Hangisi İftira Sayın Valim

Ekspres Gazetesi Yazarı Leyla AKBAŞ’ın yazmış olduğu “ Sayın Valim Çok Yaşa” başlıklı yazıya, Adana Valiliğinden bir cevap geldi. Bu cevap üzerine Sayın Leyla AKBAŞ yeni bir yazı kaleme alarak iddialarını sürdürdü.
“Bir Vali düşünün” başlığı altında, Adana Valisi sayın Hüseyin Avni Çoş’a, yönelik eleştirel yazıma, Vali beyden yanıt geldi. Meslek etiği gereği, sayın Valimiz adına gönderilen cevap metnini siz okurlarımla paylaşıyorum.
Leyla AKBAŞ
“Bir Vali düşünün” başlığı altında, Adana Valisi sayın Hüseyin Avni Çoş’a, yönelik eleştirel yazıma, Vali beyden yanıt geldi. Meslek etiği gereği, sayın Valimiz adına gönderilen cevap metnini siz okurlarımla paylaşıyorum.
Ancak söyleyeceklerim var…
Sayın valimiz yazı metni içinde geçen eleştirileri, “yalan, mesnetsiz, haksız olarak bir insana suç isnat etmekten başkaca bir şey değildir. Valimiz Aydın’dan Adana’ya genel sekreter getirmiş değildir. Özel İdare Genel Sekreteri Zeki Koçberber, kıdemli Vali Yardımcısı ünvanıyla Adana’da görev başındayken, Özel İdare genel sekterliği görevine getirilmiştir.” Diyor.
Ben de diyorum ki,
Sayın Valimizin görev yaptığı Kırklareli ve Aydın’da, Zeki Koçberber Vali Yardımcısı olarak çalışmış Sayın Vali Hüseyin Avni Çoş ile tanışıklıkları taa… o günlerden başlamıştır.
Şimdi vereceğim tarihe dikkat edin. Sayın Valimiz 19 Ağustos 2011 yılında Adana’ya atanmış, hemen ardından da 1 Eylül 2011’de Zeki Koçberber, Aydın’dan Adana’ya gelmiştir.
Vali Çoş ile Koçberber’in ayrılığı sadece 11 gün sürmüştür.
Böyle somut bir durumda, “Genel sekreteri yanında getirdi” demenin neresi yalan olur ki?
Zeki Küçükberber’in, Sayın Valimizin gelişinden fazla değil, 11 gün sonra Aydın’dan Adana’ya gelmesi, yaklaşık altı ay sonra da hiçbir şaibeye bulaşmayan eski İl Özel İdare Genel Sekreterini görevden alınıp, yerine Küçükberber’in oturması, basit bir rastlantı olarak görülebilir mi?
Ayrıca sayın valimiz, birlikte görev yaptığı o kadar insan varken, Dikili’de adı bir arsa yolsuzluğuna karışan ve sürgün yiyen Zeki Küçükberber’i, neden tercih ettiğini açıklayabilir mi ?
Dönüyoruz, aynı günlerde İl Özel İdare ihalelerinin verildiği ve 4-5 ay önce vefat eden Hüner Atalay’a.
Onun da Aydın’dan gelip, Adana’da “özel büro” kurarak, İl Özel İdarenin ihalelerini almasını, iftira ve karalama sözcükleriyle açıklamak mümkün mü ?
Kaldı ki, “yalan iftira, insafsızlık” diye tanımladınız eleştiriler, iktidar milletvekili Ali Küçükaydın’ın da gözünden kaçmamış olmalı ki “Özel idare yolsuzlukları ortaya çıkarsa, partimiz bu işin altında kalır” rahatsızlığıyla, sayın Çoş’u, İçişleri Bakanlığına şikayet etmiştir.
Yani ne İl Özel İdare Genel Sekreterliğine getirilen Zeki Küçükberber’i , ne de Özel İdare ihalelerini alan Hüner Atalay’ı, sadece ben gündeme taşımadım.
Ayrıca sayın Valimizin İl Özel İdare Komisyon başkanı Salih İncetaş'ı devre dışı bırakmak amacıyla yaptırdığı düzmece ses kaydı belgeleri var elimde. Ama bunlar yargıya taşındığı için belgeleri muhafaza ediyorum.
Allahtan tüm bu olumsuzlukların farkında olan ve partisinin uzun vadeli çıkarlarını düşünen, Ali Küçükaydın gibi sorunları zamanında fark eden, yürekli milletvekilleri de var bu kentte.
Ve gözlediğim kadarıyla da, sayın vekilimiz, bu işin peşini bırakacak gibi görünmüyor.
Gelelim, diğer konulara,
Sayın vali “Deli raporu olana ruhsat verilmedi” diyor.
Ne gariptir ki, benim elimde sözü edilen adamın deli raporu var.
Ne olacak şimdi.
Sayın Valimizin beyanlarına karşılık benim elimdeki “deli raporu”…
“Uğur Dündar konferansına dahlim yok” diyor.
Eczacılar Odası yöneticileri “Vali tarafından fırça yediklerini” söylüyor.
“ Sayın Valimiz, Demirspor kongresine de müdahil olmadığını” açıklıyor..
Ben de o günlerde çıkan ve müdahalenin boyutlarını gösteren gazete kupürlerini kamuoyu ile paylaşıyorum.
O günün gazetelerine ne diyecek sayın Valim.
Belediyenin basılması, sahneden dansöz indirilmesi konusunda da sayın Valimizin itirazları var.
Ben bu konuda da diyorum ki, Sözcü Gazetesinin manşetine ve Doğan Haber Ajansı tarafından geçilen haberlere bir baksınlar…
Bu iddiaları ortaya ilk , bizi bütün ülkeye rezil eden ulusal gazeteler attı.
Neyse, hakkında şikayet dilekçesi yazan, şahsın evinin basılması konusuna da açıklık getiren sayın Vali, Çoş, “sade bir vatandaş olarak bunun, basit bir hak arama hürriyeti” olduğunu savunup, vatandaşın, evine yapılan gece baskınını “sade vatandaşlık” şemsiyesine sarılıp, kendisini haklı göstermeye çalışıyor.
Bence böyle bir savunma traji-komik bir savunmadır.
Oldukça da düşündürücüdür.
Hangi sade vatandaşın şikayeti üzerine böyle bir baskın yapılıyorsa artık !.
Özetlemem gerekirse, Adana Valisi sayın Hüseyin Avni Çoş, ilk görev yeri Bingöl’de altı ay gibi kısa bir zaman dilimi içinde ulusal basına “Emniyet müdürünü sürdüren Vali” diye geçmiş, Kırklareli’de “taciz” skandalına imza atmış, sonra dönüp kendine 500 milyarlık makam otomobili satın almış, gittiği Aydın’da, ayağının tozu kurumadan 30 Ağustos törenlerinde tartışma çıkarmış, MHP afişlerini toplatan CHP’li milletvekili ili kavga eden ve son olarak geldiği Adana’da da ne yazık ki, daha ilk günden Demirspor kongresine müdahale eden Vali, Özel İdare ihaleleri, muhalif gazetecilerin konferans vermesine tepki, hakkında ihbar mektubu yazanlara göz dağı belediye baskını ve sahneden dansöz indirme gibi, pek çok olumsuzlukla birlikte anılmıştır.
Hakkında bu kadar olumsuz haber çıkmasına rağmen, hala görevde kalan Adana Valisi Hüseyin Avni Çoş’un kim tarafından ve hangi haklı sebepten korunduğu bir türlü anlaşılamamaktadır.
Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçimlerde “kazanmayı” planladığı kentlerin başını çeken Adana’da, her geçen gün iktidara güç kaybettiren bir Vali’nin bulunması düşündürücüdür.
Sayın Vali, meslek hayatının 10 yılında da, hep olumsuz icraatlarıyla anılmaktadır.
Bu nedenle de, en uzun kaldığı görev süresi iki yılı geçmemiştir.
Örneğin, Sayın Çoş, 2003 yılında Bingöl’e Vali olarak atanmıştır.
Her ne sebepten ise, Çoş’un 2003 yılında yine tayini çıkmış 2003-2005 arası Aksaray’a gelmiştir.
2005-2009 yıllarında Kırklareli’e atanan sayın Çoş, ardında “taciz” skandalları bırakıp, 2009-2011 yılları arasında da Aydın’da görevlendirilmiştir.
Sayın Çoş 20011 yılı Ağustos ayından beri de Adana’da görev yapmakta ve her gün yeni bir icraata imza atmaktadır.
Maaşallah sayın Valimiz, 10 yılda tam beş vilayet gezmiştir.
Takdiri kamuoyunun sağ duyusuna bırakıyorum.
Ve… yazımı sonlandırırken de internetten, ulusal basından aldığım ve de elimde bulunan verilere dayanarak soruyorum.
Benim yazdıklarımın hangisi YALAN, hangisi İFTİRA ?..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecekYüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, Atakent Mahallesi'nde inşaatı devam eden ve Yüreğir'in en büyüğü olacak parkın adının '15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Parkı' olacağını söyledi.
Şahin Alpay gözaltına alındıFETÖ/PDY soruşturması kapsamında gazeteci-yazar Şahin Alpay Beşiktaş'taki evinde gözaltına alındı.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












