sosyal Uyum Genel Müdürlüğü' kurulması talebi gündeme taşındı. Bölgesel ve yöresel gelir dengesizliklerinin giderilmesi için planlanan kamu ve özel yatırımların büyük bir kısmının net göç veren yörelere taşınmasını teşvik edecek etkin politikaların uygulanması da gündeme getirilen bir başka talep oldu.
'GECEKONDU ÖNLEME BÖLGELERİ' OLUŞTURULMALI
Yoğun göç alan illerdeki yerel yönetimlerin merkezi hükümetten ve genel bütçeden alacakları payların yükseltilmesi ve geciktirilmeden verilmesi gerektiği kaydedilirken, 'kentten-kente göç'ü engelleyecek çeşitli önlemlerin yanı sıra kentsel alanlardan en yakın kırsal alanlara göçün özendirilmesi, hammaddeye bağlı olmayan serbest sanayi kuruluşlarının iş gücü arzının en yüksek olduğu bölgelere kurulması da sunulan çözüm önerileri arasında gösterildi. Orman köylerinden göçe katılanların oranını düşürmek amacıyla ormanlardan köylünün bilinçli ve etkin bir biçimde yararlanabilmesi noktasında olanaklar oluşturulması ve orman köylülerinin yerinde kalkındırılması için gerekli olan fon imkanlarının arttırılması istendi. Hazine arazilerinin belediyelere ve toplu konut kooperatiflerine devriyle gecekondu önleme bölgeleri oluşturulması, gecekonduya karşı proje uydu kentler yapılması, TOKİ'nin bu hususta daha etkin kullanılması konusu gündeme taşındı.
'ÖZERK DENETLEME KURUMLARI' OLUŞTURULMALI
Göçle birlikte yaşanan sorunların için diğer çözüm önerileri de şöyle sıralandı:
"Türk Ceza Kanunu'ndaki imar kirliliğine neden olma suçuyla etkin mücadele kapsamında, imar mevzuatına aykırı yapılaşmalara karşı müdahale ve yaptırım gücüyle donatılmış, meslek odaları, sivil kuruluşlar ve bilim adamları katılımlı özerk, yerel ve demokratik denetleme kurumları oluşturulmalı. Göç sonucu oluşan mahallelerdeki çocukların okula gitmelerinin teşvik edilmesi, okul öncesi eğitim verilmesi, okul sonrası boş vakitlerinde, sinema ve tiyatroai süreçle göç yurt dışına işçi g gibi kültür düzeyini arttıracak etkinliklerle eğitimsel sorunlarını çözüme kavuşturucu etütler sağlanmalı. Adana'nın Dağlıoğlu, Gülbahçesi, Şakirpaşa ve 19 Mayıs mahalleleriyle; Mersin'in Çay, Çilek, Şevket Sümer, Yenihal ve Gündoğdu gibi tamamen göçle gelenler tarafından oluşturulan mahallelerinde kentsel dönüşüm projeleri ivedilikle faaliyete geçirilmeli, buralarda düzgün ve yaşanabilir konutlar ve iş merkezleri inşa edilmeli."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












