Halkın öncelikleri belediye başkanının da önceliği olmalı


5 döneme sığan 21 yıllık aktif hizmet süresinde
HALKIN ÖNCELİKLERİ BELEDİYE BAŞKANININ DA ÖNCELİĞİ OLMALI
Bir kentin belediye başkanı ilk olarak halkın zorunlu ihtiyaçlarını hedefine almalıdır.
SU: Bu doğrultuda ilk işim su sorununa köklü çözüm getirmekti. Teslim aldığım belediyemde, şebeke 130 civarında sokak başlarında açılmış hiçbir kontrolden geçmeyen su kuyularından besleniyordu. Çatalan suyu ilk hedefimizdi ve kesin çözüm oldu.
Her türlü projede kesin ve kalıcı çözümler esas olmakla beraber maliyet de çok önemlidir. Bu doğrultuda benzer bir proje olan İzmit Su Projesinden 25 kat daha ucuza mal ettik; hem de köprüleri ile birlikte.
KANALİZASYON: Çukurova şehri Adana’da en büyük sorundu…
Evleri ve işyerlerini her yağmurda su basmasının ötesinde, çalışmayan kanalizasyonlar mahalle aralarında sivrisinek ve pislik yuvaları oluşturuyordu. Bu sorun da kesin çözüme kavuşturuldu. Artık Akdeniz de, Çukurova toprakları da kirlenmiyor.
KONUT SORUNU: Yeni Adana, tarım alanlarını kurtarma projesidir. Bir taşla iki kuş vurulmuş, tarım alanları kurtarılırken, Kuzey’de, tarıma elverişli olmayan kıraç, zemin emniyeti sağlam, drenaj problemsiz ve depreme kafa tutan, modern bir temiz hava kentinde 200 bin konutluk imar parselli üretilmiştir.
REGÜLATÖR KÖPRÜ: Çevre-turizm amaçlı mucizevi, akıllı bir sanat yapısıdır. Çok görevlidir.
- Yüreğir ve Seyhan’ı birbirine bağlıyor,
- Tarihi Taşköprü temellerinin oyularak yıkılmasını önlüyor,
- Elektrik üretiyor,
- Billur-mavi bir iç göl oluşturarak şehir merkezinde Hilton, Sheraton, Aqua Land, Merkez Cami ve Merkez Parkı ile Adanalılar’ın rozeti sayılan bir güzellikler demeti oluşturuyor.
Sokaklardan, evlerden toplanması bir tarafa, Sarıçam’daki çöp fabrikasında toplanan çöplerden gübre ve elektrik elde ediliyor. Tıpkı kanalizasyon atık su arıtma tesislerinde olduğu gibi.
YEŞİL ALANLAR, parklar, sosyal altyapı alanları olarak son 50 senedir hiçbir belediye başkanı ilave bir kamulaştırma ve düzenleme yapamamıştır. Hatta, bırakın ilave yeşil alanları, mevcut park ve yeşil alanlarımız son ilçe başkanları tarafından hep daraltılmıştır. Kendi yandaş partililerine çay bahçeleri, düğün salonları ve benzeri işgallere göz yummuşlar, son olarak da Çukurova ilçesinde resmi alan yerleri imar plan alanında olmasına karşılık kamulaştırma parası harcamamak için belediye binasını, Sülüklüpınar Parkı’nın içine ağaçları keserek yapmışlardır. Bir belediye başkanı düşününki teslim aldığı şehrin sosyal al yapı alanlarını parklarını yeşil alanlarını arttıracağı yerde azaltmıştır. Son 25 senede, ilçe belediye başkanları maalesef hep böyle yaptılar. Sarıçam Deresi’nin ıslahından Güney Yıldızı Projesine kadar. 1984’te üç park vardı; Atatürk, İnönü ve Ulus Parkları. Toplam 50 dönümden küçük bir alan ve üçü de işgal altında olup park demeye bin şahit gerekiyordu. Bugünkü binlerce dönüm alanların kent bütünlüğüne şahsen ben kazandırdım.

Bu konularda umarım bütün Adanalılarla mutabıkız.
Bilinsin ki bu büyük projelerimiz için devletten ve hükümetlerden tek liralık katkı sağlanmamıştır. Sadece planlama Müsteşarı Ahmet Özal’ın yeni fana için katkıları olmuştur. Burada kendini rahmetle anıyorum.
ULAŞIM İÇİN NİHAİ ÇÖZÜM METRO’DUR
Şehir imarında, tarihinde görülmemiş yeni bulvarlar yollar açılmasının yanında Adanalıların bizar olduğu Skoda dolmuşlar felç olmuş belediye ulaşım araçları tamamen değiştirilerek özel sektör devreye sokulup sıfır otobüslerle ulaşıma çözüm aranmıştır.
Ne var ki, bütün büyük şehirlerde nihai çözümün metro ile olacağı yadsınmaz bir gerçektir. Dönemimde bu çok zor projenin de altına elimizi soktuk. Her ne kadar İstanbul, Ankara, İzmir metrolarının finansman ve giderlerini devlet üstlenmiş olsa da şehrimize bir tek liralık katkıda bulunmamış olsa da, hedeflediğimiz 13,5 kilometrelik hattın açılışını sağlayabildik.
Hemen ilave etmeliyim ki, bir çevre projesi olmasına karşın, Bakanlar Kurulunun KDV istisnası imkanından bile yararlandırılmamıştık. Bu arada üst üste seçim kazanmamı hazmedemeyen muhaliflerimizin ve bu konuda bilgi sahibi olmayan bilmiş (!) bir çok kimsenin devamlı eleştirileri ve engellerine kendi partimin milletvekilleri dahi destek sağlamıştır. Her zaman saygı duyduğum Milletvekili Abdullah Torun “Metro kredilerini biz engelledik” demişti. Oysa metro kredisi de, tıpkı diğerleri gibi devletten değil, yurtdışı bankalardan sağlanıyordu. Bu borçları da diğer projelerimizde olduğu gibi belediyemiz karşılıyordu.

Bazen insaf sınırlarını zorlayan haksız eleştiri sahipleri de çok iyi bilir ki,
metro yaşayan bir organizma gibidir. Ağaca benzer. Her ağaç, önce fidan olarak gelişip gövdeyi oluşturduktan sonra bacaklar ve ana kolları ve nihayet yan dallar ve meyve dallarını uzatır. Yeni filizleri ile de devamlı büyür. Metronun ağaçtan farkı, zamanı geldiğinde kuruyup ölmemesidir. Londra, Paris, Moskova gibi halen büyüyen metroların başlangıcı 100 yılı hayli aşkındır.
Başkan Çolak zamanında hazırlanan ilk projede ve ihale zamanında dahi Balcalı’ya kadar uzatılacak ikinci etabının değerlendirmesi vardı.
Halen ikinci, üçüncü etaplarının görevden alındığım 4 yıldan bu yana gündeme getiriliyor olmaması da bu şehir için bir eksikliktir.
Sayın Selahattin Çolak’ın ihale ilanına kadar getirdiği projede ben bir tek değişiklik yaptım; Çifte Minare’den, Girne Köprüsü’nden Yüreğir’e geçen güzergahı değiştirerek Güney’e indirdim. Obalar Caddesi Saydam Caddesi, Eminağa, Manisalı Ali Bey Caddesini dolaştırarak Yüreğir’de Seyhan, Güneşli Mahallelerini geçip Kozan Yolu’ndaki Sinanpaşa’ya getirdik.
Halen, dünyanın her kentindeki metrolar, sürekli ilavelerle büyütülmektedir. Bizimki de ilk fırsatta ön fizibilite ve tasarımı yapılmış Balcalı Hattı ile bütünleştirilmelidir. Batı ucunda da Güney’e döndürülerek Otogar’a bağlanmalıdır.
Bu arada, yine tasarılarımız arasında DDY ile entegrasyon sağlanarak Mersin, Tarsus, Adana, Organize Sanayi Bölgesi, İskenderun arasında ulaşım bütünlüğünün sağlanması vardı.
Bir eleştiri konusuna daha değinme gereği duydum; metro tamamen yeraltından geçebilirdi. Eleştirenler bir bakıma haklı sayılabilir. Ancak o günkü koşullarda ekonomik gücümüz buna yetebiliyordu. Zaman geçmiş değil, şimdi para varsa, yine yapılabilir. Özellikle demiryolunun Kuzeyinde bu ekonomik de olur.
Diğer taraftan, ikmal edilen kısmın maliyetine gelince, yine yanlış değerlendirmeler yapılmaktadır.
Eskişehir, Konya, kayseri, Antalya ve Gaziantep’teki raylı sistemler tramvaydır. Bunlar hemzemin olup şehir trafiği ile iç-içedir. Şehir trafik kurallarına uymak zorundadırlar. Kavşaklarda, kırmızı ışıklarda her yıl bu şehirlerde onlarca trafik kazası olmaktadır.
Bizdeki ise tramvay değil metro olup kent trafiğinden tamamen bağımsızdır. Emsalleri İstanbul, Ankara, İzmir metrolarıdır.
Maliyet hesapları da emsal olarak tramvay ulaşım sistemleri ile kıyaslanmamalıdır. Emsallerinden diğer tüm projelerimizde olduğu gibi, bu da ucuza mal edilmiştir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












