Hekimoğlu’ndan hemşehrilerine teşekkür

Adana’nın Kozan ilçesinde dünyaya gelen Mahmut Hekimoğlu, kısa bir süre önce prostat kanserine yakalandığını açıklayınca sevenlerini derin üzüntüye boğmuştu. Adana Medya aracılığıyla hemşehrilerine mesaj gönderen Hekimoğlu, hastalığını yenmek için verdiği mücadelede önemli zaferler kazandığını belirterek, “Beni yalnız bırakmayan Adana’daki dostlarıma teşekkür ediyorum” dedi. Eski sağlığına kavuşacağını söyleyerek hastalığı hakkında fazla yorum yapmak istemeyen Hekimoğlu ile 41 yıllık sanat hayatını koştuk.
Sanat hayatının 41’inci yılında 41 kere maşallah
ADANA MEDYA - Mahmut Hekimoğlu 1955 yılında Adana'da doğdu. Abisinin Fındıkzade'de tuhafiye dükkanı vardı. Oraya çok sık giderdi. Alışveriş için gelen bir kız arkadaşı der ki: "Niye ses mecmuasının açtığı yarışmaya katılmıyorsun?" Mahmut Hekimoğlu, "Benim sesim iyi değil ki ne işim var orada" diye yanıt verir. Arkadaşı, "Sesi güzel olan aramıyorlar filmlerde oynayacak oyuncular için bir yarışma" deyince, okullarda tiyatro oyunları oynayan Mahmut Hekimoğlu’nun içi kıpırdar. Bir boy, bir portre foto çektirir yarışmaya katılır. Çeşitli elemelerden geçtikten sonra kazanır. Bir gün Berker İnanoğlu çağırır. Sözleşme yaparlar. 1973 yılında Zeynep Değirmencioğlu ile birlikte "Öksüzler" filminde oynar. Bu film ile sinemaya adımını atar.
İLK FİLMİNİZİN HİKAYESİNİ ANLATIRMISINIZ?
Sırtımda heyecandan sivilceler çıkmaya başlamıştı. Zeynep Değirmencioğlu, Ekrem Bora vardı. Şanslıydım ustalarla oynuyordum çok fazla heyecan yapmıştım. Benim için çok güzel başlamaydı. Ekrem Göreç gibi bir yönetmenle başladım. Bu benim şansımdı. Öksüzler filmi benim sinemaya adım attığım ilk film olduğu gibi, unutamayacağım da bir filmdi. Bu filmi çekerken babamı kaybettim. Ben de öksüz kaldım. O rolü bu duyguyla hissederek oynadım. Babamı defnettik hemen sete koştum. Filmi yetiştirmemiz gerekiyordu. Öksüzleri oynarken öksüz kaldım. Artık heyecan yerini başka duygulara bırakmıştı. Ve ben bu duyguyu çok yoğun yaşıyordum.
SİNEMAYA EMEK VERMİŞ OYUNCULARDANSINIZ. TÜRK SİNEMASININ SİZE KATTIKLARI VE SİZDEN ALDIKLARI NELERDİR?
Sinema benden bir şey alamadı. Ama ben sinemadan çok şey aldım. En başta sokakta herkesin tanıdığı bir isim verdi bana. Bu beni mutlu ediyor. İsim olmanız, tanınıyor olmanız hayatınızı etkiliyor. Hareketlerinize dikkat etmenizi gerektiriyor. Normal vatandaş gibi davranamazsınız. Bu durumda sinema kusar sizi. Bazı arkadaşlarımızın durumu ortada... Bir ünlü ya da bir sanatçı yaşam ve davranışlarına dikkat etmeli. Başarabiliyorsa örnek davranışlarda bulunmalı.
AİLE ŞEREFİ VE GÜLEN GÖZLER FİLMLERİNDE USTA OYUNCULARLA OYNADINIZ. OYUNCULUĞUNUZA NASIL ETKİSİ OLDU?
Tabi ki büyük etkileri oldu. O filmler öncesi 8 10 filmde oynamıştım. Yavaş yavaş kameraya alışmıştım. Ertem Eğilmez gibi bir usta yönetmen. Adile Naşit, Şener Şen, Münir Özkul gibi bu ustalarla oynamak oyunculuğuma ve kişiliğime önemli etki etti. Manevi olarak çok kazançlarım oldu.
MÜNİR ÖZKUL VE ADİLE NAŞİT’İ BİRAZ ANLATIR MISINIZ?
Bu isimleri anlatmakla o kadar kolay değil. Kitaplar yazılıyor haklarında yine de anlatmakla bitmiyor. Şu kadarını söyleyebilirim. Münir Özkul İstanbul beyefendisi bir insan. Onlardan insan ilişkileri ile alakalı çok şeyler öğrendim. Münir Abi efendim demeden konuşmaya başlamazdı. Ve çok kültürlü biridir. Aramızda yaş farkı olmasına ramen iyi bir arkadaşlığımız vardı. Adile Naşit, Münir Özkul gibi karakter olarak aynı yapıda bir insandı. O dönemler oğlunu kaybetti. Peşinden eşini kaybetti. Ölümler peş peşe geldi. Ama o hiç ölmedi, hep diri kaldı. Morali çok bozuk olmasına rağmen bize gülmeyi öğretti. Çok sevecen bir insandı. Derdini paylaşabileceğin bir kişiydi. İnsanın gözlerinin içine bakardı. Biraz üzgün görse, ‘Senin bir derdin var. Söyle hadi’ der. Sorununa çözüm bulmak için çırpınırdı. Filmlerde tanıdığımız Adile Naşit’in aynısıydı diyebilirim. Zaten o rol yapmadı ki hiç. Hep kendini oynadı.
HANGİ REJİSÖRLERLE ÇALIŞMAYI SEVERDİNİZ?
Çok yönetmenle çalıştım. Sorunun cevabı, Ertem Eğilmez, Ertem Göreç diyebilirim. Yenilerden Gürsel Ateşi çok beğeniyorum.
NEDEN DAHA FAZLA FİLMDE BAŞROL OYNAMADINIZ DA, DAHA ÇOK YARDIMCI ROLLERDE OYNADINIZ?
Bazı filmler vardır ki 10 oyuncusu vardır 10’u da başrol oynuyordur. Bazı filmler de vardır. 20 oyuncusu vardır biri başrol oynuyordur. Başrolde de oynadım yardımcı rollerde de oynadım. ‘Başrol olmazsa oynamam’ diyemezsiniz. Bazı arkadaşlar bunu yapıyorlar. Onları anlıyorum saygı da duyuyorum. O kişinin tercihidir. Profesyonel oyuncu rolün küçüklüğüne büyüklüğüne bakmaz. Çıkar kameranın karşısına işini yapar.
MÜJDE AR İLE OYNADIĞINIZ FİLMLERİ SANATSAL BULUYOR MUSUNUZ?
Müjde ile oynadığımız çeşitli hikayeler içeren filmler var. Ben Müjde ile 10 kadar filmde oynadım. Bana göre hepsi sanatsal. Çünkü hepsinde emek var. Ben bunu da anlamıyorum. Bu sanatsal bu değil. Şehrin merkezine birileri sanat diye bir heykel dikiyor. Birileri de, “Bu ne? Bu nasıl sanat, böyle sanat mı olur?” diye kaldırıyor. Heykeltıraş bir sanatçı ise yaptığı eser de sanattır. Sinema bir sanat ise çalışanları sanatçı, ürettikleri de sanattır. Emeğin olduğu her film sanattır. Kişilerin bakış açılarına saygı duymaktan başka yapacak bir şey yok.
OYNADIĞINIZ VE UNUTAMADIĞINIZ FİLM HANGİSİDİR?
Aile şerefi" unutamadığım ve çok sevdiğim bir film.
BİRDE ÖDÜL ALDINIZ BU FİLMDE DEĞİL Mİ?
Evet. "Aile şerefi" aynı zamanda ilk ödülümü aldığım film olması nedeniyle de bende ayrı bir yeri var. Altın kelebek en iyi genç oyuncu ödülünü bu filmde aldım.
NEDEN, UZUN SÜREDİR SİNEMA FİLMİNDE VE TV DİZİLERİNDE GÖREMİYORUZ?
Kendim de yapımcılık yaptığım için pek kamera karşısına çıkamıyorum. Projelerimizi hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bir de Yeşilçam oyuncularına karşı yeni firmaların yeni yönetmenlerin bir tavrı mı var anlamıyorum. Birçok arkadaşım sinemadan uzak. Bende görmek istediğim birçok oyuncu arkadaşımı göremiyorum.
YENİ PROJELER VAR MI?
Sinemayla uğraşıyorum. Sinemadan kopmuş değilim. Oyuncu olmasam da yapımcı olarak bazı işler yaptık yapmaya da devam edeceğiz. Yeni projelerimiz var. Çeşitli kanallara sunduk. Kabul edilirse onları çekeğiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












