• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

“ Hatvan ve Eğri Katliamları’nın Düşündürdükleri ''

09.10.2015 07:35
Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar

Osmanlı Sultanı III. Mehmed, 1596 yılında Yeniçerilerin de baskısı sonucu Haçova Seferi'ne çıkmak zorunda kalmıştı.

Osmanlı ordusu bir kaleyi kuşattığında usul gereği önce teslim teklif ederdi. Teslim teklifini kabul eden düşmanlardan bazılarının bando çalarak tören adımlarıyla kaleden çıktıkları da olurdu.

1596 yılında Eğri Kalesi kuşatıldığında da teslim teklifi yapıldı, ancak bu teklif reddedildi. Ateş başladı. Kısa süre sonra muhafızlar “içkale”ye çekildiler ve teslim teklifini kabul ettiler. 
Osmanlı askeri burada hiç yapmadığı bir şeyi yaptı. Bu teslim olan askerlerden 4.500'ünü öldürdü. Çünkü kısa bir süre önce Hatvan Kalesi'ni ele geçiren Avusturya ordusu burada bulunan 5.000 Osmanlı askerinin derilerini yüzerek işkence ile öldürmüşlerdi. Osmanlı tarihçisi Merhum İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Eğri olayını anlatırken: "Muhafızlardan 4.500'ü Hatvan'da Osmanlı muhafızlarına yaptıklarının AYNI CEZAYA UĞRADILAR" diyor. (Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, III, 75).
Silah arkadaşlarının diri diri derilerinin yüzülmesine son derece üzülmüş olan bu askerleri durdurmaya, hiçbir komutan güç yetiremedi veya güç yetirmek istemedi. Padişahın bizzat vermiş olduğu “amannâme”nin komutan ve ileri gelenlerden oluşan ilk kafileyi kapsadığı, diğerlerini kapsamadığı şeklinde zoraki bir yorum yapılarak katliam şeklindeki bu kısas yapıldı. Naima bile bu olayı “Katliâm-ı Küffâr-ı Eğri” şeklinde çok açık bir dille aktarmaktadır (Naima, I, 151).
Asker bazen bu şekilde hissi davranışlar yapabilir, bu psikolojiyi de anlamak gerekir. Onlar bize neler yaptılar mantığıdır bu. Psikolojide ve harp tarihinde yeri vardır.

Günümüz insanı 4.500 kişinin teslim olduktan sonra öldürülmesini “canavarca” bulabilirler. Hatvan’da yapılanları bilmeden sadece Eğri Kalesi Katliamı tek başına ele almak, Osmanlı askerine haksızlık olur. “Onlar yaptılar ama bizim askerimiz yapmamalıydı” demek aşırı duygusallık olur. Asker gereğini yapar. Tarihi olayları kendi zaman ve mekân çerçevesi içerisinde değerlendirmek gerekir. Tarihte genel kural budur.

Son günlerde bir terörist cesedinin zırhlı aracın arkasına bağlanarak sürüklenmiş olması medyada büyük yer buldu. PKK yandaşları kadar hümanist değerler adına yazdıklarına inandığımız kişiler ve siyasiler bu tepkiye katıldı. Bu olayın arkasında hükümete karşı yıpratma çabaları, paralel yapı arandı.

Buna karşılık bazı çevreler bunun bazı durumlarda uygulanan rutin bir güvenlik uygulaması olduğunu öne sürdü. Teröristler ölen yandaşlarının ölüsüne bomba düzeneği bağlayarak kaçıyorlar ve güvenlik birimleri cesedi adli tıbba götürmek istediklerinde bomba düzeneği patlayarak güvenlik elemanlarının ölümüne sebep oluyormuş. Bu yüzden de güvenlik elemanları uzaktan kanca atarak cesedi sürüklüyor ve bomba varsa güvenli şekilde patlamasını sağlıyorlarmış.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Yılmaz KURT
09 Ekim 2015 Cuma 22:50
22:50
Melik Ahmed Paşa 1645 yılında Diyarbekir Beylerbeyiliğine atandığı zaman Sincar dağlarında yaşayan Yezidiler Mardin köylerini yağmalıyorlar ve yolcuları soyuyorlardı. Melik Ahmed Paşa Bitlis Hanı üzerine sefer hazırlığı yapıyormuş gibi göstererek Sincar üzerine 40.000 kişilik bir ordu hazırladı. Evliya, Osmanlı ordusunu meydana getiren Abaza, Çerkes ve Gürcü yiğitlerin, sarıca ve sekbanların birbirlerinden utanıp cenkte yiğitlik gösterdiklerini aktarıyor. Savaşın bir başka motivi ise Hz. Hasan ve Hüseyin’in intikamını almaktı. Daha arka planda ise ganimet almak, kızları ve oğlanları esir etmek arzusu sıralanmaktadır. Sarıca sekbanların bir amacı da Nasuh Paşa’nın intikamını almaktı. I. Ahmed zamanında sarıcalığın kurucusu olan Nasuh Paşa Sincar dağlarında yenilgiye uğratılmış ve 7.000 sarıca şehit olmuştu.
Yılmaz Kurt
09 Ekim 2015 Cuma 19:49
19:49
1596 yılında Eğri Kalesi kuşatıldığında da teslim teklifi yapıldı, ancak bu teklif reddedildi. Ateş başladı. Kısa süre sonra muhafızlar “içkale”ye çekildiler ve teslim teklifini kabul ettiler.
Osmanlı askeri burada hiç yapmadığı bir şeyi yaptı. Bu teslim olan askerlerden 4.500'ünü öldürdü. Çünkü kısa bir süre önce Hatvan Kalesi'ni ele geçiren Avusturya ordusu burada bulunan 5.000 Osmanlı askerinin derilerini yüzerek işkence ile öldürmüşlerdi. Osmanlı tarihçisi Merhum İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Eğri olayını anlatırken: "Muhafızlardan 4.500'ü Hatvan'da Osmanlı muhafızlarına yaptıklarının AYNI CEZAYA UĞRADILAR" diyor. (Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, III, 75).
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim