- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Hayat oyunu

Sedat MEMİLİ / Yazar
Çocuklar çıkmaz sokakta top oynuyorlardı. Sesleri, uyanan baharın kuş seslerine karışıyor. Çocuklar neşeli, bahar uyanışın bütün güzelliğiyle kokular saçıyor.
Keskin bir portakal çiçeği kokusu…
Toplanmamış portakal ile açan çiçekler aynı dalda.
Çiftçi Salih, bir yandan yeni açan portakal çiçeklerine bakıyor, diğer yandan toplayamadığı portakallara.
“Şu Allah’ın işine bak” dedi.
Neyi kast ettiğini anlamadım. Hem yeni bir ürünün müjdecisi olan çiçeğin hem de toplanmamış portakalın aynı dalda olması inancına göre Allah’ın işi olabilir.
Ama, toplanmamış ürünün ayıbı Allah’ın değil iktidarın işidir.
Televizyonda, ekonomimizin ne kadar iyi gittiğine dair biri konuşuyor.
Çocuklar, topu atıp arkasından koşuyorlar.
“Mehmet Ali !” diye bağırıyor, küçük bir kız çocuğu “Yakala topu yakalasana!”
Mehmet Ali kendi savurduğu topun peşinden koşuyor.
Yaşamdaki hedeflerde de öyledir herhalde.
Kendimize bir hedef belirleriz sonra da onun peşinden koşarız.
Gerçekten yaşamı “top oynayan çocukların” koşulları ile açıklayabilir miyiz?
Top ya elimizdedir ya değildir.
Elimizde değil ise topu yakalamaya çalışırız. Yakalayınca da hemen atarız.
Yaşam hedeflerimiz de olduğu gibi.
Önce kendimize bir hedef edinmek ve ardından ölesiye peşinden koşmak...
Elde ettiği hedefte durmayı başarmak, o hedefi elde etmekten zordur.
Topu, atıp peşinden koşmak için ele geçirmeye çalışırız.
Hedefleri de geride bırakmak için.
Çocuklar topu bir sokakta oynuyor. O sırada bir araç geçiyor ve oyun duruyor.
Yaşamda da hedefe koştuğumuz sıralarda durduğumuz anlar vardır.
Hasta oluruz örneğin. Başka koşullar koşmamızı engelleyebilir.
Çiftçi Salih, top oyununda geri kaldı. Bu yıl ürününü toplayamadı. Hala kendi kendine “Allah’ın işine bak” diyor.
Topunuz bahçeye kaçabilir. O zaman tel örgüler ardından, otların ya da ağaçların arkasında duran topunuza bakarsınız. O an, oyuna devam edip etmemek Çiftçi Salih’in insafına kalmıştır. Topunuzu alıp sokağa geri atarsa, çocuklar oyuna devam edebilir.
Ama Çiftçi Salih’in portakalları dalda kalınca topu elinden alınmış demektir.
Bazen çocuklar ve çiftçiler toplarını öyle anlarda kaybederler ki, bir daha onu ele geçirmek mümkün olmaz.
Elektrik tellerine konmuş olan karga o çirkin ama giz dolu sesiyle ötüyor... Televizyon haberlerinde tinerci dehşeti var...
Topu ellerinden alınmış çocuklar, teselliyi tinerde bulunca, medya da eline geçirdiği topla oynuyor.
Salih, bahçeye düşen topu oynasınlar diye çocuklara geri atıyor.
Çocukların sevinci, bahar kokusuna karışıyor.
Çocukken elime bir top geçirmiştim. Fizik mühendisi olmak istiyordum. Kablolar ve küçük aletlerden değişik makineler üretmek için gece gündüz fizik çalışırdım. Hem de ortaokul yıllarımda. Fos ağaç kabuklarından yaptığım salları su birikintilerinde, pillerim yardımı ile yüzdürmeye çalışırdım.
O topun elimden nasıl kaçtığını/kaçırıldığını hala acıyla hatırlarım.
Televizyon, ekonominin ne kadar iyi olduğunu anlatıyor, Salih hala “Allah’ın işine bak” diyor. Çocuklar, patlayan topun başına birikiyor.
Paylaşılamayan bahar ise, her şeyden habersiz kendiliğinden gelip Geçiyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












