- BIST 77.621
- Altın 127,955
- Dolar 2,9834
- Euro 3,3069
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Hastane çöplerini okulun önüne atıyor!

Foto-Yorum
HASTANE Mİ ÇÖPLÜK MÜ?
Adana’da sağlık hizmeti verdiğini düşündüğümüz bir kurumun temizlik konusundaki vurdumduymazlığı had safhaya çıktı.
Adana’nın en bilinen hastanelerinden (Adı bizde saklı) özel bir hastanenin acil bölümünün önü güya duvarla çevrili. Ancak, duvarın hastaneye bakan kısmı temiz görünsün diye duvarın arkası çöplüğü çevrilmiş.
Üstelik duvarın arkası Adana’da eğitim veren Özel bir okulun önü.
Bu ciddiyetsizlik daha önce de gazetemizin sütunlarında yer almıştı.
Şimdi yetkilileri uyarıyoruz…
Bu ciddiyetsizliğe son verin; okulun önü sizin çöplüğünüz değildir.
Sokakta yaşayan ve oradan gelip geçen yurttaşlar rahatsız. Bu vurdumduymazlığı hastaneye yakıştırmıyorlar.
Üstelik çöpler arasında hastane atıklarının da bulunması sokakta yaşayanları endişeye sevk etmektedir.


DOĞADAN DAHA BÜYÜK SANATÇI…
Yeryüzünün en mükemmel senfonisini doğa bestelemiştir.
Hiçbir heykeltıraş, doğadan daha büyük sanatçı olamaz…
Kelimeler, notalar, renkler… Yeryüzü doğanın bir tuvalidir.
Vincent Van Gogh, doğada her zaman gördüğümüz sarı rengi tuvade yansıtma becerisine sahip olduğu için büyük ressamdır.
Bu günlerde Adana Ovası, en büyük sanatçı doğa tarafından sarı bir denize dönüşmüştür.
Tumlu Kalesi’nden Ceyhan Ovasına, Soysalı, Sağkaya Başören Köyleri’nin geniş arazileri üzerinde güneşe saygıyla eğilen ay çiçeklerini görebilirsiniz.
Menekşe Köyü üzerinden Seyhan Baraj Köyü’nün kuzeyinde aynı denizleri görebilirsiniz.
Ay çiçeği, Adana Ovası’ndaki köyde yaşayanlara, bereketi müjdelercesine gülümser.
Şehrin sadece 5o kilometre güneyi mavi Akdeniz, kalan bütün yönleri sarı Ayçiçek denizidir.
Adana Medya ailesi olarak, doğayı sarıya teslim eden ve üretim huzurunun ilk tebessümü gibi selamlayan ay çiçeklerinin bereketli olmasını temenni ediyorum.
Adana köylüsü, bereketini saklayamaz, konu komşu, bakkal, manav, konfeksiyoncu, mobilyacı vs ile paylaşır.
Ey üretenler hepinize selam olsun…


HOROZ KÜMESİ İÇİN SAVAŞTI
Çotlu Köyü ile Düzce Köyü arasında bulunan DDİ’ye ait sulama kanalına paralel yol üzerinden gidiyorum. Kanal kenarında Suriyeli göçmenler ve Mevsimlik işçilerin yapmış olduğu barınma yerleri var. Ev, ama ev diyemiyorum. Tedirgin bakışlı çocukların ve yaşamın ağırlığıyla zorla ayakta duran annelerin bakışları altında yoldan geçiyoruz. Bazen insan kendinden utanıyor.
Kanal kenarında bir ev gördüm. Bakımlı ve önlerinde çiçek ekili. Kanal’ın karşı kıyısında olduğu için bir de küçük köprü yapılmış. Tertemiz ve Bakımlı.
Hemen karşısında küçük küçük tahta, artık bez ve kargılardan yapılı bir kümes vardı. Kümesin önünde bir tavuk ve yanı başında yaklaşık 10 tane civciv gördüm. Fotoğraflarını çekmek için yaklaştığımda nereden çıktığını bir türlü fark edemediğim iki tane horozun saldırısına uğradım.
Şaka değil, önce çok korktum. Gagalarının ne denli güçlü olduğunu biliyorum.
Neyse fotoğrafları çekip, meydanı horozların zaferine terk ettim.
Yurtlarını savunan horozlara yenilmek bana onur verici göründü.
Vatanı savunanlara bazı aydın bozuntularının neden “kuş beyinli” dediklerini anladım.
Kuşlarda bile, yurt, mekan bilinci gelişmiş iken kendilerinde olmayışının nedeni de anlaşışmış oldu.
Ben bu yurtta yaşıyorum. Bu ülkenin vatandaşıyım. Bu ülkede doğdum, bu ülkede okudum, beslendim, giyindim, aşık oldum, evlendim ve bu ülkede çocuklarım oldu.
Babam da böyleydi çocuklarım da böyle olacak…
Bu ülkenin değerlerine sahip çıkmak, “kuş beyinlilik” ise gördüm; bazıları “küş beyinli” bile değil.
O beyinsiz ve ruhsuzların, köylerde yaşayan horoz ve tavuklardan alacakları çok ders var…
Bizlerden alacakları ders onlara Merih gezegeni kadar uzak



KÜP VE DEĞER YARGILARIMIZ
Görüyorum ki insanlık, hapsolacağı küpü kendi eliyle imal etmektedir.
Bir değer yargıları ve anlayşlar içinde dünyaya geliyor.
Ardından; okuyor, düşünüyor, çalışıyor, çırpınıyor ve kendine değerler üretiyor.
Bir İtalyan filmi izlemiştim. Geniş üzüm bağlarına sahip bir toprak ağası’nın atadan kalma değerli bir küpü var.
Bu küp, o ailenin simgesi olmuştur.
Bu devasa boyutlarda küp bir gün kazara kırılır.
Sonuçta bunu tamir etmek için ülkenin en değerli ustası bulunur.
Usta işine öyle konsantre olmuştur ki, küpün son kırık parçasını koyduğu an kendini küpün içine hapsettiğini fark erer.
Sadece küpün üzerinden iki elini çıkarabileceği kadar bir yer vardır.
Ustanın küpten kurtulmasının tek yolu küpün kırılmasıdır. Ancak toprak sahibi bu çözüme yanaşmaz…
Filmin devamı var; ben burada kesiyorum.
İşte hepimiz sonuçta hapsolacağımız küpü kendimiz imal emekteyiz.
İşimize öyle dalmışız ki kendi ellerimizle hapishanemizin duvarlarını inşa ettiğimizi fark etmiyoruz.
İnançlarımız, değer yargılarımız, anlayışlarımız, tercihlerimiz…
Özgürlüğe giden yolun taşlarımızı döşemek için de bu malzemelere ihtiyaç var, hapishanemizi örmek için de…

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












