‘Güzin Abla gibi çalışıyoruz’

Yerel seçimlerin gizli galibi kadınlar oldu. Adana’nın tam 8 mahallesinde ‘Erkek egemenliği’ yıkılarak, yönetime kadın anlayışı hakim kılındı. Kadın sayısının artmasındaki en büyük etken ise mevcut kadın muhtarların görevini bir erkekten daha iyi yerine getirmesi oldu. 3 erkek adayla yarışan ve oyların yüzde 60’ını alarak ikinci defa göreve seçilen Cemalpaşa Mahallesi Muhtarı Ayşen Eren, başarısında bir sırrın olmadığını ve halka beraber ortak yönetim anlayışının galip geldiğini söyledi.
Bir kadın olarak muhtarlığın tanımını yapan Eren, “Hiçbir zorluk yaşamıyor, hatta bayan olmanın avantajından da faydalanıyoruz. İki çocuk büyütmüş bir anne olarak, bu koskoca mahalleye de çocuklarıma sahip çıktığım gibi sahip çıkıyorum” dedi. Yaşlısı, genci ve çocuğuyla birlikte büyük bir aile olduklarını kaydeden Eren, “Yeri geliyor mahallenin ‘Güzin Ablası’ gibi sorun dinliyorum. Bunu mahalle halkına olan sevgimden yapıyorum. Her sorunun üstesinden birlikte geliyoruz” dedi.
Adana’da, mahallelere değen hanımeli sayısı çoğaldı. Son seçimlerin ardından, kent genelindeki kadın muhtar sayısı 8’e yükseldi. Görevi, Hatice Nazlı Yakıcı’dan devraldıktan sonra ikinci defa seçilme başarısı gösteren Seyhan İlçesi’ne bağlı Cemalpaşa Mahallesi Muhtarı Ayşen Eren, evinde gösterdiği titizliğin ve hassasiyetin aynısını, 60 yıldır yaşadığı mahallesi için de sergiliyor. Muhtarlığı gönül işi olarak tanımlayan Eren, ‘Son seçimlerde 3 erkek adaya karşı mücadele verdim. 4 bin 300 oy ile oyların yüzde 60’ını toplayarak güven tazeledim. Meslek amacı değil, hizmet amacı güdüyorum. Zaten Seyhan belediyesinden emekli memurum. Kocam da emekli ve iki kızım da çalışıyor. Dolayısıyla para için vatandaşa en kaliteli hizmeti sunabilmek için muhtarlık yapıyorum” dedi. Yeri geldiğinde mahallenin ‘Güzin Ablası’ gibi insanların sorunlarını dinlediğini ve çözüm bulmak için çaba sarf ettiğini ifade eden Ayşen Eren, “Çok büyük bir aileyiz. Acımızı, sevincimizi hep birlikte paylaşıyoruz. Farklı görüşlere saygı duyuyor, her kesin ve kesimin önerilerini dikkate alıyoruz. Sonuçta bu mahalle hepimizin” şeklinde konuştu. Eren, muhtarlığın sadece birtakım belgeleri tasdik etmekten ibaret olmadığını belirterek, halkın her türlü sorunuyla yakından ilgilendiklerini vurguluyor; "Bizim muhtar olarak ilgi alanımız o kadar geniş ki mahallede olan biten her şey bizden soruluyor. İnsanlar iş aramak için bize geliyorlar. Elektrik kesiliyor, vatandaş muhtara başvuruyor. Sokak çamur oluyor, insanlar bize şikayet ediyorlar. Fakir fukaranın giyecek ve yakacak ihtiyaçlarını muhtarlar temin etmeye çalışıyor. Bütün bunlar resmi olarak bizim görevimiz değil, ama mahallemizde oturan insanların memnun olması için bu işleri halletmeye çalışıyoruz"
CEMALPAŞA’NIN BOYUNU AŞAN DERDİ YOK
Eren, Cemalpaşa Mahallesi olarak yaşadıkları sorun ve sıkıntıları şu şekilde sıralıyor; “Temizlik konusunda bir şikayetimiz yok. Bu konuda hassas davranan belediyelerimize teşekkür ediyoruz. En büyük sorunumuz kaldırım işgali. Mahallemizde bulunan cafe, restoran gibi işyerleri masa ve sandalyelerini kaldırıma atarak yayaya geçecek yol bırakmıyor. Trafikten yana da sıkıntılarımız var. Araçlar ters şeritlerden ilerliyor. Sınırlarımız içerisinde yer alan Merkez Park’a araç girişine izin verilmiş. Yürüyüş yapmak için gidildiğinde arkadan arabalar sürekli yol istemek için korna çalıyorlar. Bu hatadan bir an evvel dönülmesini ve park içerisine araç alınmamasını istiyoruz. Polisle ortak hareket etmemize rağmen çözemediğimiz bazı sorunlarımız da var. Bunların en büyüğü Suriyeli mültecilerin davranışları. Park ve bahçelerimizde sabahlıyorlar, buradaki vatandaşlarımızı rahatsız ediyorlar. Ayrıca ulu orta yerlerde tuvalet ihtiyaçlarını gideriyorlar. Ne yazık ki polisimiz hepsiyle baş edemiyor. Umarız buna bir çare bulunabilir. Ayrıca yol bakım ve onarım çalışmalarına da özen gösteriyoruz. Gençlerimizin ve çocuklarımızın sağlıklı zaman geçirebilecekleri, onları spora yöneltecek basketbol gibi sahalar kurulması için çalışıyoruz.”
BELEDİYECİLİKTEN DAHA ESKİ
Muhtarlık, aslında Osmanlı döneminde başlayan köklü bir yönetim sistemi. Mahalle sisteminin daha eskilere dayandığı Osmanlı Devleti'nde muhtarlıklar ilk olarak İstanbul'da 1829'dan itibaren kurulmaya başlanıyor. 1833'ten itibaren de Anadolu'daki mahalle ve köylerde muhtarlık sistemine geçiliyor. Belediyelerin 1854 yılından itibaren kurulmaya başlandığını gözönüne aldığımızda, bugün pek değer verilmeyen muhtarlığın belediyelerden daha uzun bir geçmişe sahip olduğunu görüyoruz. 1933 yılında yani Cumhuriyet dönemine gelindiğinde belediyeler kanunla yeniden yapılandırılınca mahalle muhtarlığına ihtiyaç yok denilerek muhtarlıklar kaldırılıyor. Ancak, mahallelerde oturmuş olan muhtarlık sisteminin yeri doldurulmayınca 1944 yılında yeniden muhtarlıklar kuruluyor.
YEREL YÖNETİMİN ÖNEMLİ BİRİMİ
Bugünkü yönetim sistemimiz içerisinde muhtarlıkların yerel yönetimlerin bir parçası olduğunu söyleyen Ayşen Eren, "Yerel yönetim deyince aklımıza her ne kadar belediyeler geliyorsa da, muhtarlıklar da yerel yönetimin önemli bir birimidir. Fakat sosyal hayat içinde baktığımızda mahalle muhtarlıklarının fonksiyonlarının artık çok fazla kalmadığını görmekteyiz" diyor. Eren, muhtarlıkların yerel yönetim birimleri olmalarına rağmen kaymakama bağlı bulunmalarını ve bütçelerinin olmamasını mahalle muhtarlıklarını devre dışı bırakan çok önemli iki eksiklik olarak değerlendiriyor.
MAHALLENİN CUMHURBAŞKANI
Muhtarlar tam anlamıyla kendi hallerine bırakılmış durumda. Bu ilgisizliğin altında muhtarlığın artık gereksiz olduğu anlayışının yattığı, ancak mahallelerde oturmuş bir yapısı olduğu için kaldırmaya da gerek görülmediği belirtiliyor. Ayşen Eren bu görüşe karşı çıkıyor ve "muhtarlığın zamanla ne kadar gerekli olduğu daha iyi anlaşılacak" diyor. Eren'e göre muhtarlar halkla iç içe yaşayan, onların sorunlarını en iyi bilen insanlar ve "zamanla bunu siyasilerimiz de anlayacak." Muhtarların yaptıkları işler sadece ücret karşılığında bazı belgeleri vermekten ibaret değil. Gerçi resmi olarak böyle gözükse de muhtarların büyük bir çoğunluğu, kendilerine halk tarafından daha büyük bir misyon yüklendiğini söylüyorlar. Görüşlerine başvurduğumuz birçok muhtar, kendilerini mahallenin mülki amiri olarak tanımlıyor. Kendilerini "mahallenin belediye başkanı" gibi görenler de var. Hatta bir tanesi kendisini bulunduğu mahallenin "cumhurbaşkanı" olarak tanımlıyor.
KÖYDE MUHTAR, BAŞKANDAN FARKSIZDIR
Muhtarlık deyince genellikle köy ve mahalleler birlikte değerlendiriliyor. Oysa, köy muhtarlığı mahallelerden oldukça farklı. Köy muhtarları hem belediye başkanı hem de kaymakam gibi görüyorlar kendilerini. Mahallelerde azaların hemen hemen hiç bir etkinliği yokken, köylerde ihtiyar azaları belediye meclisi gibi çalışıyor. Ayrıca köylerde muhtarlığa ait bir bütçe de var. Gerektiğinde ihtiyar heyetinin kararıyla köylüden para da toplanabiliyor. Büyük köylerde muhtarların belediye başkanından pek farkı yok. Hatta bazı köylerde muhtarlığa ait çöp arabası, grayder, kamyon, gibi hizmet araçları bile bulunuyor. Hal böyle olunca, muhtarlık seçimleri özellikle köylerde güç mücadelesine dönüşüyor ve seçim kavgaları da eksik olmuyor. Marko Paşa misali halkın derdini dinleyen muhtarların kendi dertleri, aslında herkesten daha fazla. "Bir dokun, bin ah işit" denir ya işte öyle. Dertsiz muhtar neredeyse yok gibi. Hepsinin ortak şikayeti devletin kendilerine sahip çıkmadığı yönünde. "Bugün dünyanın hiç bir yerinde işiyle yetkisi arasında denge uçurumu olan başka bir kuruluş mevcut değildir" diyor. Muhtarların kanunda belirtilen 143 kadar görevi olduğunu söyleyen Ayşen Eren, bunun yanında muhtara hiç bir yetki verilmediğini ifade ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












