• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Ankara : 24 °C

Gönül Defteri - 2

15.01.2015 08:05
Gönül Defteri - 2
Sedat MEMİLİ yazdı

 

 

“İtaat bütün reddedişlerin mezarıdır; kuşkuya giden ve gerçeğe giden bütün yolları kapatır.” Demokrasinin beşiği reddediştir. İtaati temel alan hiçbir kurum demokrasiyi gerçekleştiremez demişim bir başka notta. Son kelimeleri zorla okudum.

“iyilerin bakışlarında, kuşku, keder ve kaygı olmaz…”

Şimdi düşünüyorum da, iyiler demokratik olamazlar mı diye bir soru düşüyor aklıma.

Gönül Defteri, bizim beyin kıvrımlarımızdır. Kendi kendimizle konuşmalarımızdır.

Sizinle paylaşıyorum.

Kuşkuyla, inkarla, vazgeçme ve direnmeyle yürür yaratıcılık.

Şeytanı mı arıyorsun? Bak! İtaatkarlığın mutlu kollarında gezinir.

Yaratanı mı arıyorsun? İnkar ve reddedişleri kuşanıp, iyiyi öldürendir.

Bu notları paylaşmak bazılarını rahatsız edebilir.

Etsin. Atalet ölümdür.

Notlarımı paylaşmakla düşünmeye davet ediyorum. Dürterek uyandırıyorum. Çalar saat gibi ninni ile değil, bağıra çağıra uyanmaya davet ediyorum.

Bu yazının devamı var. Ama sizinle paylaşmaya devam etmiyorum. Bunu başka zamana bırakıyorum.

Bu kadar kızmanız yeter.

Başka sayfalara geçiyorum: Kendimle bir hesaplaşma gördüm notların birinde.

“Bana kötülük yapan insan haklılığımın bir kanıtıdır. Teşekkür borçluyum her kötülük edene. İyilik yapan herkes hayal kırıklığı yaratır ben de. Sorun iyilik ve kötülüğün ne olduğunu kavramakta, bu küçük insanın kavrayışından uzaktır…”

“Öfkemi öldürdüm…” demişim kocaman bir sayfada. “Hınç, işte hınca karşı da hıncım öldü.”

“Farkında olmadan Rus Kaderciliğine…” demiş bırakmışım cümlemi.

Bir arka sayfada;

“Fil veya kartal veya ölmek için tenhaya giden anlayış. İşte bu duygu ile gözlerimi, kulaklarımı, beş duyumu kapattım.

Cehalete, insanların basitliğine, üretimsizliğine, boş konuşmalarına kapattım.  Kendimin engin denizi ile birkaç dostuma ve doktorlarıma dünyamı açtım…” demek ki bu notu hastalığımın ilk günlerinde almışım.

Burada bir şey dikkatimi çekti.

Notlarımda hiç tarih yok.

Bütün zamanları ilgilendirdiği için mi? Ya da hiç zamanı ilgilendirmediği için mi? Kestiremiyorum.

Acaba tarih yazsam mı? Maalesef kendi kültürümüzde bile olayların tarihi not alma yok.

Yine tarihsiz bir sayfa:

“Teşekkürü fazla kullanmadığım gibi sevgiyi de boş yere kullanmadım.

Teşekkür ettiysem hakkıyla, sevdiysem de hakkını vererek sevdim.

Bu ikisinden daha değerli olarak nefretime saygı duydum.

Nefretim, sevgimden daha değerlidir…”

Bunun açıklamasını yapmışım notlarımda,

Daha sonra paylaşırız.

Ama şimdiden söyleyeyim; olur olmaz yerde sevgisini hoyratça harcayanların,  sevgisine değer vermem.

Yani; nefretine değer vermediklerimin sevgisine de değer vermem…

Devamı var… Umarım.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim