• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

HaksızSA’ya Fransız kalmayın!

26.07.2012 09:41
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Mübarek Ramazan ve Rahmet iklimindeki “sınav”ımız çetin geçiyor!

 Daha Arakan’a ilişkin yazdıklarımızdan süzülen vicdan damlaları kurumamışken; peşi sıra tekrarlanan inanç odaklı insani zulümler, bizleri sarsmaya devam ediyor!

Geçmiş yazılarımdan birinde “Vicdanlı Kapitalizm” konusunu irdelemiş, kendi içinde barındırdığı farklı ve çelişkili parametreleri vurgulamıştım. Vicdanını kaybetmiş bir birey, toplum ve yönetimden, bir eş, evlat ve arkadaştan, işveren ve/ya da bir işçiden, arkadaş, dost ve kardeşten ne beklenebilir? Diyerek, bazı tespit ve değinilerde bulunmuştum..

 Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve halen tazeliğini koruyan bir mezalim, uyuyan vicdanları ne kadar harekete geçirir bilmem ama ben yeterince rahatsız oldum.

 CarrefourSA'nın İçerenköy şubesinde başörtüye karşı gösterilen yobaz tavır.. Elif Demirci isimli başörtülü Kızılay gönüllüsünün, bahçelerine kurulu Kızılay'ın yardım çadırında çalışmasına izin vermeyen CarrefourSA'nın diğer birçok şubesinde de başörtüsüne karşı yobaz bir tavır takındığı medyada yeterince yer almıştı. Son yaşanan haksızlık, vicdansızlığın sözlükte bile ifade edilemeyen en çirkin şekli oldu.

 Mübarek kılınan bir ayda, sadece inancından dolayı başını örten Elif Demirci’ye yapılan muamele, “istenmeyen kişi” kategorisinde görülüp incitilmesini reva görecek anlayış, bu konuda taraf olan bizlerin de, kimlerin “istenmeyen kişi” olduklarını en iyi şekilde anlatmamız gerekmez mi?

 Fransız ortaklığı, ticari mantık mantaliteleri onları ve ortaklarını ilgilendirir. Bizi ilgilendiren yegâne husus; Müslüman mahallesinde, hala Müslümanlara Fransız kalmaya devam eden Fransızlarımızın zulme dönüşen, haksız ve pervasız tutum ve davranışları, çirkin anlayışlarıdır.

 Ticari meta ve en büyük potansiyel Pazar olarak görülen mübarek gün ve dönemlerde, en büyük hedef kitle konumundaki Müslüman/inançlı insanların nasıl yolunacağına dair “satış teknik ve yöntemlerinin tavan yaptığı bir dönemde, pervasızca uygulamaların karşılığı, sorumluluk sahibi her müslümanı yakından ilgilendirmektedir.

 Tepki kültürümüzün esastan sorgulanması gereken başlı başına önemli bir konu olması ayrı bir yazı ve analiz konusu olması bir yana; konuya Fransız kalınmaması gerektiğini, islama Fransız kalmışlara öğretmek/hatırlatmak gerekmiyor mu?

 Halkımızın ve değerli STK’larımızın, yasal zeminler içerisinde, üzerlerine düşeni yapması, bireylerimizin, kendilerini Elif’in yerine koyarak düşünmeleri, alışveriş anlayışlarındaki tercihlerini yeniden gözden geçirmeleri asgari doğrulardan biri olmaz mı?

 İstenirse; gök kubbeye yükselen vicdan sızlamalarının feryatları, zalimlerin anlayışlarını alaşağı eden bir tokadın yankısına dönüşebilir..

 FranSA bizi yeterince üzüyor!

Bunu hak ettiğimizi söylemek adil olamaz..

Bu hapı yutmak artık bize göre değil!

 Bir önceki yazımın bitiş cümlesiyle sözü ve özü size bırakayım:

Haksızlık karşısında susmanın ne manaya geldiğini iyi bilenlere..

 

Sevgi ile kalın..

akt

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Osman PALAMUT
26 Temmuz 2012 Perşembe 18:44
TEPKİ OLMAYINCA
Muhterem kardeşim, önemli bir konuyu görmüş ve bilinçli yapılan bu densizlik karşısında duyarlılığını en güzel şekilde ortaya koymuşsun. Ancak sizinde ifade ettiğiniz gibi toplumsal tepkimiz adeta yok oldu bizim. Fransa'nın tutumuna rağmen kendi topraklarımızda böylesine anlamlı mesaj veriyorlarsa diyecek tek şey buluyorum yazıklar olsun toplumsal tepkimize.
inşallah yetkili irade görür ve bu densizliğin hesabını sorar. Allah yardımcınız olsun.
MUHSİN
26 Temmuz 2012 Perşembe 14:12
zalim
zülüm hiçbir zaman payidar olmamıştır.carfoursadan alışveriş yapanlar bu bacımızın üzerindeki başörtüyü çekenlerdir.
matemli adanalı
26 Temmuz 2012 Perşembe 13:54
dilsiz şeytan
haksızlık karşısında sessiz duran dilsiz şeytandır.ben bir adım daha öteye gidiyorum haksızlık karşısında susan ŞEREFİ yok demektir.tarih boyunca bakın küfür nifak tohumlarını öyle serpmiş ki üzerimize artık kılımız kıpırdamıyor.hz. süleyman a.s zamanında şeytanlar insanların içine girdiğinde hz.süleyman onlara allah deyin diye nida ettiklerinde gücümüz kalmadı artık söyleyemiyoruz dediler.taki allah nidasını söylediklerinde şeytanların onlardan uzaklaştığını gördüler.
biz dilsiz şeytanlarıda geçtik dilimizle bizde müminleri hergün ÖLDÜRÜYORUZ.şimdi kimi kınayalım hiristiyanlarımı?yahudiyi mi?yoksa kendimizi mi?biz onlardan önce davrandık mümin kardeşlerimizi öldürmeye.
yahudi,abd,ingiliz,veya diğer vampirler ne şia ne sünni diyor onlar her iki mazlumu katlediyor.ve katletmeye devam edecek.biz ne zaman dilimizle birbirimizi katletmezsek işte ogün küfür müminlerden korksun.
suriye meselesinde neredeyse israilin amerikanın yanında olduk.suriyeli halkı katlettik.daha neyi avunacağız başörtüsünü mü?küfür topyekün mütecaviz olmuş bu mütecavizlik karşısında işim gücüm var hesabıyla hep kendimizi avutmadık mı?cemaatimzden değilse kalsın demedik mi?niye o senin cemaatinden değil mi?HANİ MÜSLÜMANLAR KARDEŞTİ o zaman vallahi ve billahi biz hep yalan söylüyoruz.bu yalanlarla küfür daha şiddetli bir şekilde üzerimize gelecek ve bizi evimizde yokedecek.bakalım o zaman gücümüz küdertimiz olacak mı?ben hiç sanmıyorum.
azerbaycan da başörtüsünden dolayı onlarca alim zindanlara atıldı bir kısmı şehit oldu.sahi türkiyemizde başörtüsünden dolayı şehidimiz var mı?bizimkisi anlaşılan anlık gelip gidici duygular kalıcı duygular hakim olduğunda işte o gün adalet hakim olacak.
adaletin doğacağı özlemiyle.imam mehdi a.s biz bekliyoruz takvayla ihlasla günah işlemeden.hep beraber bekleyelim bekleme takatimizkaldıysa şayet.vesselam
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim