• BIST 77.779
  • Altın 128,105
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 25 °C

Güneydoğu’da neler oluyor (1)

21.12.2015 09:44
Güneydoğu’da neler oluyor (1)
Melahat Karataş yazdı

Aylardır gözümüz kulağımız Güneydoğu’da. Aynı ülke içinde savaşa girmiş iki ülke gibiyiz.

Yakın zamana kadar savaştan kaçan Suriye vatandaşlarına ev sahipliği yapan Türkiye Cumhuriyeti, aynı sınırlarda yaşayıp göç eden kendi vatandaşına nasıl bir ev sahipliği yapacak merak konusu?

Dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen bir kaçış bu.

İnsanlar doğduğu, büyüdüğü, yaşlandığı, hatta sevdiklerini gömdüğü mezarları bırakarak göçe zorlandı.

Aylarca aç susuz direnen insanlar, giderek umutlarını yaşam mücadelelerini yitirerek evlerinden barklarından edildi.

Devlet, memurlarını bürokratlarını geri çekince, şehre ölüm havası yayıldı.

Sağlık hizmeti yok.

Eğitim yok.

Ulaşım yok.

Elektrik, su, internet yok.

Dünyadan bi haber yaşayan insanlar…

Yetmezmiş gibi en iyi keskin nişancıları dik, “sokağa çıkma yasağı” hazır başlamışken, uçan kuşu dahi indir.

Efendim terörle mücadele!

İnsan haklarının ihlal edilmesinin tanımı değişti adeta.

Hiçbir siyasi anlayışa sığmayan bir terörle mücadele biçimi.

Kırk yıldır terörle mücadele ediyoruz, böylesini görmedik doğrusu.

Seçim öncesi “Barış” diyen hükümet, ne değişti de şimdi “Savaş” diyor.

Hani analar ağlamayacaktı?

Hani çocuklar yetim kalmayacaktı?

Yalnızca Güneydoğu’da değil, memlekette herkesin anası ağladı.

13 yılda hortlayan terör ve yaşanan terör olayları, akıllara durgunluk vermekte.

Operasyonların süreceğini açıklayan Cumhurbaşkanı, tek bir PKK’lının kalmayacağını söylüyor.

Peki Güneydoğu, iki gündemi terör belasına teslim oldu?

İki gündemi onca iddia edilen silahlar şehre sokuldu?

Yüzlerce PKK’lı iki günde mi Şırnak’a, Diyarbakır'a, Mardin’e girdi?

Seçim sevdasına silahlar patlamayacak emrini alan kolluk kuvvetlerine, ne oldu da uçan kuşu vur emri şimdi verildi?

Neden ülke bu denli tehlike ve tehdit altındaydı da, şimdiye dek önlem alınmadı?

Akılları başlarına şimdi mi geldi?

Türk bayrakları indirilirken sesi çıkmayan kolluk güçlerimiz, şimdimi silahlara sarıldı.

Değerli okurlarım, tüm bu yazdıklarım hepimizin bildiği şeyler. Ancak oyun içinde oyunlar oynanmakta ülkemiz üzerinden.

Bizler gerçekten kardeşiz. Bu gün yüzlerce insan birbirine kız alıp verdi.

Kurtuluş Savaşı’nda omuz omuza cepheye gittik.

Yıllardır birbirimize kirve olduk.

Şimdi nasıl olur da birbirimize kurşun sıkar duruma getirildik.

Demokrasinin olduğu bir ülkede, şu yaşananlar utanç verici değil de ne?

Siyasi iradeyi kullanarak kendi vatandaşının üzerinde güç gösterisi yapan bir devlet olduk.

Devlet vatandaşına sağlık, eğitim, güvenlik hizmetini vermek zorundadır. Zira bu asli görevidir. Oysa kendi devletiyle karşı karşıya gelen, özgürlüğü ihlale uğrayan bir topluluk söz konusu bugün.

Her gün şehit veriyoruz, askerimiz polisimiz ölüyor.

Her gün onlarca sivil vatandaş kurşunların hedefi oluyor Güneydoğu’da.

Her gün başka bir köy, başka bir mahalle terk ediliyor vatandaşı tarafından.

Peki her şey bir yana da, ya o masum çocuklar!

Onları hiç düşündünüz mü?

Şu anki psikolojilerini tahmin edebiliyor musunuz?

Gözlerinin önünde sevdikleri bir bir öldürülüyor!

Sokağa çıkma yasağı olduğu için, günlerce cenazelerle aynı evlerde kalıyorlar.

Anne babalarının cenazelerinin başucunda, uyansın diye bekleyen çocuklar…

Sokakta misket yerine, boş mermi kovanlarıyla oynayan çocuklar.

Kürtler ve Türkler diye ikiye ayrılıp, düşman oyunları oynayan çocuklar.

Eğitim hakları ellerinden çalınan çocuklar.

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, en çok kadınlara ve çocuklara önem verirdi. O nedenle 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramını ilan etti.

Çünkü çocuklarımız yarın bu ülkeyi yöneteceklerdi, yani bizim yarınlarımızdı.

Şimdi bu çocukları, yani “Kürt” diye ayrıştırılan bu çocukları nasıl bir gelecek bekliyor?

Annesi bahçe avlusuna çıktı diye öldürülen, üstelik hamile bir kadın. Sonrada haberlerde terörist olarak ilan edilen, Mardinli Selamet Yeşilmen’in çocuklarını nasıl bir gelecek bekliyor sorarım sizlere?

Tahmin etmek hiç de zor değil! Ne yazık ki devletinden nefret ederek büyüyecek.

Polis, asker gördüğünde düşman diyecek.

Türkler annemizi babamızı vurdu diyecek.

Bayrağımızı gördüğünde kafasını çevirecek.

Diyecek, diyecek, diyecek… Boşlukları siz doldurun.

Oysa, dili, dini, rengi ne olursa olsun, dünyanın her yerinde çocuk çocuktur.

Önce çocuklarımıza ülkesini, bayrağını sevdirmeliyiz. Sevdirmeliyiz ki, sıra ona geldiğinde canı pahasına ülkesini korusun. Bayrağını, milletini korusun.

Sevgili okurlarım,

Öncelikle Doğuda yaşananları doğru analiz edip, insanca olaya bakmalıyız. Yandaş medya oyunlarına gelmemeliyiz. Oradaki insanlar bizim insanımız, Müslüman kardeşlerimiz.

Tüm bu yaşananları bizler yaşıyor olabilirdik. Şu an onların yerinde bizler de olabilirdik.

Hükümetin yapması gereken öncelik kanımca şu,

PKK’yı, yani teröristle sivil vatandaşı karıştırmamalı.

Çocukları, terörist çocukları olarak mimleme meli.

Terör her yerde terördür. Hepimiz şiddetle, lanetle kınıyoruz.

Ancak tüm bu yaşananların adı çatışmaysa, savaşın tanımı ne olurdu merak ediyorum. Her ne yaşanırsa yaşansın, bir devlet kendi bünyesindeki vatandaşını korumak zorunda. Bir devlete yakışan da bu. Başlayan göçe dur denmeli.

Biz daha kendi vatandaşımızı koruyamıyor iken, bir de Rusya gibi bir ülkeye kafa tutuyoruz. Komik. Vallahi komik, billahi komik.

Değerli okurlarım, bir sonraki yazımda Mardin Nusaybin’de olayları birebir yaşayan, olaylara an be an canlı tanık olan gazeteci bir ağabeyimle yaptığım telefon görüşmemizi kaleme alacağım.

Şimdilik sevgiyle kalın, sevdiklerinizle kalın…

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim