• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 25 °C
  • Ankara : 22 °C

Hayat ve canlılık

13.11.2015 06:15
Hayat ve canlılık
Sedat Memili yazdı

“Canlı olmak” ile “hayat” arasında ne fark vardır?

Şöyle de sorabiliriz; “Her canlının bir hayatı var mıdır?”

Tek hücreli canlıların da birkaç günlük ömrü vardır: bu sürece hayat diyebilir miyiz?

Sanmıyorum.

Tek hücrelilerin, hayatından değil de canlılığından söz ediyoruz.

Kendiliğinden yetişen bir ot’unda canı vardır; ama hayatı yoktur.

Elma ağacının hayatından asla söz edilemez, canlılık süreci anlatılır, yazılır, çizilir.

Bazı varlıklar canlıdır ama onlara ait bir “hayat” yoktur.

İnsan ise, “hayatı” olan bir “canlı”dır.

Yaşamak, kendi varlığının bilincinde olmaktır.

Hayat, bir canlının kendine ait öykülerinin toplamıdır.

Bir keçi, kendi varlığının bilincinde olsaydı, o sadece keçi olarak kalmazdı.

O’nun da kendi öyküleri ve dolayısıyla bir hayatı olurdu.

Sinekler de öyle, kaplumbağalar da…

İnsanlaşma süreci, bir anlamda kendi varlığının bilincinde olma sürecidir… Bu süreç ne kadar olumluya giderse, hayatın kalitesi o denli artar.

Ama insanlık, yüzyılımızın  körlüğüyle, varlığının bilincinde olacak yerde, “varlıklara sahip olma” hastalığına düşmüştür.

Kendine ait olan hayatını, sahip olma tutkusuna kurban etmiş durumda.

Bir ev, bir araba, cep telefonu, yazlık vs…

Hayatı kaliteli kılan bu varlıklar, insanın ruhuna vurulmuş pranga haline dönüşmüştür.

Hayatı oluşturan bütün öyküler, bu değerlere adanmış durumdadır.

Neyi, ne uğruna feda ettiğini bilmediği için, gittikçe bir canlıya dönüşüyor.

Hayatı varlıklara kurban edilmiş bir canlı.

Bir insandan, kendine ait olması gereken hayatı çekin alın; geriye ne kalır?

Bu nedenle, yüzlerce, binlerce koyun, birkaç kişi tarafından sürülür.

Ellerinden hayatları alınıp sadece canlılıkları bırakılan binlerce insan, tarihin her devresinde, katliamların, felaketlerin, yıkımların, sefilliklerin mağduru olmuşlardır.

Ki onlar, hayatlarını bedel olarak ödemeye razı oldukları için, canlılıklarını da vermek zorunda kalmışlardır.

Bir hayata sahip olmanın, cana sahip olmaktan daha değerli olduğunu anladıkları zaman, iş işten geçmiştir. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim