• BIST 77.779
  • Altın 128,079
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 29 °C
  • İzmir : 29 °C
  • Ankara : 26 °C

Hayır Çarşısı'nın düşündürdükleri

09.05.2015 05:00
Hayır Çarşısı'nın düşündürdükleri
Sedat Memili söyleşisi..

İnsanlığın Kirlenmesi İçin Akıllanması Gerek

 

İnsanlığın kirlenmesi için akıllanması gerekirdi.

İlginçtir akıllanmak hem temizlenme, arınma hem de kirlenmenin nedenidir.

İlk insanlık, bu günkü insan kadar akıllı değildi; bu yüzden hem daha az hayır işliyordu hem de daha az günah…

İnsanoğlu akıllandıkça, hayır işlemesinde bir artış olduğu gibi günahlarında da bir artış olmuştur.

Günahkâr bir çocuk yoktur; ancak çocuğun günah işlemesi için sadece büyümesi yetmez aklına da iblisin girmesi gerek.

Ancak insanlığın yanıt bulması gereken soru şuydu; hayır yapmak için sadece akla gerek yoktur, temiz kalbe de ihtiyaç vardır. İşte kalp, insan aklına yol gösteren bir meşaledir. Bu meşale sizi hayra da götürebilir şerre de…

Mülkiyet Duygusu Aklı Kirletmiştir

İlk insanlar neden daha az günahkârdı? İşte yanıtı aranması gereken soru bana göre budur.

Bakın, aklın kirlenmesi mülkiyet duygusu ile başlamıştır.

İnsanların ruhen ve bedenen yaşadıkları altın çağda, “yârin yanağından gayri” mülkiyet olmadığı için, herkes ürettiklerini pazara getirirdir. Ancak bunu pazarda satmazdı… Bu çok önemli... Hani Köroğlu diyordu ya “Tüfek İcat oldu mertlik bozuldu” bu doğru değil, tüfeğin icadından önce de mertlik bozulmuştu.

Parayı tanımayan ve tanımadığı için de kalben kirlenmemiş insan ürününü pazara yığar. Ürünü kendisinin değil köyün ortak malıdır. İhtiyacından fazlasını meydana bırakır ve meydanda bulunan ürünlerden ihtiyacı olduğu kadar alır.

Hem hak yiyip hem de şeytana karşı olamazsınız

Eğer bir pişirimlik domatese ihtiyacı varsa, 10 sandık almaz… Bu hatayı iki nedenden dolayı yapmaz, birincisi henüz aç gözlülük olarak nitelediğimiz mülkiyet hakkı icat edimemiştir. İkincisi ve daha önemlisi gereğinden fazla aldığı her şeyde başka insanların hakkı olduğunu düşünür ve ihtiyacından fazla olanına el sürmez.

Hz. Muhammet (Bunu İslami literatürüne uygun yazmadığım için kaç kişi küçümseyen gözlerle bakacak bilemiyorum. Söylediklerimi düşünecek aklı olmadığı söyleyiş biçimime takılacak) bu nedenle iki şeye çok önem vermiştir; Kul hakkı ve sahip olduğumuz bir üründe başkalarının emeği ve hakkı…

Çünkü böyle bir sistemde, fazladan aldığımız her şey, kul hakkı yemektir; fazladan aldığımız her şey fakirin, emeği olanın hakkına gasp etmektir.

İnsanlık henüz kirlenmeden önce bu sistem vardı ve buna “Trampa Sistemi” deniyordu.

Bu sistemde polis, jandarma, bekçi, adliye yoktu. En büyük güvenlik kuvveti, insanın kendi inancını muhafaza ettiği vicdanıydı.

İblis, Şeytan neden alt edilemez; çünkü iblis değişik kavramlarla insan ruh ve anlayışına yapışır; hem gözlerini mülkiyet hırsı bürüyüp hem şeytana düşman olunmaz.

Hem hırslanıp, hem açgözlü olarak şeytana karşı durulmaz. Şeytan dediğimiz işte bu anlayıştır zaten.

Hz. Muhammed İle İnsanlığın Masumiyeti Yeniden Oluştu

Ve insanlar, para, mülkiyet, hırs kılığına girmiş şeytanın egemenliği altına girdi.

Çirkinleşti, bozuldu. Masumiyeti kirlendi.

Hz. Muhammet diyorsunuz, dilinizden düşürmüyorsunuz, ancak bu muhteşem insan, kirlenmişin ve masumiyetin tecavüze uğramasına engel olarak insanlığı yeniden arındıran sistemi getirmiştir.

Hz. Muhammed’in yaşadığı dönemde masumiyetin ve ruh temizliğinin simgesi olan insanlar arasında polis var mıydı? Jandarma veya mahkeme var mıydı? O inanmış insanlar kimin hakkını yemiş, kime zarar vermişlerdir?

Hz. Muhammed, ilahi anlayış ve adaletinden başka neyini miras bırakmıştır?

Gözünü hırs bürümüşlerin, kul hakkı yiyenlerin, yalancıların, bencillerin Muhammed adını ağızlarını almaya hakları bile yoktur.

Bunları Bana İnancım Değil Anlayışım Söyletiyor

Bunları bana inancım değil anlayışım söyletiyor.

Bunları bana söyleten Allah Korkusu değil, kul hakkı yeme ve kendi vicdanıma hesap vermeme korkusudur.

Bu nedenle yaptığım her davranış ve düşüncede kul hakkı yemediğim için ve kendimi önce vicdanıma karşı sorumlu hissettiğim için Allah’tan korkmuyorum.

Neden korkayım ki? Yanlışlık yapmıyorsam, kul hakkına saygılıysam ve vicdanım rahatsa…

Şu konu var, bilmediğim farkında olmadığım bir günah işlemişsem “Allah’ım beni affet” derim; Allah’ın kalbimi bildiğine inandığım için de yine korkmam…

Kalbim Allah’ın adaletine yürekten inanır.

Bunları neden yazdım.

Galeria’nın Seyhan Nehri’ne bakan yönünde bir hayır çarşısı kuruldu.

Portakal Çiçeği Dergisi’nin artık geleneksel hale gelen istişare toplantısının ikincisi için derginin imtiyaz sahibi Yusuf Özer bizi oraya davet etti.

Şimdi kadroya bakın; Yusuf Özer (Portakal Çiçeği Dergisi İmtiyaz Sahibi) Aytekin Gezici, (Türkiye’nin ilk makul şüphelisi), Ahmet Karataş (Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı), Recep Özcan (Adana yorum İnternet sitesinin sahibi ve her şeyi), Abdulkadir Kaçar, (Çiçero’nun 21 yy Adana versiyonu değerli insan), Şemsettin Koçak (Çukurova Üniversitesi Öğretim Görevlisi), Nedim Ali Kısaoğlu (Unvanı mı? Boş verin unvanını beyefendiliğin heykeli yapılsa Nedim’in silueti ortaya çıkar), Bülent Aksoy kardeşimiz henüz yeni tanıştım ama iş adamı olduğunu belirttiler  ve bendeniz. Hepimiz de “Portakal Çiçeği” dergisinin iğneli yazarlarıyız.

Yusuf özer kendi eliyle, kebab getiriyor, ayran taşıyor ev sahibi olarak izzet ve ikramlarda bulunuyor; “İyi ki milletvekili olmadınız yoksa böyle bir sistemde asla temiz kalamazdınız” dedim. Espri zannedildi ama ciddi söyledim. Yusuf Özer bu sistemde milletvekili olmayı hak etmeyecek kadar dürüst.

“Hayır Çarşısı” İnsanlığın Altın Çağına Dönüştür

Yemekten önce, yemek esnasında ve sonrasında hayır çarşısı hakkında bana bilgi verildi. Sonra da kalkıp tek tek her standı gezdim. Şimdi, yukarıda anlattıklarım ile bağlantısına geleceğim.

Değerli Adanalı, değerli insanlar bu yapılan hareket olağanüstü erdemli bir davranış. Sanki ben, insanlığın o kirlenmemiş altın çağında yaşıyormuşçasına insanlarla sohbet ettim, o atmosferi birlikte soluduk.

Adı “Hayır Çarşısı”. Gücü olanlar ellerinde ne varsa ortaya koymuşlar. Bunu bedelsiz yapmışlar. Makarnasından etine; etinden oyuncağına; oyuncağından tatlısına kadar resmen bir ailenin ihtiyaç duyabileceği her şey var. Parasız buraya bağış yapılmış, (Dikkat dikkat, kimin bağış yaptığı belli değil, ayrıca ikide bir bağışçılar pişmiş kelle gibi ekrana çıkarılıp reklamı yapılmıyor)

Meydanda bir sükûnet bir sadelik…  Ağırbaşlılık ve ciddiye hâkim meydana.

Ücretsiz bağışlanan bu mallar, piyasa fiyatının yarısına talep edilenlere satılıyor ve tek amaç var; eğitime katkı.

Şimdi bana bas bas bağıracaklar; ama bu filanca sistemin eğitimine katkı…

İyi de sen daha önce bu güzelliği neden akıl etmedin? Örneğin ben akıl etmediğim için haaaa diyorum ve örnek alıyorum.

İşte bu düşünce, insanlığın kirlenmemiş halidir.

Bu gericilik değildir; aydınlanma, insanlığın masumiyetidir… Kirlenmiş ve insanlığa karşı günah işlemiş zihniyetlerle aydınlık olmaz.

Portakal Çiçeği’ne emek vermiş arkadaşlarımla uzun sohbetlerimiz oldu. Hepsinin zihni dolu; hepsi de yürüyen kütüphane gibi. Öylesine derin konular işledik ki bencillik yapıp sadece “Hayır Çarşısı”nın benim dünyamda yaptığı etkiyi anlattım.

O arkadaşlarım ile yine görüşeceğim ve neler konuştuğumuzu paylaşacağız elbette.

Doğan Gülbasar izin verdiği kadar.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim