- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Henüz bitmedi!

A.Kadir TUNÇER / Yazar
Geride kalmış gibi görünmesine rağmen; 28 Şubat/çıların bıraktığı “derin” izler kolay kolay giderilecek gibi görünmüyor. Verdikleri acı ve ıstıraplar, ortaya konan etki, bu etkinin asgari sürecine ilişkin zamanlamayı söyleyen iradenin konumu, son yaşanan münferit gibi görünse de bitmemiş ve müzminliğini hala koruyan sorunlarımız nedeniyle, bu işin henüz bitiril/e/memiş olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum.
Çok şey yazıldı, çizildi, söylendi. Her yaralayıcı taşın altından çıkan hüzün kurtları onları işaret ediyor maalesef! Bu sürecin içinde, arka planda kalmayı başaran kişilerin hala sorgulan/a/mamış olmalarını da oldukça manidar buluyorum.. Yaptıkları değil, yaşları kemale ermiş zevatların satranç oyunlarındaki maharetleri, süren bağlantıları, verdikleri çaba, görünmeyen öngörüleri, onların asla vazgeçmeyeceklerinin en somut emareleridir.
Zaman; tercihler oranında, tercihlere göre gebe kalır.
Gelinen noktayı asla küçümsememekle beraber, binbir çile ile elde edilen kazanımları yeterli görmek, asıl elde edilmesi gereken kazanımların yanında basite düşer. Üstelik, kendi imparatorluklarını kaybedenlerin, daha güçlü hamleler için, gerekirse yüzyıllık uykulara bile dalmış gibi görünmek isteyebilecekleri göz ardı edilmemeli.. Her zaman için, dikkatli ve rikkatli bir öngörüye ihtiyacımız var toplum olarak.
Yakın geçmiş dönemde; Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesinde kurulan ‘28 Şubat alt komisyonu taslak raporu’ açıklandı. Çok ciddi tespitler yapıldı. Yaptırım tarafı olmayan bu komisyon, kamu vicdanını rahatlatması açısından ciddi ve özel bir misyonu yerine getirmiştir diye düşünüyorum.
Beni düşündüren hususlar geride kalan bazı ayrıntılar.. Zamanın fikir babalarından, eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu: “.. Bin Yıl sürecek” diyen kişi.. Medya bile zamanın yardakçı ve şakşakçı medyasını, satın alınan garson yazarlarını yerden yere vuruyor.
Kimi iş adamlarının kirli çehresi, bazı üst düzey siyasetçi ve yöneticilerin acizliği.. Gerçekler su üstüne çıktıkça hayretler içinde kalıyoruz.
Ya o zamanın TRT’sine ne demeli? Yapılan yayınlar arşivden tekrar yayınlansa.. Utanır ya da kendileri ile yüzleşirler mi acaba? O vaktin yöneticileri de suçlu bir “üst makam” olarak kimi gösterecekler? Ya o zamanın Hâkim ve Savcılarına kim ne diyecek? Yargı eski yüzü ile yüzleşebilecek mi acaba? Açıklanan rapor ile;
Türkiye’nin demokratikleşme sürecine ve Refah-Yol Hükümeti’ne aslında millete karşı yapılan postmodern darbenin bazı şifreleri de ortaya çıkmış oldu!
Refah Partisinin kapatılmasına en çok sevinenlerin başında Süleyman Demirel’in geldiği, darbeyi önceden bildiği, ilginç tespitlerle anlatılıyor. 21 Mayıs 1997 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partisinin kapatılması istemi ile Anayasa Mahkemesine dava açtı. 16 Ocak 1998 tarihinde, laikliğe aykırı tutum ve davranış gerekçesi ile kapatıldı. V.Savaş “Anılarım” adıyla yayımladığı kitabında, Refah’ın kapatılmasından üç gün sonra, C.Başkanı S.Demirel tarafından Köşk’e davet edildiğindeki olayları şöyle anlatır:
“Sıcak bir karşılama.. Refah Partisi kapatılmasaydı, askeri müdahale olabilirdi. Seni Kutluyorum. Davayı sen açtın. Bu sonuçta %50’den fazla hakkın var.”
Bu vebalin altından ne bu dünyada ne de öteki dünyada kalkamazlar!
Mevcut ki varsa, kalmışsa itibarları, onlardan millet adına geri alınmalıdır!
Umarım adalet gerçekleşir.
Sevgi ile Kalın
akt
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Tarihe düşen cemre!21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Acziyetimizin resmi!04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Dispepsi!22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Halk artık “göbeğini kaşımıyor!”09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Sorular ve Cevaplar!19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- İronilerimiz!02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Sayın Vali, Sosyal Hizmetler Vakfına neşter atmalı!13 Nisan 2016 Çarşamba 06:00
- Endişeliyim!01 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Türkiye çok olmaya başladı!17 Mart 2016 Perşembe 06:00
- Hâl-i pürmelâl!02 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Yazık değil mi?09 Şubat 2016 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












