- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Haydutluk ve yerel yönetimler

Sedat MEMİLİ / Yazar
“Yerel yöneticilerin halktan olduğu ve bir takım karmaşık yerel sorunlarla ilgilendiği bölgeler, soyguna en elverişli bölgelerdir...”
Aslında çok uygun yerler olan Tacna ve Moquegua’nın Peru’ya ait kısımlarında haydutlar yoktu. Neden? Çünkü konuyla ilgili bir tarihçinin dediğine göre; burada toprak ağaları, aracılar, işverenler, ustabaşılar ya da su kaynaklarını kayıtsız şartsız elinde tutanlar yoktu...”
“Haydutluk, yoksullaştırma ve ekonomik kriz dönemlerinde salgın olma eğilimi göstermiştir...”
“Çoğunlukla güçlü kişiliğe ve askeri yeteneklere sahip, katı ve kendine güvenen insanların liderlik rolü üstlenmeleri gibi, haydutlar da lider olabilirler; ancak, gene de haydutların işlevi, bir yolu keşfetmektense onu yarıp geçmektir...”
“Haydutluk özgürlük demektir; ancak bir köy toplumunda çok az insan özgür olabiliyor...”
“Köylüleri otorite ve baskının kurbanları yapan ekonomik zayıflıklardan çok, hareketsiz olmalarıdır. Onların kökleri toprakta ve çiftliktedir; orada bir ağaç, denizşakayığı ya da gençlik dönemlerinden sonra durgunlaşan sesli su hayvanları gibi çakılıp kalmak zorundadırlar... Köylünün beli toplumsal açıdan büküktür; çünkü tarlasında fiziksel emek harcarken genellikle belini bükmek zorundadır...”
Bu satırlar Eric Hobsbavm’ın Logos Yayınlarından çıkan “Haydutlar” adlı kitabından alınmıştır. Aynı yazar bir de erdemli soyguncular başlığında şöyle demektedir:
“...Bu nedenle erdemli soyguncunun gerek toplumsal rolünü gerekse sıradan köylülerle ilişkisini tanımlayan “imajı” ile işe başlamak anlamlıdır. Üstlendiği rol, savunucunun, haksızlıkları düzeltenin, adalet ve toplumsal eşitlik getirenin rolüyle aynıdır...”imaj” her ikisini de yansıtır (rol ve ilişkiyi) ve bu dokuz noktada özetlenebilir:
Birincisi, erdemli soyguncu, yasadışı mesleğine bir suç işleyerek değil, haksızlığın kurbanı olarak ya da halk geleneğinin değil, otoritenin suçlu bulduğu bir hareket yüzünden zulüm görerek başlar.
İkincisi, erdemli soyguncu “haksızlıkları düzeltir.”
Üçüncüsü, zenginden alıp yoksula verir.
Dördüncüsü, kendini savunma ya da haklı yere öç alma dışında hiçbir zaman öldürmez.
Beşincisi, eğer yaşarsa onurlu bir vatandaş ve topluluk üyesi olarak halkına geri döner. Aslında topluluğu gerçekte hiç terk etmez.
Altıncısı, halkı ona hayranlık besler, yardım eder ve destek verir.
Yedincisi, topluluğun hiçbir saygın üyesi ona karşı otoriteyle işbirliği yapmayacağına göre ancak ve her zaman ihanet yüzünden ölür.
Sekizincisi, en azından teoride, görünmez ve kurşun işlemez.
Dokuzuncusu, adaletin kaynağı olan kral ya da imparatorun değil, yerel kibar takımının, memurların ya da diğer baskı uygulayıcılarının düşmanıdır...”
“...Bu nedenle kırsal toplumun haydutluğu besleyen politik yapısının haydutluk üzerinde iki etkisi vardır. Bu yapı bir yandan haydudu besler, korur ve çoğaltır, diğer yandan ise politik sistemle bütünleşir...”
“...Sahip oldukları güç, servetin servet doğurmasına dayanan ve bu serveti (artık) bıçak ya da tabancayla biriktirmek zorunda olmayan kişiler, servetlerini korumak için gangsterlerden çok, polisi görevlendirirler. Amerika kapitalizminin vahşi dönemine ait “soyguncu baronlar” kendi hesaplarına çalışan silahlı adamların değil, pinkertonların servetini kazanmışlardı...”
“Gerçekten modern bir zorbanın kırsal hayata en çok yaklaştığı nokta, şehirde işlediği suç sayesinde edindiği kır evinde bulunan barbeküsüdür...”
Kimse alınmasın; Öylesine paylaştım işte…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












