"Hayalet hükümdarlar dikeceğiz..."

YIĞINLAR SÖZDEN ANLAR; İŞTEN DEĞİL…
Ortadoğu’da Etnik Ayırım Yahudilerin Sigortasıdır
Değerli okurlar bu sütunlarda sizlerle bölümler halinde “Siyon Protokolleri”ni paylaşıyordum. Yoğun günden nedeni ile biraz ara vermiş idik. Enson 5. Bölümünü 18.03.2016 tarihinde paylaşmış olduğum Siyon Protokollerini yayımlamaya devam ediyorum.
5. Bölümde “Hürriyet’in Canavarlar Ürettiğini” yazmıştım. Bu canavarlar birbirine üstün gelmeye çalışacaklardır.
ALTIN BÜTÜN AHLAKLARIN ÜSTÜNDEDİR
Üstün gelmek için yapılan şiddetli mücadele ve ekonomik hayata yayılacak sarsıntılar hareketli, soğuk ve merhametsiz toplumlar meydana getirecektir ve şimdiden getirilmiştir de.
Bu toplumlar yüksek siyasete ve dine karşı kuvvetli bir nefret besleyeceklerdir. Onların yegâne kılavuzu kar yani altın'dır, onunla elde edecekleri maddî zevklerden dolayı ona tapacaklardır.
Aşağı tabakalar ise imtiyazlı olanlara karşı kin ve öfke besleyecek o aman Yahudi Alimler onlara yol gösterecektir. Onlar da Yahudi alimlerin gösterdiği yoldan yürüyeceklerdir.

PROTOKOL – 5
TOPLUM ÇÜRÜTÜLMELİDİR
Bozulmanın her yere girdiği, zenginlerin sadece yarı dolandırıcılık düzenlerinin becerikli sürpriz taktikleri ile kazanç sağladıkları, gevşekliğin hüküm sürdüğü, ahlakın gönüllü olarak kabul edilen prensiplerle değil cezaî tedbirler ve sert kanunlarla muhafaza edildiği, îman ve memlekete dair duyguların kozmopolit inançlarla silindiği toplumlara ne şekilde bir idare tarzı verilebilir?
Bu toplumlara biraz sonra anlatacağım istibdattan başka ne şekilde bir idare verilebilir? Biz cemiyetin bütün güçlerim ellerimize alabilmek için sıkı bir şekilde merkezileştirilmiş bir hükümet meydana getireceğiz, Tebaamızın siyasî hayatının bütün faaliyetlerini yeni kanunlarla mekanik bir tarzda düzenleyeceğiz. Bu kanunlar Yahudi olmayanlar tarafından tanınmış olan bütün müsamaha ve hürriyetleri birer birer geri alacak ve bizim krallığımız herhangi bir anda ve her yerde bize söz ile veya fiilen karşı gelecek olan herhangi bir Yahudi olmayan şahsı yok edecek derecede muhteşem bir istibdat ile temayüz edecektir.

BİZ ONLARI İMANLARINDAN DA UZAKLAŞTIRDIK
Halk, tahtlarında oturan krallara Allah'ın iradesinin izharı olarak baktığı zamanlarda kralların müstebit iktidarına mırıldanmadan itaat ederdi. Fakat biz onların kafalarına kendi hakları mevzuunda telakkiler ima ettiğimiz günden beri tahtların sahiplerini alelade şahıslar gibi görmeğe başladılar. Biz onları Allah'a imanlarından da uzaklaştırdık. O zaman iktidarın kuvveti halkın sahip olduğu sokaklara fırlatıldı ve bizim tarafımızdan ele geçirildi.
Bundan başka kurnazca dalavereler ile ortaya konan teori ve sözler vasıtası ile genel hayatın düzenleriyle ve her çeşit diğer desiseler ile kitleleri ve fertleri yönetmek sanatı gibi bizim idareci beynimizin uzmanlarına ait olan hususlarda Yahudi olmayanlar bir şey anlamazlar. Analiz ve müşahedeler, küçük çıkarlar üzerinde hassasiyetle durma gibi maharetlerde bizim rakibimiz yoktur. Siyasî faaliyet planları çizmede ve dayanışmada bizimkinden fazlası mevcut değildir. Bu hususta yalnız Cizvitler bizimle mukayese edilebilir. Fakat biz kendi gizli teşkilatımızı daima gölgede tutarak, onları açık bir teşkilat olmaları sebebiyle düşüncesiz avamın gözünden düşürmek yolunu bulduk. Bununla beraber muhtemelen Dünya için kendi hükümdarı kim olsa aynıdır. Katoliklerin başı da olsa bizim Siyon kanından müstebidimiz de olsa. Fakat biz seçilmiş kavime bunu bir kayıtsızlık mevzuu yapmak çok uzaktır.
BİRLEŞSELER BİZİMLE BAŞ EDEBİLİRLERDİ
Bir zaman için dünyadaki bütün Yahudi olmayanların bir koalisyonu bizimle belki başarılı bir şekilde mücadele edebilirdi. Fakat onların aralarında mevcut ve kökleri şimdi asla koparılıp çıkarılmayacak derecede derine atılmış olan anlaşmazlıklar sebebiyle bu tehlikeye karşı emniyette bulunmaktayız. Biz, Yahudi olmayanların şahsî ve kavmi hesaplarım, son yirmi yüzyıl boyunca besleyip çok geliştirdiğimiz dinî ve ırkî kinlerim birbirlerinin karşısına çıkardık. Bu sebepledir ki bize karşı kolunu kaldıran herhangi bir yerdeki bir devlet destek görmeyecektir. Onların her biri hatırlarında tutmalıdır ki bize karşı herhangi bir anlaşma kendisi için faydasız olacaktır. Biz çok kuvvetliyiz. Bizim kuvvetimizden kurtuluş yoktur. İçinde bizim esrarlı elimiz bulunmadıkça milletler önemsiz bir hususi anlaşma bile yapamazlar.
DÜNYANIN İDARESİ BİZE “ALLAH” TARAFINDAN VERİLMİŞTİR
Bizzat Allah tarafından bütün dünyanın idaresi için bizim seçildiğimizi peygamberler söylemiştir. Allah bizi bu vazifeyi görebilecek bir zekâ ile teçhiz etti. Hasım tarafta bir zekâ olsaydı bize karşı hala mücadele edebilirdi. Fakat öyle olsa da yeni gelen bir kimse eskiden beri yerleşmiş olan bir kimse ile denk olamaz. Bu sebeple aramızdaki mücadele, dünyanın bu güne kadar asla görmediği şekilde merhametsiz olacaktı. Evet, onların zekası çok geç yetişmiş olacaktı. Bütün devlet mekanizmalarının tekerlekleri bir motor kuvveti ile hareket ettirilir ki o bizim ellerimizdedir. Devlet mekanizmalarının bu motoru altındır. Siyon Liderlerimiz tarafından icat edilen politik ekonomi ilmi uzun zamandan beri sermayeye şahane nüfuzunu vermiş bulunmaktadır.

Sermayenin engelsiz olarak işletilmesi için o, sanayi ve ticarette inhisar tesis etmek hususunda, hür olmalıdır. Bu, şimdiden görünmez bir el tarafından dünyanın her tarafında İcra safhasına konulmaktadır. Bu hürriyet, sanayi ite meşgul olanlara siyasî bir kuvvet verecek, bu da halka baskı yapmağa yardımcı olacaktır. Bu günlerde halkları silahsızlandırmak onları harbe sevk etmekten, alevler içinde yanan ihtirasları bizim menfaatimize kullanmak onların ateşini söndürmekten ve başkalarının fikirlerini alıp onların manalarım bize uygun şekilde değiştirmek onları kökünden kazımaktan daha ehemmiyetlidir.
AMAÇ HALKIN ZİHNİNİ BOZMAKTIR
Yöneticiliğimizin en mühim amacı şu hususları ihtiva eder: Halkın zihnini tenkit İle bozmak, onu mukavemet uyandıran ciddî düşüncelerden uzaklaştırmak, zihnî kuvvetleri boş nutukların sahte savaşı ile meşgul etmek.
YIĞINLAR SÖZDEN ANLAR; İŞTEN DEĞİL…
Her çağda dünya halkları da fertler gibi sözleri iş şeklinde kabul etmişlerdir. Çünkü onlar genel arenadaki gösteri ile tatmin olurlar ve vaatleri icraatın takip edip etmediğine nadiren dikkat ederler. Bundan dolayı biz halka söz İle hitap edilecek müesseseler kuracağız ve bu müesseseler gelişmeye olan faydalarının beliğ delilini vereceklerdir.

Tüzüğünde Ne Yazarsa Yazsın; Her Parti Bize Hizmet Etmelidir.
Her yöndeki bütün partilerin serbest dış görünüşlerini zahiren kabulleneceğiz ve bu dış görünüşlere nutuklarda ses vereceğiz. Nutuk veren kimseler o kadar konuşacaklar ki dinleyicilerin sabrım tüketecek ve nutka karşı bîr nefret hasıl edeceklerdir.
Milli Başarısızlıklar Parlatılmalıdır.
Kamuoyunu avucumuzun içine almak gayesiyle her taraftan birbirlerine zıt fikirleri netice çıkamayacak şekilde karşı karşıva getirerek, bu karışıklık içinde Yahudi olmayanların başlarının dönmesi ve her çeşit siyasi mevzularda hiç bir fikir sahibi olmamanın en iyi hal olduğu kanaatine varmaları için, yeterli bir zaman boyunca çalışarak onları şaşkın hale getirmeliyiz. Halkın siyasî mevzuları anlamaması gerekmektedir. Çünkü o mevzular yalnız halkı idare edenler tarafından anlaşılır. İşte bu birinci sırdır.

Hükümetimizin başarısı için zarurî olan ikinci sır aşağıdaki hususları ihtiva eder:
Millî başarısızlıkları, ihtirasları ve medenî hayat şartlarım çoğaltmak. Böylece keşmekeş doğuran bir durum içinde bir kimsenin nerede bulunduğunu bilmesi imkânsız olacak ve neticede halk birbirlerini anlamaz duruma gelecektir. Bu tedbir başka bir yoldan da bize hizmet eder. Şöyle ki, bütün partilerin arasına anlaşmazlık eker, hala bize boyun eğmek istemeyen bütün toplu güçleri yerinden çıkarır ve işimize herhangi bir derecede engel olabilecek herhangi bir şahsî teşebbüsün cesaretini kırar.
Bize karşı şahsı teşebbüsten daha tehlikeli bir şey yoktur: Eğer o, arkasında bir dahîye sahipse böyle bir şahsî teşebbüs oralarına anlaşmazlık ektiğimiz, milyonlarca kişinin yapabileceğinden fazla şey yapar. Biz, Yahudi olmayan cemiyetlerin eğitimini o şekilde yönetmeliyiz ki her ne zaman şahsî teşebbüs isteyen bir mevzu ile karşılaşsalar meyus bir acz içinde elleri böğürlerinde kalsın. Çalışma hürriyetinin neticesi olan büyük cabalar bir başkasının hürriyeti İle karşılaşınca kuvvetleri tüketir. Bu çarpışmadan ağır ahlakî sarsıntılar, hareketler ve başarısızlıklar ortaya çıkar. Bütün bu vasıtaları Yahudi olmayanların kuvvetim o şekilde azar azar tüketeceğiz ki onlar bize Dünyanın enternasyonal iktidarını sunmaya mecbur olacaklardır. Bu durum herhangi bir şiddet hareketinde bulunmaksızın Dünyanın bütün devletlerinin kuvvetlerini tedricen yutmağa ve bir üstün hükümet teşkil etmeğe bizi muktedir kılacaktır. Bu günün hükümdarları yerine bir hayalet dikeceğiz ki ona yüksek hükümet idaresi denilecektir. Onun elleri bir kıskaç gibi her istikamete uzanacak ve onun teşkilatı öyle muazzam ölçülerde olacaktır ki Dünyanın bütün milletlerine boyun eğdirmekte başarısızlık göstermeyecektir.
7. Bölümde görüşmek üzere…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Haber Yazılımı: CM Bilişim







.20160727090929.jpg)












