• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Ankara : 24 °C

Havuzdan Yavuza

19.01.2015 07:35
Havuzdan Yavuza
Mehmet AKDOĞAN yazdı

 

 

Havuz problemlerini sevmeyenimiz yoktur.

Kızmayın ya… Hadi seveniniz yoktur diyelim. Ama, ister sevin ister sevmeyin, hayatımız havuz probleminin çözümlerine bağlı olarak yürümektedir.

Öğretmen bir havuz problemi sorardı… Biz kalemi kağıdı elimize alırdık… Alırdık almasına da hepimiz ayrı ayrı cevap verirdik.

Kimimiz heyecanla “5” diye bağırır. Bir başkası “3, 3” diye sıraya vurur. Ben “8” diye tepinirim.

Ne mi oldu? Hepimiz büyüdük ayrı ayrı görevlere geldik. Karşımıza yine havuz problemi çıkıyor ve yine hepimiz ayrı ayrı yanıt veriyoruz.

Problem 1: Ziyapaşa Bulvarı üzerinde, kaldırımları işgal etmek için koşuşan cafe sahipleri, bu kadar hızlı hareket etmelerine karşın neden yavaş yavaş işgal eylemini yaparlar?

Problem 2: İşgal için bu koşuşturmaları yapan “Cafe” sahipleri, kaç masa için işgaliye ödüyorlar kaç masalık işgal yapıyorlar… Orada tıkanan havuzun deliği ile, yoldan akarak geçen yayaların çıkarları arasındaki orantı nedir?

Problem 3: Bulvarlar, park yeri için para ödediğimizde mi genişler; ödemediğimizde mi? Bu ne demek?

İtiraf edeyim ben de anlamadım. Zaten ondan çözemiyoruz.

Bakın şimdi arkadaşlar, ne sihirdir ne keramet. Aracınızı park ettiğiniz yerparalı ise, istediğiniz yere park edebilirsiniz. 2 liraya işgal serbest. Ne kadar park o kadar para. Peki apartman sahipleri ne olacak? Bize ne kardeşim oradan ev alırken bize mi danıştılar?

Problem 4: Bütün bunları yöneticiler problem olarak görmüyor. (En zor soru buydu)

Buna kendimce bir yanıt buldum: Demek ki vatandaş ile yönetici bir problemi aynı değer ve şiddette görmüyor. Veya, vatandaş için problem olan şey, yönetici için değil.

Yöneticinin problemine nasıl ki vatandaş yardımcı olmuyorsa, vatandaşın problemine de yönetici yardımcı olmuyor: böylelikle ilahi denge kurulmuş oluyor.

*

Havuz problemleri bitti, şimdi de yavuz problemleri.

Yıllardır Ramazanoğlu Kültür Konağı’na gider, Cumartesi sohbetlerini dinlerim.

Çok değerli dostlarla karşılaştığım gibi çok da bilgiler edinirim.

En çok edindiğim bilgi şu: dolu olduğunu zannettiğiniz insanlar boştur. Boş zannetttiğiniz insanlar da doludur.

Kenti için oraya gelenlerle kendi için orada bulunanları ciğerine kadar öğrendim.

Dinlemek için değil, sırf laf söylemek için bazılarının nasıl çırpındığını gördüm.

Bir fotoğraf karesinde bulunabilmek için, benim diyen akrobatlara taş çıkartanları kıs kıs gülerek izledim.

*

İki türlü hayvan sever var:

Birincisi, Mehmet Çetinkaya gibi gerçekten hiçbir gösterişe, hiçbir popülizme baş vurmadan hayvanı hayvan olarak insan gibi seven sessiz ve gösterişsiz kahramanlar.

İkincisi de hayvanı kendi için seven, kendini sevecek akıllı insan bulamayınca rüşvet vererek hayvanın yalakalığı ile mutlu olan kendini sevmez hayvan severler.

Nerede mi gördüm?

Cısss

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim