• BIST 109.062
  • Altın 144,715
  • Dolar 3,4964
  • Euro 4,1185
  • Adana : 31 °C
  • İzmir : 27 °C
  • Ankara : 22 °C

Gündemin Sıcak Başlıkları

20.05.2013 17:46
Gündemin Sıcak Başlıkları
Kültür'den Turizme, Dış Politika'dan Çözüm sürecine kadar, gündemin sıcak başlıkları masaya yatırıldı.
“Şimdi önümüzde temel bir mesele var. Bir önceki genel seçimlere girerken o seçimlerin ana gündem maddesi bütün gündem maddelerinin önüne geçen temel teması yeni bir anayasa yapılmasıydı. O zamanda bizim çok hayretle karşıladığımız bir şey olmuştu. En ücra beldelere gittiğimizde bile vatandaşımız ekonomiden çok bize yeni anayasa konusunu soruyordu ve yeni anayasa konusundaki taleplerini dillendiriyordu. Dolayısıyla nasıl ki ekonomiyle ilgili gündem ya da iş hayatıyla ilgili gündem vatandaşın gelecek perspektifi ile ilgili kendi hayatının standardıyla ilgili temel bir mesele haline geliyorsa Türkiye’nin bugün geldiği noktada bütün bunları kuşatan yeni anayasa meselesi haline gelmişti. Şimdi Uzlaşma Komisyonu epey bir zamandır faaliyetlerine devam ediyor. Ben de Uzlaşma Komisyonu üyelerimizin de içinde olduğu AK Parti’deki Anayasa Komisyonu’nun başkanlığını yürütüyorum bu süreç başladığından beri. Hatırlarsanız süreci başlatmak üzere de benim başkanlığımda bir heyetle birlikte partileri ziyaret etmiştik. O zaman temel prensipleri konuşmuştuk. O günden beri yürüyen çalışmalarda doğrusunu söylemek gerekirse yüz ağartıcı gerçekten performans anlamına gelecek bir sonuca ulaşılamadı.”
 
 
AK PARTİ BELİRLENEN TAKVİME UYMUŞTUR
 
“Temel Hak ve Hürriyetler meselesinde bile doyurucu bir rakama ulaşılmış değil, uzlaşılan maddeler üzerinde. Ben sadece şunu söyleyebilirim. AK Parti, Uzlaşma Komisyonu’nun gündemi içerisinde belirlenen takvime tam uymuştur. Hiçbir teklifini geç vermemiştir. Her teklifini zamanında vermiştir ve her teklifinin arkasında AK Parti’deki Anayasa Komisyonu’nun Sayın Başbakanın başkanlığında yapılan bazı toplantılarla birlikte çok derin ve yoğun bir çalışma vardır. Ama gelinen noktada biz şunu gördük. Özellikle takvim meselesinde muhalefetin zamana yayarak konuyu aslında Türkiye’ye yeni bir anayasa yaptırmamak şeklinde, burada temel ayrım da şu; Biz AK Parti olarak yeni Türkiye’nin ilk anayasasını yapmak istiyoruz. Türkiye’nin geçmişteki köhneliklerinden kurtulmasını, artık yeni dinamiklerle demokratik standartlarla geleceğe yürümesini sağlayacak bir anayasa yapmak istiyoruz. Muhalefet ise zamanı sürece yayarak eski Türkiye’nin son anayasasını yapmak istiyor. Dolayısıyla eski Türkiye’nin son anayasasını yapmak şeklindeki tutumun süreci zamana yaymak şeklindeki tavrı ile AK Parti’nin yeni Türkiye’nin ilk anayasasını yapmak konusundaki iradesi burada bir türlü bir araya gelmedi ve buda maddelere yansıdı doğal olarak. O sebeple biz baştan beri şunu söyledik. Belli bir takvim içinde çalışılmalı ve bu takvim etrafında devam etmeli.”
 
 
REFERANDUM KAÇINILMAZ
 
Şimdi gelinen noktada şu anda yüksek bir performansla eğer belli bir noktaya gelinebilirse bir-iki ay içerisinde yani Meclis kapanana kadar en azından yeniden bir değerlendirme olabilir. Ama şimdiye kadar yaşadığımız tecrübe bunun böyle olmayacağını gösteriyor. Bu durumda Türkiye için bir referandum bu bağlamda kaçınılmaz bir hale geliyor. Zaten iki seçimde söz konusu dolayısıyla üç sandık bu şekilde gözüküyor. Nedir mesele? Mesele büyük resme bakmak, büyük resimde şudur; Şimdi Türkiye’nin kredi notu artıyor, Türkiye’nin işte dış politikadaki cazibesi ortada, Türkiye’nin iç dinamiklerinin ne kadar yüksek bir performansla ilerlediği ortada ama tüm bunları 2’ye, 3’e, 5’e, 10’na katlayacak şey Türkiye’nin dünyanın önüne kendi çerçevesini ortaya koyduğu bir yeni anayasayla çıkmasıdır. Bu Türkiye’deki bütün elimizdeki verilere 10’a, 100’e katlayacaktır. Şimdi bu yapılamıyorsa eğer Meclis içerisinde o zaman doğrudan halka gitmek gerekir. Aslında millet aziz milletimiz Meclis’e yeni anayasa görevi yapma görevi vererek yüce Meclis’i şereflendirmiştir. Yüce Meclis’e Türkiye’nin ilk sivil anayasasını yapma şerefini bahşetmiştir. Dolayısıyla Yüce Meclis’in bunu çok iyi değerlendirmesi gerekiyordu ama maalesef Partiler Arası Uzlaşma Komisyonu’nda bu sonuca varılamadı. Dolayısıyla bu Türkiye’nin büyük resmini, büyük istikrarını Türkiye’nin 2023’e yürürken ki temel vizyonunu ve gelecek perspektifini korumak bakımından zorunlu bir gündem maddesi olarak önümüze geliyor.”
 
 
BU SEFER FİRE VERMEYECEĞİZ
 
“Bahsettiğim bu büyük resim için Türkiye adına yapmak istediklerimiz için göze alınması gereken bir risk. Yani bizim içimizde yanlış davrananlar olduğu gibi kısmi de olsa çok küçük de olsa o geçmiş referandum maddelerinde Türkiye’nin bu büyük iradesine destek vermek için o zaman bağımsız olan ya da başka partilerden olan arkadaşlarımızda AK Parti’ye destek verdiler. Şimdi bir kısmıyla beraber yol yürüyoruz onların. Dolayısıyla biz muhalefet partileri içerisinden de bu iradeye destek verecek isimlerin çıkacağını, AK Parti’nin inşallah bu sefer fire vermeyeceğini düşünüyoruz. Ama netice itibariyle biz burada sonuç odaklı bakmıyoruz. Burada millete verilmiş bir söz vardır. Türkiye adına kayıta geçmesi gereken bir şey var. Tabi ki sonucu alacağımızı da düşünüyoruz ama Türkiye bunun yapmak zorundadır. Türkiye gelecek perspektifini korumak için ve iradesini daha güçlü olarak geleceğe taşımak için bir yeni Türkiye’nin kimliğinin tescili olan bütün dünyaya dönük olarak bütün bu gelişen çeşitli sektörlerdeki çeşitli alanlardaki unsurların bir ifadesi olarak bir doğum belgesi bir kimlik ifadesi olarak bu yeni anayasa meselesini halletmek durumundadır. Şimdi bakın, pazarlık meselesini hep şöyle düşünüyorlar. Bir kere burada iki tane şey var, bu ifadenin iki tane gizli alt yazısı var, oda şu; Ta başından beri yeni anayasa meselesini CHP ve MHP eski Türkiye’nin köhne dinamiklerinden ne kadarını koruyacağız diye bir pazarlık meselesi haline getirmeye çalıştılar. Bu da şuydu; Milli iradeye kimleri aslında ortak yapacağız. Şimdi temel mesele şudur; Anayasalar esasında teknik anlamda hukuki metinler değildir. Anayasalar siyasi metinlerdir ve siyasi metin olarak yani eski kavramı çok güzeldir. Teşkilatı Esasiye der, devlet teşkilatın esasını oluşturan temel dengeleri ortaya koyar. Şimdi buradaki temel mesele şu; Biz bu ülkeyi halkın iradesinin mi yönetmesini istiyoruz, halk iradesi adına devlet içerisindeki bir takım oligarşik grupların mı yönetmesini istiyoruz? Şimdi halk iradesi adı altında devlet içindeki oligarşik grupların yönetmesinin en teknik anlamdaki en çarpıcı formülü 82 anayasasıydı. 82 anayasası bir ihtilal bildirisiydi. Yukarıdan aşağıya sadece o ihtilal bildirisine anayasa hukukçuları tarafından anayasayla ilgili teknik bir takım kılıflar giydirilmişti. Türkiye bunda bir sürü unsuru değiştirdi, belli bir noktaya getirmeye çalıştı. Ama Türkiye’nin geldiği bir noktada bu yetmiyor. Dolayısıyla bir şunu söylemek lazım. Asıl bu pazarlık ifadesini kullananlar yeni anayasa yapılması konusunu yeni anayasa olmaktan çıkarıp eski Türkiye’nin son anayasası olarak bir anayasa değişikliğine döndürmeye çalıştılar. Aslında yeni anayasayı yapıyor gibi olacaktır ama eski Türkiye’nin anayasasını biraz değiştirmiş olacaktır.”
 
 
CHP VE MHP’NİN OYU NE KADAR MEŞRU İSE BDP’NİN OYU DA O KADAR MEŞRUDUR
 
“Bugün Uzlaşma Komisyonu bir sonuca varamıyorsa o uzlaşma komisyonunda söz konusu partiler bu pazarlığı yürüttüğü için, bir gizli gündem maddesi olarak. İkinci mesele şudur; Meclisteki halkın seçtiği hiçbir parti gayri meşru ilan edilemez. CHP ve MHP daha şunu öğrenememiş. Meclis’te temsil edilen herkes her parti meşrudur. Dolayısıyla MHP’nin oyu ne kadar meşruysa çünkü halk o iradeyi ona vermiştir. CHP’nin oyu ne kadar meşruysa çünkü halk ona o iradeyi vermiştir, BDP’nin oyu da o kadar meşrudur. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bir kısmı o oyu vererek o partiyi Meclis’e göndermiştir. Dolayısıyla yapmaya çalıştıkları şey şu; 1- Önce yeni anayasa yapmaya girişmiyorlar eski Türkiye’nin anayasasını korumak üzere bir pazarlık yürütüyorlar sonra AK Parti madem siz bu pazarlığı yürütüyorsunuz madem ki bir başka parti bu iradeye sahip diye ona yöneldiğinde de bunu gayri meşru ilan etmeye çalışıyorlar. Bu tabi temel siyaset tasavvuru ile ilgili temel demokrasi anlayışla ilgili bir sakatlığı ifade ediyor.”
 

YENİ ANAYASA İÇİN BÜTÜN İRADEMİZİ ORTAYA KOYARIZ
 
“Yani biz Türkiye’nin önüne milli iradenin önüne yeni anayasa yapmakla ilgili bütün bir irademizi bütün bir çabamızı koyarız. Olmazsa anayasa değişikliği meselesi de referandumla birlikte gerçekleşmiş oldu 2010 referandumuyla. Türkiye bununla da yönetilebilir. Aslında herhangi bir parti bir iktidar partisi mevcut değişikliklerle ben bu mevcut değişiklikler itibariyle elimdeki gücü koruyayım bu gücün bir şekilde saltanatını süreyim diye düşünse hiçbir şekilde yeni anayasa meselesine girmez.”
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Necati Şaşmaz da Taksim'de demokrasi nöbetinde21 Temmuz 2016 Perşembe 10:05
  • Adana darbeye karşı tek yumruk oldu21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
  • Büyükşehir projelerine ÇÜ’den teknik destek20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:27
  • Adana Demirspor'da toplu imza20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:24
  • Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 09:31
  • Darbe şehidi polis memuru toprağa verildi19 Temmuz 2016 Salı 20:00
  • 4 pilot adliyeye sevk edildi16 Temmuz 2016 Cumartesi 15:11
  • Halk, darbe girişimindeki askerleri polise teslim ediyor16 Temmuz 2016 Cumartesi 02:16
  • Bahçeli'den Hükümete tam destek16 Temmuz 2016 Cumartesi 01:05
  • Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tazminat ödeyecek14 Temmuz 2016 Perşembe 19:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim