• BIST 77.779
  • Altın 128,372
  • Dolar 2,9868
  • Euro 3,3082
  • Adana : 31 °C
  • İzmir : 34 °C
  • Ankara : 30 °C

Gürsel TEKİN'e de Suçlama Var.!

29.11.2013 16:28
Gürsel TEKİN'e de Suçlama Var.!
Şok İddia..

Adana Kamuoyunun yakından tanıdığı Çukurova Üniversitesi Tıp Fak. Anesteziyoloji ve Reanimasyon AD. Öğretim görevlisi Prof.Dr. Mehmet ÖZALEVLİ, içinde çok ciddi iddaları ve suçlamaları barındıran bir mektubu çevresindeki arkadaşlarıyla paylaştı.

Editörümüz Taner TALAŞ'a da aynı mektubu gönderen ÖZALEVLİ'nin iddiaları gündemi sarsacak gibi..

İşte O Mektup..!

Cumhuriyet Halk Partisinin Değerli Üyeleri, Çok Kıymetli Adanalı Büyüklerim, Arkadaşlarım ve Beni Türkiye’nin dört bir tarafından tanıyan Değerli Dostlarım, Sayın Ali Demirçalı’yı bir Milletvekili olarak tanıdığınızı, beni yakından tanımasanız bile ortak dostlarımızdan yeterince tanıma fırsatı bulduğunuzu düşünüyorum.

Milletvekilliği aday adaylık süresince ve sonrasında Sayın Ali Demirçalı ile yaşadığım süreçten dolayı insanlık ve partim adına utanç duyduğumu bilmenizi isterim.
Seyhan’da doğmuş ve büyümüş bir birey olarak Seyhan İlçesinin çağdaş kent olma vasfını kazanamaması, sizi olduğu gibi beni de son derece üzmektedir. Sokaklarına itfaiyenin araçlarının giremediği bir kent de ve 2/3 nün imarsız olduğu bir Seyhan ‘da yaşamayı hak etmediğimizi düşünüyorum. Son iki dönemdir Partimizin yanlışları nedeniyle Seyhan İlçe Belediyesini maalesef kazanamadık.


Çağdaş ve modern kent yaratmanın inceliklerini çok iyi bilen bir kişi olarak bu dönem Seyhan Belediye Başkanlığına aday olmayı planlıyordum.Sayın Ali Demirçalı ve O’nun milletvekili olmasına neden olan zihniyetin Adana’daki temsilcileri sayesinde Ergenekon soruşturmalarında dahi görmediğimiz ahlaksızlığın, hukuksuzluğun ve vicdansızlığın sergilendiği bir süreç nedeniyle Belediye Başkanlığına aday olmama engel oldular.


Adana İl Disiplin Kurulu tarafından yürütülen disiplin soruşturması süresince yaşadığım ve bu süre içerisinde tanıdığım insanların davranışları nedeniyle partimizin Adana’da neden başarılı olamadığını daha iyi anladım. Kişisel çıkarlar ve kendilerini var etmek için insanların kendilerini nasıl sattığını görmek insanlık açısından son derece düşündürücü olduğu gibi utanç duyulması gereken bir durum olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Sayın Demirçalı’nın beni Disiplin Kuruluna şikâyet etmesi ile başlayan disiplin soruşturmasını size anlatmayı bir insanlık görevi olarak görmekteyim.
Bu konu gündeme geldiğinde Örgütün başında olmaları nedeniyle İl başkanımız Sayın Orhan Sümer ve Seyhan İlçe Başkanımız Sayın Reşit Karakuş’a aynı anda iki kez toplantı yaparak detaylı bilgilendirme yaptım. Yaptığım her iki görüşmede; bana rahat olmamı, Sayın Demirçalı’nın nasıl biri olduğunu tüm Adana ve Parti kamuoyunun bildiğini, herhangi bir sıkıntı çıkmayacağını söylemişlerdi. Bende kendilerinden Ziya Paşa Özsüt Cafede yaptığım son görüşmede Demirçalı’yı, Beni ve Tanıkları bir araya getirmelerini istedim.

Bu talebimi yerine getireceklerine dair söz vererek görüşmeyi tamamladım.
İl Yönetim Kurulu tarafından tedbirli olarak disiplin kuruluna verilme kararı hukuki ve ahlakı olarak vicdanları yaralamıştır. Konu ile ilgili İl Yönetim Kurulunda yapılan oylamada tedbirsiz olarak disiplin kuruluna verilmem şeklinde karar alınmış olup geçmişte Merkez İlçe Başkanlığı yapmış Ablamın beyi yönetim kurulu toplantısı bitiminde İl Başkanımızı telefonla arayıp durumla ilgili bilgi almıştır.

İl Başkanımız tedbirsiz olarak disiplin kuruluna verildiğimi, haklı olduğumu ve herhangi bir şey olmayacağını Enişteme söylemiştir. Yönetim Kurulu Üyelerinden bazılarına ben de sorduğumda tedbirsiz olarak disiplin kuruluna verildiğimi söylemişlerdir. Bana tebliğ edilen karar tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk edilmem şeklindeydi. karar tedbirli olarak değiştirilmiştir. Bu olayı takdirinize bırakıyorum. Daha sonra Parti Müdürümüzden, İl Sekreteri Sayın Nadir Mayaoğlu tarafından kararın değiştirilerek disiplin kurulun yollandığını öğrendim.

Disiplin soruşturması süreci ise Ergenekon soruşturmasında dahi olmayan çirkinliklere sahne oldu. Öncelikle tedbirin kaldırılması için Disiplin Kuruluna itiraz ettim. Disiplin soruşturması kapsamında Disiplin Kurulu Başkanına önce Benim ifademin alınması gerektiğini söylememe rağmen, tanıkların ifadesi alındı. Disiplin kurulu Başkanına ve sekreterine bunun yanlış olduğunu söyledim. Disiplin Kurulu Başkanı rahat olmamı, bu şekilde olmasının daha doğru olacağını 15-20 gün içinde de bu konunun bana sıkıntı yaratmayacak şekilde kapatılacağını söyledi.

Disiplin Kurulu Başkanı gerçek anlamda tanık olanları yönlendirerek kendisinin önerdiği şekliyle ifade vermelerinin, Benim ve Parti için daha iyi olacağını söylemesi sonucu ifadelerini vermişlerdir. Olaya tanık olmayan diğer kişiler ise sadece Benim ve Sayın Demirçalı’nın anlattıkları sonucu sahip oldukları bilgi ile tanıklık yapmışlardır. Hiç bir olaya tanık olmadıkları halde üstelik yazılı olarak iki farklı ve yalan ifade vermişlerdir.. İl Disiplin Kurulu Başkanı ve Üyeleri Benim ifademi almak üzere İl Başkanlığı Binası dışında toplanmamızın daha doğru olacağını söylemesi sonucu Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısının ofisinde yazılı ifademi vermek üzere toplandık. Bunun gerekçesi olarak Sayın Demirçalı’nın soruşturma döneminde Disiplin Kurulu toplantı salonuna müdahale ederek baskı yaptığını söylediler. Yazılı ifademi İl Disiplin Kurulu Üyelerinin huzurunda teslim ettim.

İfademi verdikten sonra Benim iddialarımın sorulması için tekrar tanıkların ifadelerinin alınması gerektiğini bir kez daha söyledim. Disiplin Kurulu Başkanı buna gerek olmadığını, Kendilerine çok baskı yapıldığını, bu baskıları geçiştirme adına tedbirle ilgili talebime olumsuz karar vereceklerini ve bu sürecin uzamaması için Yüksek disiplin Kuruluna itiraz etmememi istediler. 10 gün içinde de dosyayı uyarı cezası vererek kapatacaklarını söylediler. Disiplin Kurulu Başkanı bu düşüncesini Beni ihraç kararı almadan iki gün önce Genel Başkan Yardımcımız Sayın Adnan Keskin’e de iletmiştir.
Daha sonra Disiplin Kurulu Başkanı beni arayarak usulen de olsa tedbirle ilgili Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz etmemi istediği için Yüksek Disiplin Kuruluna başvurdum. 1 Temmuz Pazartesi günü konuyu detaylı bir şekilde Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı ve Kurul Sekreterine aynı anda anlattım. 2 Temmuz Salı günü Partimizin grup toplantısı sonrası Adana Milletvekilimiz Sayın Ümit Özgümüş ve Hatay Milletvekilimiz Sayın Refik Eryılmaz ile beraber Meclis lokantasında yemek yerken Genel Başkan yardımcısı Sayın Gürsel Tekin masamıza gelerek her iki Vekilimize merhaba dedikten sonra insanlığa ve Parti Yöneticisine yakışmayacak şekilde ahlaksızca küfretti.

Bana söylediği küfürün aynısını kendisine iade ettim. Partinin kamuoyunda tartışılmaması için konuyu orada kapatmanın daha doğru olacağını düşündüm. Ardından Genel Başkanımıza bu konuyu anlattığımda her iki Milletvekilimizi tanık olarak göstereceğimi söyledim. Sayın Özgümüş olaydan sonra Genel Kurul salonunda Sayın Gürsel Tekin’in kendisinden özür dilediğini söylemesi nedeniyle Sayın Vekillerime sıkıntı yaratmamak adına konuyu Genel Başkanımıza anlatmadım. Bu olay nedeniyle başkalarının sıkıntı çekmesini istemedim.  Bu konunun benim şahsi meselem olduğunu ve bu zihniyetlerle mücadele edeceğimi söyledim.


Yaşanan bu çirkin olaydan sonra 4 Temmuz saat 14.30 sıralarında Yüksek Disiplin Kurulu Salonunda ifade vermek üzere davet edildim. Yüksek Disiplin Kurulunda iki gün önce yaşanan çirkin olaydan sonra çok sinirli ve gergin bir şekilde ifade verdim. İfadem de herkesin bana haklısın demesine rağmen niçin disiplin soruşturması geçirdiğimi anlayamadığımı söyledim. Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinden bazılarının uçağa yetişmeleri gerektiği için çok kısa bir savunma yaptım. Ardından tedbirin kaldırılmasını talep ettim.  Savunmamı yaptıktan sonra Adana’ya geldim. 5 Temmuz saat 17.00 de bir arkadaşımdan İl Disiplin Kurulunun olağanüstü toplandığını ve Benim hakkımda ihraç kararı almak üzere olduklarını öğrendim. Ardından Disiplin Kurulu Başkanını ve Sekreterini aradım fakat cevap vermediler. Saat 18.00 civarında İl Disiplin Kurulu Başkanı Beni aradı ve utanç duyduğum durumu Bana anlatmaya çalıştı. Ankara’dan çok baskı geldiğini, Genel Başkan Yardımcısı Sayın Gürsel Tekin’in İl Başkanını ve diğer yöneticileri, Kendisini de Yüksek Disiplin Kurulu Başkanının aradığını söyledi. Beni acilen ihraç etmelerini istediklerini söylediler.  Bu durum üzerine ‘’Siz Başkansınız gündemde olmadan nasıl toplantı yaparsınız’’ dediğimde, Tüm Disiplin Kurulu Üyelerinin İl Başkanı ve Seyhan İlçe Başkanı tarafından ikna odalarına alındığını ve bazılarına meclis üyeliği sözü verilerek bu karara evet demelerinin istendiğini söyledi.

Meclis üyeliği karşılığında ikna edildiklerini söyleyince Bende’’ Siz neyin karşılığında beni sattınız ?’’ deyip telefonu kapadım.
Genel Başkan Yardımcısı Sayın Gürsel Tekin’le Ankara’da yaşadığım iğrenç olaydan, herkesin Bana haklısın deyip hiçbir şey yapamadıklarını görmek ve Adana İl Disiplin Kurulu Üyelerinin kişisel çıkarları doğrultusunda inanmadıkları bir karara imza atmak durumunda kalmaları Beni üzmüştür ve istifa etmeme neden olmuştur. İl Disiplin Kurulu tüzük gereği yasal hakkım olan Yüksek Disiplin Kurulunun tedbirle ilgili vereceği kararı beklemeden Ankara’dan gelen talimatla olağanüstü toplanıp bu kararı vermelerini takdirinize bırakıyorum. Ardından 8 Temmuz Pazartesi günü bu çirkin durumu kabullenmeyerek noter kanalıyla istifa ettim. İstifa dilekçem Çukurova İlçe Başkanlığına ulaştıktan sonra İlçe Yönetim Kurulunda iki Üye Beni hastanemde ziyaret ettiler. İstifamın Onları üzdüğünü ve bu kararımı yeniden gözden geçirmemin daha doğru olacağını söylediler. İstifa dilekçesini İlçe Başkanına verdiklerini ve bekleteceklerini söylediler. Bir iki gün düşünme süresi istedim. İki gün sonra Bende istifamı bekletmelerini söyledim ve yeniden mücadeleme devam ettim.


Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı bu konuyu takip ve araştırmak üzere 3 kişiden oluşan bir komisyon kurulduğunu ve 6 Ağustos 2013 tarihinde Yüksek Disiplin Kurulu salonunda ifade vermek üzere hazır bulunmamı yazılı olarak bana iletti.
 6 Ağustos’ da Yüksek Disiplin Kuruluna ifade vermeye gitmeden önce Çukurova İlçe Yönetim Kurulu üyesini tekrar aradım. İstifa ile ilgili son durumumu sordum. İstifamı yönetime sunmadıklarını istediğimde geri alıp iptal ettirebileceğimi veya istemem halinde yürürlüğe sokabileceklerini söylemeleri üzerine 6 Ağustosta yüksek disiplin kuruluna ifade vermek üzere Ankara’ya gitmeye karar verdim. Bu arada İl Disiplin Kurulu Başkanlığı hakkımda almış olduğu kararı bir türlü tebliğ etmemişti. 5 Ağustos’ta Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığını aradım ve ertesi gün ifade vermek ...

Kurul Başkanı gelmeme gerek olmadığını, Bana gönderilen davetiye mektubunun sehven yazıldığını söylemesine rağmen uçak biletimi aldığımı ve Ankara’ya geleceğimi söyledim.
6 Ağustos’ da Yüksek Disiplin Kurulunda ifade verdim. Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı, Adana İl Disiplin Kurulunun Beni ihraç etmesi nedeniyle tedbirle ilgili kararın bir önemi kalmadığını söyledi. İfade verdikten sonra Adana’ya döndüm ve il Disiplin Kurulu Başkanı izinde olduğu için Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı Sayın Erkin Ali Doygun’u aradım. Bana gerekçeli kararı ve hakkımda açılan soruşturma dosyasının bir örneğini tebliğ etmelerini istedim. Her gün aramama rağmen gerekçeli kararı bir haftada ancak yazabildiler ve tebliği 16-08-2013 tarihinde Ben Kendim gidip aldım. Bana verilen dosyada belgelerin eksik olduğunu tespit ettim. Eksik belgeleri İl Disiplin Kurulu Başkanından istedim. İl Disiplin Kurulu Başkanı tereddütlü konuşunca nedenini sordum. ‘’hayatımda böyle rezalet görmedim Disiplin Kurulu Başkanı’ mıyım değimiyim anlamadım’’ dedi. Çok baskı altında olduğunu onun için istifa edebileceğini söyledi. Aradan yarım saat geçtikten sonra İl Disiplin Kurulu Başkanı Beni arayıp eksik belgeleri Parti Müdürümüzden gidip alabileceğimi söyledi. Almak üzere Parti Müdürünü aradığımda İl Başkanının bu belgeleri vermek istemediğini söyledi. Ardından İl Başkanını aradım ve belgeleri istedim. Müsait olmadığını daha sonra Beni arayacağını söyledi. Daha sonra yüz yüze bu talebimi söylememe rağmen cevap alamadım. Resmi dilekçe (sayı ve tarih numarası olan) ile eksik belgeleri talep ettim. Yasal zorunluluk olmasına rağmen resmi dilekçeye cevap vermemek için çaba sarf edildi. Israrla cevap istemem sonucu resmi olmayan her an düzenlenebilir düz bir evrakla cevap verdiler. Gerekçeli kararı arkadaşım olan bir hâkime gösterdim ve hayretler içerisinde kaldı. Verilen kararda hiç bir hukuki dayanak olmadığı, parti tüzüğüne aykırı davrandıkları, soruşturmanın usulsüz ve hatalı yapıldığı ve en önemlisi resmi belgeyi sahte bir belge şeklinde değerlendirmiş olmalarını hayretler içerisinde karşıladı. Bu konunun parti içinde kalmak koşuluyla çözülmesini istediğim için mahkemeye vermedim ve Yüksek disiplin Kurulu Başkanlığına 19-08-2013 tarihinde ulaşan dilekçe ile hakkımda verilen karara itiraz ettim.

Dilekçemin Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığına ulaşıp ulaşmadığını öğrenmek üzere telefon ettim. Dilekçemin ulaştığını ama aynı zamanda İl Sağlık Müdürlüğünden Sayın Atilla Emek dikkatine gönderilen istifa dilekçemin fakslanmış olduğunu söylediler. Bu haberi alınca çok üzüldüm. Konuyu hemen araştırdım. İlçe Başkanlığını denetlemek üzere İl Başkanlığı tarafından görevlendirilen 3 kişilik komisyonda yer alan İl Sekreteri Sayın Nadir Mayaoğlu istifa dilekçemi görünce İlçe Sekreterine yaptığı baskı sonucu istifa dilekçemin Genel Merkeze yollanmasını sağlıyor. Aynı zamanda istifa dilekçemin bir örneğini Kendisi alıyor. İlçe Sekreterine yapılan baskı sonucu İlçe Başkanının haberi olmadan benim istifam Genel Merkeze iletiliyor ve 17 Temmuz 2013 de parti üyeliğim sona eriyor. Yüksek Disiplin kuruluna itiraz etmek üzere hazırlık yaptığımı öğrenen İl Sekreteri Çukurova İlçe başkanlığının Benim istifa dilekçemi genel merkeze yollamadığını düşünerek daha önce İlçe Sekreterinden almış olduğu istifa dilekçemin örneğini kimin gönderdiği belli olmasın diye İl Sağlık Müdürlüğüne ait telefon numarasından Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Sayın Atilla Emek’in dikkatine fakslanmasını sağlıyor. (Bu kişi aynı zaman da Bana rahat olmamı Sayın Demirçalı’nın üçkâğıtçı olduğunu ve endişe etmemem gerektiğini söyleyen kişidir.)

Yaşadığım bu olaylardan sonra partime yeniden üye olmayı ve dosyamın Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesini talep ettim. Bu talebim Sayın Gürsel Tekin izin vermediği için bugüne kadar yerine getirilememiştir.
Cumhuriyet Halk Partisinin Değerli Üyeleri, Çok Kıymetli Adanalı Büyüklerim, Arkadaşlarım ve Beni Türkiye’nin dört bir tarafından tanıyan Değerli Dostlarım,

Sizlere bu konuyu insanlık adına ve Partimizin bu tür insanlardan kurtulması için anlatmak zorunda kaldım. Değerlendirmeyi takdirinize bırakıyorum. İddialarımın hepsini kanıtlamamın Adam olmanın gereği olarak kabul ediyorum.
Partimizin ve ülkemizin bu tür insanlardan kurtulacağı ümidiyle sevgi ve saygılarımı sunarım.

Prof.Dr. Mehmet ÖZALEVLİ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
CHP li
30 Kasım 2013 Cumartesi 16:06
16:06
zamanımı şimdi sayın hocam,nedense seçim yaklştığı zaman bizim chp lilere birşey oluyor.varsa sorunun sayın vekille aranda hallet,partiye zarar veriyorsunuz,sonrada akp nasıl bu kadar oy aldı diyoruz....
ADANALIVATANDAS
29 Kasım 2013 Cuma 22:10
22:10
BU ŞEKİLDE AÇIK BİR KARALAMAYI SEÇİMLERİN YAKLAŞTIĞI BİR DÖNEMDE NE KARŞILIĞINDA YAZMA GEREĞİ DUYDUN ? BU AÇIKLAMALARDAN ,BASİT VE AÇIK BİR KİRLİ SİYASETİN PEŞİNE DÜŞMEKTEN DOLAYI DA UTANIYOR MUSUNUZ PEKİ? YAZIK YAZIK !!!!
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim