HDP sevgisi mi, Erdoğan kızgınlığı mı?

Geçen günlerde Başbakan yardımcısı Bülent ARINÇ’ın, ‘’Yüzde elli AK Parti’den nefret ediyor’’ açıklaması, Edirne’den Kars’a herkesin üzerinde çok ciddi durması gereken bir saptama olmuştur. Keşke Sayın ARINÇ yapmış olduğu tespiti, samimi bir çığlığa çevirse çok büyük hizmet etmiş olacaktı. Ben uzun süredir zaten bu görüşün doğru olduğuna inanıyorum. Defalarca ‘’Kin birikmesi’’ başlıklı yazılar yazdım.
AK Parti’nin bilinçli olarak ötekileştirdiği yüzde ellinin kesinlikle düşmanvari bir psikolojinin içerisinde olduğuna inanıyorum. Eski Türkiye’de, icraatlarına karşı olduğunuz siyasi yapının düşmanı değildiniz. Yeni Türkiye’de ise, artık icraatlarına karşı olduğunuzun, varlığına da karşı olmak zorundasınız. Bu durumu bizahiti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN yönetiyor.
AK Parti’nin elinde olan yüzde elliyi konsolide etmek için, diğer yüzde elliyi tahkir ediyor. Tahkir olan yüzde elli, her geçen gün ezilmişlik, dışlanmışlık, kin ve nefret duygularıyla bileniyor. Bu kesim şu an hiçbir kural ve prensip takmaksızın AK Parti iktidarının son bulması için her türlü siyasi tercihi yapmak için fırsat kolluyor.
Büyük çoğunluğu makul insanlardan oluşan mezkûr yüzde elli, Demokratik direnme noktalarının kapandığı görüşünde. Basının susturulduğuna, STK ve benzeri büyük yapıların korktuğuna, iş adamlarının pıstığına, muhalefet partilerinin artık iktidar olmasının imkânsızlığına inanıyor. Tüm bunlara rağmen genetik yapılarında şiddet olmadığı için kitlesel eylemlere katılmıyorlar. Ancak , bu süreç onların iktidara karşı bünyelerinde şiddet barındıran Demokratik yapılara sempati duymalarına neden olmuştur.
Tam bu kritik kavşakta bu insanlara HDP göz kırpıyor.
HDP; Kürtçülük, Apo ve PKK vesayetine rağmen Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday gösterilen Selahaddin DEMİRTAŞ’ın performansı, kadına verdiği önem, Türk Solu ile girdiği samimi ilişki, parti sözcülerinin iyi bir Türkçe ile harmanladıkları hitabet kalitesi AK Parti’ye düşman edilmiş kitle tarafından dillendirilmeyen bir hayranlığı kazanmış durumda.
HDP’nin modern enstrümanları ustaca kullanmasının yanında, feodal bir yanının da bulunduğunu tüm dünya biliyor. HDP istediği zaman, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, iktidara karşı isyan edip sokakları teslim alabiliyor. Bugün Türkiye’nin en büyük Kürt şehri İstanbul. Bunun yanında Türkiye nüfusunun yüzde sekseninin yaşadığı 30 büyük şehirde Kürtler yaşıyor. HDP istediği vakit, Türkiye nüfusunun kahır ekseriyetinin yaşadığı metropollerde, iktidara karşı etkili muhalefetin -hadi isyanın diyelim- şu an Türkiye sathında tek adresi olmuş durumda.
AK Parti’nin siyasal ya da güvenlik politikalarının geçmediği, operasyon yapamadığı tek alan HDP olmuş durumda.
HDP’nin bu yapısı, AK Parti’nin ötekileştirdiği yüzde ellinin hoşuna gider hale geldi. 2012 yılından bu yana, özellikle 17/25 Aralık sürecinden beri Türkiye sosyolojisi ters yüz edilmiş, bin yıllık yapı bozulmuştur. Hiçbir kesimde istisnasız ilke ve prensip adına hiçbir şey kalmamıştır.
Bu sosyoloji önümüzdeki seçimlerde HDP’yi parlatacaktır. Baraj problemi yaşayacaklarını hiç zannetmiyorum. Türkiye’de demokratik mücadelenin artık imkânsız olduğuna inanan önemli bir kitle HDP’ye oy verecektir. Dillendirilmese dahi Türk milliyetçileri içerisinde bir kesim dahi HDP’yi tercih edecektir.
Ötekileştirilen, hayat biçiminin aşağılandığını hisseden, yok sayıldığına inanan, Cumhurbaşkanı ERDOĞAN’ın söylemleri altında psikolojik eziklik yaşayan hatırı sayılır geniş bir kitle artık HDP’nin kanatları altında moral ve motivasyonunu bulacaktır.
Şimdiye kadar legal, yasal ve medeni yaşayan bu kitle artık; Sırrı Süreyya ÖNDER’in TBMM’de iktidar sıralarına karşı rest dolu konuşmasında, Sabahat TUNCEL’in sokak ortasında polis tokatlamasında, Şırnak’ta panzer taşlayan çocuğun sapanında, Yüksekova’da polise molotof atan -gencin poşulu, görünmeyen suratında, izinsiz gösteri yapan HDP’li vekilin kural tanımamazlığında kendisini bulacaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












